Quan Zhi Gao Shou Novel Bölüm 1

☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶

Sürgün Edilmiş Savaş Tanrısı


Tık tık…

Bir çift çevik el, klavye ve farenin üstünde kanat çırpıyordu. Çıkan tıklama seslerinin ritmi adeta canlı bir senfoniydi. Ekranı parlak bir ışık kapladı ve rakibinin kanı yere püskürdü.

Ha ha ”  Ye Qiu elindeki sigarayı dudağının köşesine yerleştirmek için kaldırırken güldü. Sigaranın gümüş beyazı dumanı çoktan buluta benzer bir form almıştı fakat Ye Qiu işine devam etti, fareyi savurması ve klavye tuşlarına basması, birazcık olsa bile bundan kötü etkilenmedi. Kaldırdığı sigarasını hızlı bir şekilde masanın üzerinde olan kül tablasında eksantrik bir şekilde söndürdü. Ye Qiu’nun eli hızlı bir şekilde klavyeye doğru atıldı. Tam rakibine birkaç şey söylemek üzereyken, odasının kapısı aniden ‘bam’ diye açıldı.

Ye Qiu sanki bu geleni bekliyormuş gibi kafasını çevirdi, yalnızca şunu sordu: ” Geldin mi?

Ayrıca Su Mucheng de sakin bir şekilde “Geldim ” dedi.

Öyleyse haydi gidelim! ” Ye Qiu rakibinden gelen düello isteğini reddetti. Nazikçe Glory’nin özel giriş kartını çıkardı. Kapıya doğru yöneldi ve giderken elbise askılığından ceketini aldı.

Hava zaten oldukça kararmıştı fakat Excellent Era Kulubü’nün ışıkları hala yanıyordu. Ye Qiu ve Su Mucheng odadan çıktı ve koridorun sonuna doğru yürüdü. Tam orada geniş bir konferans salonu yer alıyordu; girişinde, dijital ekranlar neredeyse bütün duvarı kaplıyordu. Birkaç yetenek istatistiğini ve Glory Profesyonel Ligi‘nin sıralamasını gösteriyordu.

Sıralamada: Exellent Era Takımı, 19. sırada yani sondan ikinciydi.

Bir kere Şampiyonlar liginde üç kere üst üste alınmış en iyi takım ünvanı, geçmişteki başarımlarıysa son derecede göz kamaştırıcıydı. Şimdi ise sanki duvarda ışıl ışıl asılı bir şekilde herkesle kalpsizce alay ediyordu.

Odadaki atmosfer üzücü değildi. Aksine sanki samimi bir şekildeydi. Excellent Era’nın üyeleri sanki ayı çevrelemiş olan yıldızlar gibi bir kişinin etrafında toplanmışlardı. Ye Qiu’nun gelişini ve olanları görmezden geldiler, hızlıca alaycı ve soğuk bir ifadeyle ona doğru bakındılar.

Kulüp Yöneticisi Ye Qiu’nun geldiğini gördükten hemen sonra ona şunları söyledi: “Ye Qiu kulüp senin kaptanlık pozisyonunu Sun Xiang’a vermeyi kararlaştırdı. Bundan böyle Sun Xiang senin hesabın olan One Autumn Leaf’i kontrol edecek. ” Alıştırarak söylemeden, kalpsizce soğuk bir tavırla, sanki kullanıldıktan sonra buruşturulup top haline getirilmiş bir tuvalet kağıdı gibi ona haberi verdi.

Su Mucheng konuşmak için ağzını açtı fakat Ye Qiu onu gömleğinden hafifçe çekiştirdi. Gülümsedi ve hiç şaşırmamış gibi kafasını salladı.

Kardeş Ye üzgünüm, geldiğim gibi hemen yerini aldım. ” Konferans masasının sol tarafında —— Exellent Era’nın takım kaptanı olan Ye Qiu’nun oturabilmesi için özel bir koltuk vardı fakat Sun Xiang birkaç kelimeyi söyler iken adeta gelişi güzel bir biçimde orada oturuyordu. Lakin Ye Qiu’ya gözünün ucuyla bile bakmadı. Bu durum artık bilgisizliğinden değildi, bu bir saygısızlık göstergesiydi. Ye Qiu’yla oraya geldiğinden beri bakışları Su Mucheng’in vücudunaydı.

Dürüst olmak gerekirse gerçekten de Su Mucheng Ye Qiu’ya kıyasla göze daha çekici geliyordu. Su Mucheng Glory Profesyonel Ligi’nde bir numara güzellik olarak biliniyordu. Gösteri işlerine girişirse, nadir bir güzellik olarak değerlendirilirdi.

Exellent Era’nın üyeleri onu her gün görmesine rağmen ona her seferinde hayranlık duyuyorlardı. Fakat bu kez Excellent Era’nın üyeleri çabucak kendine geldi çünkü orada dikkatlerine layık olan bir başka önemli kişi daha vardı.

Ha ha, Kardeş Xiang, sözlerinle, bu pozisyon kesinlikle sana yakışıyor. ” O bu lafları dedikten sonra herkes kendine gelmişti.

Doğru, bazı kişilerin zaten yaşı ve modası geçmiş!

One Autumn Leaf mutlaka kardeş Xiang’ın komutlarını dinlemeli dolayısıyla yeteneklerimiz gerçek savaş gücü olarak sergilenebilir!

Şu anda herkesin odaklandığı şey buydu — Sun Xiang, Glory Profesyonel Ligi’nin yeni jenerasyonunda dahi oyuncu seviyesindeydi. Ligin en son sezonunda, Takım Conquering Clouds’u sekizinci sıraya kadar yöneterek, EDO(En Değerli Oyuncu) statüsü gibi, en olağanüstü çaylak ünvanını kazandı. Play-off’larda yaptığı ilerleme umut vericiydi fakat bu sırada çöküşe geçen Excellent Era Kulübü’ne transfer oldu. Excellent Era’nın durumu kötü olmasına rağmen, Glory’de Savaş Tanrısı olarak saygı duyulan bir oyuncuya sahiptiler. O oyuncu ise savaş büyücüsü One Autumn Leaf’di.

Exellent Era üyeleri hiç utanmadan Sun Xiang’a yanaştı, takımda iki yıllık olmayanlar bile… Sun Xiang’ın gelecekteki takım lideri olacağı açıktı. Sun Xiang da rahat bir şekilde onların yaltaklamasını kabul etti bu sırada Ye Qiu’ya bakmaya tenezzül etmeyecek kadar onunla aynı takımda olmak istemediği hareketlerinden okunuyordu.

Yönetici şöyle dedi: “Ye Qiu, One Autumn Leaf hesap kartını Sun Xiang’a teslim et!

Ye Qiu daha önce bozulmamış olsa bile, şu anda, kalbi buna dayanamayıp bir miktar incindi. Ye Qiu ile One Autumn Leaf isimleri arasındaki ilişki açıktı. (ÇNotu: Ye Qiu Sonbahar Yaprağı demektir) Glory’nin online oyun dünyasına atıldığı zaman bu isimi oluşturmuştu. Bu hesap tam 10 yıldır Ye Qiu’ya eşlik etmişti. Başlangıçta yeni başlayanlar için olan kitapta o uzman seviye olarak bilinirdi. Ayrıca Glory’de değersiz savaş büyücüsü de “Savaş Tanrısı” olarak anıldı. Fakat yedi yıl önce profesyonellik kariyerine atıldığında, kulüp ile bir iş sözleşmesi imzaladı ve One Autumn Leaf’in bütün hakları kulübe aktarıldı. Ye Qiu hesabı ile ayrılıklarının bir gün olacağını ve o günün de geldiğinin farkındaydı.

Ye Qiu’nun elleri titriyordu. Bir profesyonel oyuncunun, ellerinin titrememesi gerekirdi. Böyle bir şey emektarımızın başına gelmemişti fakat şu anda Ye Qiu’nun elleri titriyordu. Su Mucheng başını çevirdi. O bu anı görmek istemiyordu fakat yardım edebilecek gücü yoktu.

Herkes onun One Autumn Leaf’e olan talihsizliğinden memnun kalmışlardı, gümüş beyazı hesap kartı Sun Xiang’ın ellerine teslim edildi.

Sun Xiang’ın gözleri açıldı ve sevinmeye başladı.

One Autumn Leaf hesabını yönetmek için alt derece olarak Exellent Era’ya kendi isteğiyle katılmıştı. One Autumn Leaf’in eski sahibi Ye Qiu’nun, son yıllardaki başarısı iyi değildi ve kulüpte sıklıkla tartışmalarda yer aldı. Sun Xiang’ın onun yerine geçeceğine olan inancı tamdı.

Kartı aldığı anda “Benim! ” dedi, Sun Xiang bir anda heyecan patlaması yaşadı fakat kartı tahmin ettiği gibi kolaylıkla çekip alamadı.

Sun Xiang Ye Qiu’nun direnişini gördü ve gururla kıkırdadı: “Bırak artık Kardeş Ye. Ellerin beklenmedik bir derecede titriyor. Bu ellerle Savaş Tanrısı gücünü nasıl sergileyeceksin? Bu işi bana bırak! Savaş Tanrısı ünvanını bir kere daha Glory’de yankılatacağım. Sen ise, emekli ol!

Bunu söyledikten sonra Sun Xiang Ye Qiu’nun sessiz olduğunu gördü, One Autumn Leaf’i teslim eden kişinin, gözlerinin her bir siniri alev alev yanıyordu. Ye Qiu’nun ellerinde olan titremenin bir anda kesildiğini şok olmuş bir şekilde fark etti.

Ye Qiu aniden Sun Xiang’a karşı şunu söyledi: “Bu oyunu seviyor musun?

Ne? ” Sun Xiang öfkelendi.

Eğer seviyorsan, zafer alarak değerlendir palavra çekerek değil.

Ne dedin? Bu seni alakadar etmez! ” Sun Xiang aniden kontrolünü kaybetti. Liderlik bakımından Ye Qiu’dan düşük olduğu hissini neden yaşadığını bilmiyordu. Rakibine yenileceğini kesinlikle düşünmüyordu. Buraya Ye Qiu’nun yerini, Savaş Tanrısı One Autmn Leaf’in kontrolünü almak için gelmişti.

Bırak artık şunu. ” dayılanmaya başladığı zaman, Ye Qiu ona belli olmayan bir cümle söyleyerek hesap kartını bıraktı. Çıkmak için geriye döndü.

Ye Qiu! ” O anda, yönetici aniden ona seslendi.

Ye Qiu durdu ve arkasından seslenen yöneticinin dediklerini duymak için hafifçe başını eğdi: “Kulübün sana takımda bir kadro için verebileceği hiçbir kart yok. Onun yerine eğitimci olmak istemez misin?!

Eğitimci bir partner… ….Lig’de hanedanlığı inşa eden kişi ve tüm Glory’de uzman olarak bilinen biri antrenör seviyesine mi düştü.

Sun Xiang bu mevkiye çok fazla ilgi duydu ve hemen yüksek sesle güldü. “Kardeş Ye’nin seviyesiyle eğitim hiç sıkıntı olmayacaktır. Sen sadece Glory Profesyonel Ligi’nin bir numara eğitim partnerliğine layıksın. ”

Ha ha. ” Hakaretini kabullenip, Ye Qiu beklenmedik bir şekilde güldü. Vücudunu yöneticiye doğru çevirdi. “Eğitim partneri mi? Buna gerek yok gibi görünüyor. Kontratı iptal ediyorum!

Kontratı iptal etmek mi? Fiilen sözleşmeyi iptal etmek mi istiyorsun? ” Yöneticinin ifadesi Mucheng’in derin düşünceleri ile aynıydı.

Doğru. Sözleşmeyi iptal etmeyi talep ediyorum.

Su Mucheng Ye Qiu’yu derhal durdurmak için “Aceleci olma ” dedi. Profesyonel ligin, lig kuralları vardır. Sözleşme döneminde sözleşmeyi fesh etmek için özel bir sebebin olması gerekli. Fiilen iptal edersen sözleşme bedelini ödemen gerekir. Excellent Era’nın Ye Qiu ile yarım yıl daha sözleşmeleri vardı. Eğer zorla sözleşmeyi fesh ederse, kaybı büyük olurdu. Su Mucheng’e gelince, Ye Qiu’nun ayrılmasından korkuyordu.

Su Mucheng Ye Qiu’nun sakinleşmesini ümit ederek “Patron henüz burada değil, onun gelmesini bekle ve onla konuşmaya devam et! ” dedi.

Ye Qiu uzun zaman önce yöneticinin dilinin ucundan dalga geçtiğini fark etmişti. Su Mucheng’e doğru kafasını salladı ve acı bir şekilde güldü:”Mucheng, anlamıyor musun? Patronun amacı benim ayrılmam, artık bu kulüp için herhangi bir değerim yok. Ben sadece para batağıyım. ”

İmkanı yok. Sen nasıl para batağı olabilirsin? Yeteneğinle kimseye kaybetmezsin. ” dedi Su Mucheng.

Güç sorun değil. Bu bir iş. Ve ben mi? Hiçbir iş değerine sahip değildim. ” dedi Ye Qiu.

Yönetici soğuk bir tavırla araya girdi. “Aslında değerin vardı fakat sen bunu kullanmamayı tercih ettin.

Doğru, bu benim tercihim. ” dedi Ye Qiu. Güncel Glory Profesyonel Ligi gelişiyordu, sponsorlar sağına soluna toplaşıveriyordu. Glory’de popüler oyuncular, popülerliği artması için reklam verenlerle konuşurlar. Fakat Ye Qiu üst kademe bir oyuncu olsa bile, gelen tüm reklam tekliflerini reddetti. Haber konferanslarına ve bölüm röportajlarına bile katılmayı reddetti. Kadim bir fenomen gibiydi, sanal gerçeklikte kendini dikkatli bir şekilde gizliyordu.

Kulüp bu konu hakkında son derece hoşnutsuzdu. Ona sanki altın bir dağmış gibi bakıyorlardı fakat en ufak bir miktarda bile kazılamayan bir dağ gibi. Ona katlanmak zorundaydılar çünkü onun gücü zalimceydi, kulübe ün salıp zafer getiriyordu. Lakin başarısı azaldığında, her şey çoktan geçmişe dönmüştü.

Takımın ticarileştirilmesi hayatta kalmamızı sağlıyordu fakat şu anda… … ” Ye Qiu bundan sonra daha fazla bir şey demedi. Ayrıca kalkınmanın iyi mi kötü mü olduğunu da bilmiyordu. Mevcut takım hırs doluydu. Her takım patronunun ilk göz önünde bulundurduğu şey kar yapmak için takımı nasıl kullanacağı. Glory’de bıkmadan çabalamak ve oyuna bir aşk beslemen gerekir, Ye Qiu yaptıklarıyla Profesyonel Ligde ki takımına bunları yaşattı. Fakat şu anda takımı sadece para için çalışıyordu.

Su Mucheng başka bir şey demedi. Oraya Ye Qiu ile birlikte gelmişti ve bu eski emektarın yaptığı her şeyi görmüştü. Gözleri yaşla dolmuştu. Ye Qiu’nun gerçekten ayrılmak istediğini biliyordu. Onu engellemek onun için daha acı verici olurdu.

Böyle olduğu için, ben… …

Ye Qiu Su mucheng’in sesini bölerek güldü. “Gerek yok. ” Onun ne demek istediğini biliyordu: “Merak etme, tüm umudumu yitirmiş değilim. Geri döneceğim.

Doğru, İşte Ye Qiu’dan beklediğim azim. Öyleyse ilk ceza ücreti hakkında konuşalım. Açıkçası, yıllardır bizimlesin ve başarımların da çok fazla bu yüzden seni çok zorlamayacağız. Ayrılmak istiyorsan, hep beraber oturup sözleşmeyi iptal etmen hakkında detayları konuşalım. Ne dersin?

Uzatmadan söyle. Şartların neler? ” diye sordu Ye Qiu.

Tamamdır. Şartlar basit: emekli olduğunu anons et. ” dedi yönetici.

Emeklilik mi! Bu koşulu iptal edemez miyiz? ” Su Mucheng çok sinirliydi. Ye Qiu bu yıl 25’ine girdi. Elektronik oyun turnuvalarında pro oyuncularla ilgili, bu yaş zaten yüksek kabul ediliyordu. Bu yaşta emekli olmak hiç de garip değil. Fakat Ye Qiu emekli olmak istemediğini açıkça belirtmişti. Exellent Era yöneticisinin koşulu apaçık ona karşı yönetildi.

Emekli olmuş pro oyuncuların turnuvalara yeniden katılabilmesi için belli şartlar vardı. Glory Profesyonel İttifağı’nın emekli oyuncuların bir yıl sonra tekrar dönebileceğine ilişkin bir kuralı vardı. Bu kural sonraki gün tekrar dönmemesi ve başka bir takıma transfer olmaması içindi. Ye Qiu bu beyanı yıllardır reddetmişti. Her günü onun için önemliydi fakat onlar onun bir yılını harcamasını istiyorlardı. Bir yıl sonra tekrar dönme kararı alsa bile, yaşı geçmiş kişiler için, yeteneklerini koruyabilmesi için ister tüm bir yıl boyunca rekabet edip eski şöhretine kavuşabilsin ister takım arkadaşları onu isteyip istemesin bu bir sorun olurdu. Buna ek olarak Ye Qiu’nun ölümcül bir kusuru vardı. O kusur ise iş ile alakalı tüm şeyleri reddetmiş olmasıydı.

Bu imkansız bir koşul gibi gözüküyordu fakat Ye Qiu kafasını sallayıp “Kabul ediyorum. ” dedi.

Su Mucheng telaşlandı ve “Çıldırdın mı? ” dedi.

Ye Qiu gülümsedi ve “Bunca yıldır çok sıkı bir şekilde çalıştım, bir yıllığına dinlenemez miyim? ” dedi.

Ne… …ne yapmayı planlıyorsun? ” Su Mucheng anlamamıştı.

Ye Qiu kafasını çevirip “Hiçbir şey. ” dedi. Yönetici çoktan dökümanları teslim etmişti. Ye Qiu onlara bir bakış attı ve biraz güldü. Diğer taraf bunca zamandır bunu bekliyordu, Ye Qiu’nun kalemi kağıda doğru tutup hızlı bir şekilde imza atmasını…

Terk etmek üzereyken… …. Ye Qiu yedi yıl boyunca kaldığı bu yere bir bakıverdi. Hiç veda etmeden ayrılmak için vücudunu sessizce döndürdü.

Sana mesaj atacağım. ” Onu arkasından takip eden tek kişi Su Mucheng’di.


☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶