Quan Zhi Gao Shou Novel Bölüm 11

⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶

Eksik mi var? Eklesene!


Ye Xiu gülümseyerek sordu: “Naber?”

Bu cansız ve sıradan hitap karşısında Sleeping Moon’un nutku tutulmuştu. Onun neredeyse öfke nöbetlerine girmesine sebep olan adam olmadığını düşünebilirdi. Anlattıklarına büyük bir kitle inanmış olsa da kendisi ve Lord Grim gerçeği biliyordu. Fakat nasıl bir adam bunca şeyden sonra hiçbir şey olmamış gibi davranabilirdi ki? Acaba önceki mesajları görmemiş miydi?

“Karaktersiz Lord Grim, Gizli Boss’u tek başına sahiplenmek için hiçbir parti üyesini iyileştirmeyip ölmelerine izin verdi. Dikkat edin millet size de aynısını yapabilir.”

Sleeping Moon vakit kaybetmeden daha önce yazıp kopyaladığı mesajı iki kez daha gönderdi be Lord Grim’in davranışlarını takip etti. Fakat bunun üzerine Ye Xiu : “Bunu hala sürdürecek misin? Seviye atlamaya gitmeyecek misin?”

“Ben… … Benim kudretimin farkında olmanı istiyorum. Artık dahil olduğum Full Moon Loncası ile uğraşmaman gerektiğini biliyorsundur.” Sleeping Moon bu sözleri bir süre önce hazırlamıştı. Ama şimdi söylediğinde kesinliklikle tatmin edici bir konuşma olmamıştı, sözleri sanki pamuktan bir bıçak gibiydi, etkisiz…

“Biliyorum. Benimle parti kuracak kimseyi bulamıyorum artık.” dedi Ye Xiu.

Bunu duyan Sleeping Moon gevşedi ve gülerek : “Bana tekrar yamuk yaptığını görelim bakalım.”

Ancak Ye Xiu’dan böyle bir cevap beklemiyordu: “Bir kişiye ihtiyacınız var değil mi? Neden beni eklemiyorsunuz?”

Sleeping Moon bir anda eşek tepmişe döndü: “Lanet olsun, ne kadar ‘lowsun’… …”

“Ha ha, ekle beni, ekle beni. Artık birbirimizi daha iyi tanıyoruz neden birlikte çalışmıyoruz ki?” Ye Xiu beklenmedik şekilde insiyatifi eline aldı ve parti isteği gönderdi.

Sleeping Moon gerçekten de dört kişilik bir partiye sahipti ve bu seferki kesinlikle bir önceki üçlü gibi değildi. Diğer üç üyenin hepsi Full Moon loncasının üyesiydiler. Lonca kurmak için başlangıç köyünden çıkmak zorunluluğu vardı ancak bunların hepsi eski sunuculardan bu sunucuya transfer olan Full Moon üyeleriydi. Hepsi aynı başlangıç köyünde başlamıştı. Sleeping Moon tüm gizli bossu kendisine istediğinden ancak aynı zamanda kendi lonca üyelerine kazık atamayacağından başka bir üçlüyle girmişti daha önceden. Ne yazık ki ona yardım ettikten sonra ihanet eden Ye Xiu’ya denk gelmişti. Hemen sonra lonca üyelerinden yardım istedi ve diğerleri Sleeping Moon’a, Lord Grim’e iftira atıp, itibarsızlaşmasında yardımcı oldular.

Sonuç neydi peki? Sonuç şu ki, adam hiç ilgilenmiyor gibiydi. Kimse onu istemediği için partisine katılmayı açıkça istemişti. İsteğine bakarak, Sleeping Moon bunu kabul edip etmeyeceğini bilemiyordu.

Sleeping Moon bir kere yenilmişti. Bu yenilgisi ona karşısındaki bu adamın basit biri olmadığını öğretmişti. Amacı, hedefi neydi? O tereddütteyken, dostlarından biri ona özel mesaj gönderdi: “Ekle onu. Bu adam ölmek istiyor. Hem zindana girdikten sonra ne yapabilir ki?”

Sleeping Moon bunu düşündü. Yanında üç dostu daha vardı, Lord Grim’den korkmasının hiç bir sebebi yoktu.

Böylece, Ye Xiu Yeşil Orman’a bu dört kişiyle girdi. Bu sefer şansları çok iyi değildi ve Gece Yarısı Hayalet Kedisi ile karşılaşmadılar. Ye Xiu güldü ve sordu: “Hala iyileştirmemi istiyor musun?”

“Gerek yok herkes birlikte saldıracak.” Sleeping Moon’un dediği gibi herkes yaratıklara saldırarak koşuşturuyordu. Bu dörtlü açıkça yeni yetme değildi. Yetenekleri çok deneyimli olduklarını gösteriyordu, bunlardan ikisi ya da üçü bile tek başına zindanı temizlemeye yeterdi. Ye Xiu daha fazla konuşmadı, Bin İmkanın Şemsiyesi’ni mızrak formuna soktu ve saldırdı.

Gayzer Vuruşu, Ejderin Dişi, bu ikisi saldırı yeteneği. Elbette bu iki yetenek haricinde karakter düz vuruşla da saldırabiliyordu. Oyuncular, normal saldırılarının yönü ve şiddetini pek çok şekilde ayarlayabiliyordu. Saplama, yatay kesiş, çapraz kesiş, yukarıdan dilimleme, aparkat gibi… Bazı yetenekler hasar ve bıraktığı etkiyi bir kenara bırakacak olursak normal vuruşlara oldukça benzemekteydi. Mesela, Gayzer Vuruşu bir çeşit aparkat saldırısıydı, fakat havaya savurması ve hasarı sıradan aparkat saldırısına nazaran oldukça güçlüydü. Ejderin Dişi ise düz bir saplama vuruşuydu. Fakat saplama hızı normale nazaran daha hızlıydı ve hedefi bir süre sersemletebiliyordu. Karakter sersemlediği zaman herhangi bir hareket yapamıyordu.

Ye Xiu bu yetenekleri kullanmaya ihtiyaç duymuyordu. Onun normal saldırıları Yeşil Orman’daki yaratıkları kolaylıkla öldürmeye yeterliydi. Mızrağını yaratık olmayan bir alanda çektiği sırada, diğer parti üyeleri tarafından, bulunduğu alana canavarların itildiğini gördü. Ye Xiu güldü ve kabul etti. Sleeping Moon ve diğerleri canavarları hep onun olduğu tarafa doğru kovalıyordu. Böylece etrafının canavarlarla sarıldığı zor bir duruma düşecekti.

Her yönde canavar vardı, Ye Xiu onlarla nasıl başa çıkacaktı? Tek seferde beş Yeşil Orman yaratığı etrafını sarmıştı… Yaratıklardan birine Gayzer Vuruşu yaptı, böylece etrafındaki kuşatmada, kendine bir açık yapmış oldu. Yatay bir kesişle, sağ eli beş yaratığı tek seferde kesip biçti. Diğer dördü sadece izlemişti, parmaklarını dahi kıpırdatmamışlardı. Ama çok geçmeden Lord Grim bu zor durumdan yıldırım hızıyla kurtulmuştu. Kudreti, sınır tanımıyordu. Bunu gören dört kişi kıskanmaya benzer bir duygu içindeydi.

“Bu adam oldukça yetenekli.” Seven Fields adındaki bir parti üyesi başını kendi sözünü onaylarcasına salladı.

“Deneyimli biri. Yeteneklerine bakacak olursak kolaylıkla bu zindanı tek başına bitirebilir” dedi başka biri.

“Elindekileri nasıl kullanacağını biliyor. kızgın kan ile vahşileşmiş Gece Yarısı Hayaleti Kedisi’ni kendi başına hallettiğini de göz önünde bulundurunca, onun yeteneklerinin benimkinin biraz üstünde olacağını düşünmemiştim daha önce.” dedi Sleeping Moon.

“Bu yetenekle Yeşil Ormanda ölmesinin imkanı yok.” dedi içlerinden biri.

“Seviye 10 olunca Örümcek Mağarasına gitsek nasıl olur?” Seven Fields bu öneride bulunmuştu.

Örümcek Mağarası, seviye 10 ile 15 arasındakilerin girdiği bir zindandı. Yeşil Ormandan çok daha zordu. Yeşil Orman’ın amacı yeni oyunculara seviye 10 olana kadar oyuna alıştırmak iken, Örümcek Mağarası, oyuncuları gerçek stratejiye ve el becerilerine zorluyordu. Buraya Örümcek Mağarası diyordu çünkü buradaki yaratıkların hepsi örümcekti. İki tipte örümcek vardı bunlardan biri uzak mesafeden ağ atıyordu, attıkları ağın oyuncuyu bağlayıp haraketsiz bırakma ihtimali vardı, diğeri ise yakın menzilli örümceklerdi, bunların saldırılarına maruz kalan oyuncunun zehirlenme ihtimali vardı. Zehirlenen oyuncular sürekli olarak sağlık kaybederdi. Yeşil Orman’da sadece gizli boss’un sürekli sağlık kaybına yol açan saldırısı vardı.

Sıradan örümcekler dışında Örümcek Mağarası’nda üç tane de Boss vardı: Menzilli olan, yakın dövüşçü olan ve Örümcek Lordu adındaki final bossu. Üç tane de gizli Boss vardı: Elit Örümcek, Savaşçı Örümcek ve İmparator Örümcek….

1. seviye ile 10.seviye arası çok sürmediğinden oyuncular 10. seviye ulaştıklarında henüz oyunu tam olarak kavrayamamış oluyordu. 10.seviyede Örümcek Mağrası’nın girişi açıldığında, oraya gidenlerin hiçbiri canlı çıkamıyordu. Bu yüzdende başlangıç rehberleri asla bu zindana seviye 10’da girilmemesini tavsiye ediyordu. Ancak Sleeping Moon gibi deneyimliler zaten yeterli tecrübeye sahip olduğunda bu durum onları ilgilendirmiyordu.

“Bu adamı Örümcek Mağarası’nda öldürürsek, biz zindanı 4 kişi olarak tamamlayabilir miyiz?” Sleeping Moon tereddütteydi.

“Gizli Boss ile karşılaşmazsak sıkıntı olmaz.” dedi Seven Fields

“Gizli Boss ile de karşılaşsak zaten o yanımızdayken de kesemeyiz” dedi içlerinden biri.

“Doğru. Haydi seviye atlamaya bakalım. 10. Seviye olduğumuzda Örümcek Mağarasına gideriz.” dedi Sleeping Moon.

Birden daha önce içlerinde hiç konuşmamış olan parti üyesi : “O zaman onu öldürmek için önce ona seviye atlamasında yardım mı edeceğiz?”

Sleeping Moon bunu duyunca şaşıp kaldı, bu açıdan bakıldığında planları cidden salakçaydı. Fakat Seven Fields’in söyledikleri içini biraz olsun rahatlamıştı: “Onun yeteneklerinden ve çalışkanlığından yararlanıp işimiz bitince de tekmeyi basacağız dersek daha iyi olur.”

“Doğru doğru kesinlikle doğru. Aynen dediği gibi olacak” Sleeping Moon rahatlamıştı.


⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶