Quan Zhi Gao Shou Novel Bölüm 12

⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶

Örümcek Mağarası (1)


Bu dört eleman fazlasıyla agresifti. Ye Xiu’nun bütün ağır işleri yapması konusunda sinsice anlaşmışlardı. Ye Xiu’yu tam bir aptal olarak düşünmemeleri iyi bir şeydi. Aralarındaki konuşma tamamlanınca- dörtlü- Ye Xiu’ya yaratıkları temizlemesi için yardıma gitti. Yaratıkların hepsini kesince, az önceki durumu açıklamak için: “Az önce ilgilenmemiz gereken bir lonca işi vardı, onunla uğraşıyorduk. Ama şimdi hallettik”

“Hadi beyler.” Ye Xiu ruhsuzca bir kaç kelime söylemişti, sözlerinde ufak bir şüphelenme yok gibiydi.

Dörtlü gayet memnun kalmıştı. Eğer işbirliği yaparlarsa, dört kıdemli oyuncu ve uzman oyuncu Ye Xiu, zindan onlar için seyahat etmekten farksız olacaktı. Hepsi neşeyle yaratık öldürdü. Dış görünüşlerinden içlerindeki gizli dürtü hiç belli olmuyordu.

“Bu adamın hasarının oldukça yüksek olduğunu fark ettin mi?” Seven Fields, Sleeping Moon’a çaktırmadan fısıldadı.

“Evet öyle gözüküyor, bu mızrak benzeri silahı daha önce hiç görmedim.” dedi Sleeping Moon.

“Ben de görmedim. Düşük seviye mızraklara hiç dikkat etmem” dedi Seven Fields.

“Bu adamı öldürdüğümüzde silahını düşürebilirsek güzel olur.” dedi Sleeping Moon.

“Düşse ne olacak? Hasarı ne kadar yüksek olursa olsun, düşük seviye bir silahı ne kadar süre kullanabiliriz ki?” dedi Seven Fields.

“Haklısın.” Sleeping Moon başını salladı.

İki taraf da birbirini kışkırtmadan uyum içinde çalıştı. Yeşil Orman’a girip, bitirmeleri konusunda, verimlilikleri oldukça iyiydi. Bununla birlikte ne yazık ki gizli boss Hayalet Kedi ile bir kez daha karşılaşamamışlardı.

Bir kaç kez zindanı temizledikten sonra seviye 10’a ilk ulaşan Lord Grim olmuştu. İlk gizli boss’u kestiğinde bol miktarda tecrübe puanı kazanmıştı. Yeşil Ormanda bir gizli boss çıkıyordu o da nadiren… Lord Grim 10.sunucunun sıralamalarında üst sıralarda olmalıydı. Ancak ilk seviye 10’a ulaşan kendisi değildi. Blue River isimli bir oyuncuydu. Sistem tarafından iki kez anons edilmişti.

Aralarında ilk Lord Grim’in seviye 10’a ulaşması, Sleeping Moon’un sinirlerini germişti. Lord Grim’in direkt partiden çıkmasından korkmuşlardı. Lord Grim’in gülerek, ” Seviye atladım.” diyebileceğini kim bilebilirdi ki?  Tebrik içerikli mesaj sonrasında Lord Grim tekrar, zindana aynı dörtlüyle girdi.

Aralarındaki tecrübe puanı farkı çok fazla değildi. Bu kez zindanı tamamladıklarında Sleeping Moon ve diğerleri de Seviye 10 olmuştu. Aynı zamanda beşi de birkaç ekipman elde edebilmişti.

“Kardeş, burada iyi iş çıkardık. Hepimiz seviye 10 olduğumuza göre neden Örümcek Mağarası’nda takılmıyoruz?” Seven Fields, Ye Xiu’ya sordu. Sleeping Moon ve Ye Xiu daha önce bir anlaşmazlık yaşamışlardı. Şimdi bu ani değişim biraz garip geliyordu. Ayrıca Sleeping Moon hala Ye Xiu’ya karşı agresifken Seven Fields arabulucu rolünü üstlenmişti.

Ye Xiu bu teklifi kabul etti. Ancak ilk önce yetenek puanları ile yeni yetenekler öğrenmesi gerektiğini söyledi. Beceri puanları; macera ödülleri, seviye atlamak, belli miktarda canavar öldürmek ya da düello yapmak gibi şeylerle kazanılıyordu. Bu sayılanların hepsi tamamlandığında 4000 yetenek puanına ulaşılmış olunuyordu. Seviye 7’den Seviye 10 kadar fazla bir yetenek puanı biriktirdiği söylenemezdi ancak seviye 10’da açabileceği bazı yeni yetenekler olduğundan seviye 10 onun için önemliydi.

Diğer dördü de yeni yetenek öğrenmeye gitmeye karar vermişti. Böylece partideki herkes öğrenmeyi hedeflediği yetenek için bir öğretmen aramaya koyuldu. İşleri tamamlandığında Örümcek Mağrası’nın önünde tekrardan grup oluşturdular.

Örümcek Mağarası’nın girişinde pek fazla insan yoktu. Ne de olsa, sıradan oyunculara kıyasla nispeten hızlı bir şekilde gelişim kaydetmişlerdi ve yeni oyuncular bu zindana girmeyi başlarda göze alamıyordu.

Dışarıda sadece tek tük parti vardı, bunlar da rastgele kurulmuş partilerdi. Zindan zordu bu yüzden insanlar birbirlerine kullandıkları ekipmanları soruyordu, kaygısızca bir parti kurmak için iki kez düşünmek gerekirdi. Ye Xiu ve diğerleri tek kelime bile etmeden doğrudan zindana girdiler. Sleeping Moon ve diğer üç yardımcısı şeytani planlar kurmaya başladı..

“Sence direkt üstüne çullanalım mı yoksa biraz durum değerlendirmesi mi yapalım?” içlerinden biri sessizce sordu.

“Neden önce izlemiyoruz? Cidden uzmansa onu biraz kullanalım, boss geldiğinde de tekrar plan kurup işini bitiririz.” diye öneride bulundu Seven Fields.

“Tamam, olur.” diğer takım üyelerinin farklı görüşleri yoktu. Doğrusu, diğerleri Ye Xiu’ya karşı bir düşmanlık sezmiyordu. Önde duran kişi bu konuda çok göze çarpıyordu. Kendisi aynı zamanda grubun DPS’i yan hasarcısıydı. Diğerlerine nazaran Ye Xiu hususunda isteksiz davranıyordu. Ancak arkadaşları Sleeping Moon’a iyilik olsun diye plana uyuyorlardı. Kimse bir şey söylemedi. İçlerinde pişmanlık olduğu sezilen bir atmosfer vardı.

“Hepiniz yanında panzehir getirdi değil mi?” Seven Fields sessizliği bozdu, herkes olumlu yanıt vermişti. Ancak Ye Xiu gülerek: “Gerek yok.” dedi.

“Bu adam ölümünü arıyor.” Sleeping Moon, Ye Xiu’nun özgüveninden rahatsızlık duymuştu.

“O zaman haydi gidelim.” dedi neşeyle Seven Fields.

Örümcek Mağarası’nın içi oldukça kasvetliydi, hemen hemen her yer örümcek ağlarıyla örtülüydü. Zaman zaman etrafa dağılmış çeşitli iskeletler görmek mümkündü. Tüm bunlar uğursuz ve korkunç bir atmosfere sebep oluyordu. Sleeping Moon ve diğerleri biraz gergin gözüküyordu. Glory’de karakter öldüğü zaman karakter tecrübe puanı kaybetmekteydi. Normal dünyada ölündüğü zaman karakter tecrübe puanın %10’unu kaybederdi ayrıca ekipmanını düşük de olsa öldüğü yere düşürme ihtimali vardı. Karakterler Kutsal Topraklar’da öldüğü zaman, tecrübe puanının %20’sini kaybeder ayrıca yüksek ihtimalle silahını da düşürürdü.

Lord Grim’e tekrar baktıklarında, Yeşil Orman’daki gibi savaş mızrağıyla büyük adımlarla ilerlediğini gördüler. Sleeping Moon ve diğerleri, bu adamın mayınları tespit etmeye giriştiğini fark etti. Bu onlar için iyi bir şeydi.

Bu düşük seviyeli zindanlarda, Ye Xiu, içeride onu neyin beklediğini hemen hemen unutmuştu. Bir zamanlar Örümcek Mağarası için bir rehber yaptığını hatırladı ancak içeriğini hiç hatırlayamadı. Zaten on yıl geçmişti üstünden.

İç çektiği sırada; bir gölge kayalıkların arasından doğrudan Lord Grim’in üstüne atladı. Ye Xiu’nun sağ eli klavyede tuşlar üzerinde gezinirken sol elindeki faresiyle bir kavis çizdi. Lord Grim saldırıyı savuşturmak için geriye yuvarlandı ve ardından ”Gayzer Vuruşu” ile saldırdı.

Yakın menzilli yeşil örümcek üstüne atlamıştı, fakat ”Gayzer Vuruşu” darbesi ile havaya savruldu. Glory’de rakip havaya savrulmuşken ona saldırabilme temel bir yetenektir. Ye Xiu bu fırsatı nasıl kaçırabilirdi? Klavye ve fare kargaşasından sonra, Lord Grim, mızrağını savurarak sıçradı. Havadan, yere inene kadar Lord Grim örümceği çılgınca doğramıştı. “Bam bam bam bam” dört darbe büyük bir başarıyla hedefini tutmuştu. Yeşil örümcek bir kayaya çarpmıştı.

“Hassiktir, yok artık!” Seven Fields telaşlanmıştı.

“Herif havada dört kombo yaptı !!” başka biri dehşet içinde söylemişti.

“Seviye 10’dayken dörtlü kombo yapabiliyor mu?” dedi bir diğeri.

Sleeping Moon sadece ağzı açık izlemişti, konuşamamıştı bu durum karşısında.

Dörtlü hava kombosu, çok az oyuncunun yapabildiği, ancak herkesçe bilinen bir Savaş Büyücüsü kombosuydu. Teoride oldukça basitti. Düz vuruş, Ejderin Dişi, ve ardından iki kez vuruş sağlayan 10.seviye Savaş Büyücüsü yeteneği olan İkiz Saplama…

“Bu tarz bir komboyu sadece 170 APM üstü bir kaç oyuncunun yapabildiğini duymuştum.” dedi Seven Fields.

“Bu sadece hız arttırma büyüsüyle hızlandırılmış bir Savaş Büyücüsü’nün yapabileceği bir kombo değil mi?” diye grubun diğer üyesi hatırlatma yaptı.

“O hala uzmanlaşmamış bir karakter… …”

“Uzmanlaşmamış karakter ile bir Savaş Büyücüsü arasında nasıl böyle bir hız farkı olabilir ki?”

“Bilmiyorum. Ekipmanıyla ilgili olabilir, gerçi ekipmanının herhangi bir hız arttırıcı özelliği olduğundan emin değilim.” Lord Grim’in ekipmanları onlarınkiyle hemen hemen aynıydı.

“Peki ya silahı? Bunun sebebi silahı olabilir mi?”

“ Hakkında konuşmayı bırakın artık nasıl olduğu çok mu önemli? Tamamen kullananın hızını arttıran Akan Işık ekipmanlarını giyen bir Savaş Büyücüsü olsanız, sanki siz havada dörtlü kombo yapabilir miydiniz? ”

Sessizlik… Eğer yapabiliyor olsalardı, zaten komboyu gördüklerinde bu kadar hayretler içinde kalmazlardı.

Bu adam da kimdi, loncanın üç adamı da Sleeping Moon’a bakıyorlardı.


⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶

  • Zeynep Özdemir

    güzel gidiyor çok teşekkürler çeviri için :))

  • Dullew

    Rica ederim 🙂

  • Muhammed Çetin

    Ellerine sağlık reis güzel bölümdü 👍👍

  • mrv173

    “Bu adamı öldürdüğümüzde silahını düşürebilirsek güzel olur.” dedi Sleeping Moon. Galiba yazar okurları sinirlendirmek için yazmış bu cümleyi ama bölümün sonunda hepsi şaşırdılar😈 Ye Xiu nin düşündükleri gibi çıkmamasına ve şaşırmalarına hala gülüyorum ve unutmadan Teşekkürler