Quan Zhi Gao Shou Novel Bölüm 14

⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶

Örümcek Mağarası (3)


Herkes önünde eğilip tapınmaya başlamıştı adeta. Sleeping Moon bile en azından itiraf etmişti. Bu adamın kullandığı yeteneklerin 10.seviyede yapılması mümkün değildi. Bu çok saçmaydı.

“Kardeş, Savaş Büyücüsü yeteneklerini kullanma şeklin çok haşin.” Seven Fields gerçek manasıyla söylemişti. Eğer bunu söylemeseydi uzun süre nefesini tutmasından kaynaklı ciddi bir sağlık problemi yaşayabilirdi.

“Ha ha. Fena sayılmaz.” Lord Grim’in etrafı yedi canavar tarafından sarılmıştı . Saplayarak, keserek, biçerek, doğrayarak yaptığı haraketleri sanki bir kasabın satırını kullanmadaki hızı ve maharetini andırıyordu. Diğerleri sadece izledikleri için kendilerinden utanmıştı. Onlar da tecrübeli oyunculardı ve yaratıkların öfkelerini kontrol edebilirdi.. Lord Grim’in yedi örümcek üzerindeki kontrolünü bozmazlardı.. Başlangıçta zor olarak düşündükleri, şimdi kolayca çözülmütü. Ancak dörtlü şimdi daha iyi anlıyordu ki eğer Lord Grim olmasaydı, işler kesinlikle böyle yürümeyecekti.

Örümcekler öldükten hemen sonra, tiz bir çığlık sesi kulaklarını parçaladı. İlk küçük Boss ortaya çıkmıştı. Çığlığı duymalarına rağmen mor bir sis belirene kadar kimse Boss’un nerden çıktığını, nerde olduğunu görememişti.

“Zehirli örümcek.” Seven Fields bağırdı . Fakat bu mor sis aniden etrafı sarmıştı. Menzili oldukça fazlaydı. İki parti üyesi sisten zamanında kaçamadı bu yüzden vakit kaybetmeden panzehirlerini kullanmak zorunda kaldı. Panzehirleri kullandıktan sonra paniğe kapıldılar, sağlık puanları hala düşmeye devam ediyordu.

“Neden işe yaramadı?” dedi ikili panik içinde.

“Panzehirlerinizin seviyesi çok düşük.” diye cevapladı Ye Xiu.

“Siktir!” diye sövdü iki oyuncu. Daha önce bu zindana hiç bu seviyedeyken gelmemişlerdi. Biraz daha ileri seviyelerde buraya gelmek onlar için sorun olmuyordu. Fakat şu anda canavarlara kıyasla hala seviyeleri düşüktü. Zehirden nasıl kurtulabilirlerdi ki? Dikkatlice iki adet panzehir hazırlamışlardı, fakat şimdi anladılarki yaptıkları her şey boşaymış.

Lord Grim kollarını sıvadı ve ikiliye can bastı. Sonra ilk BOSS’a hücum etti. Aynı zamanda, zehirlenmeyen iki oyuncu Seven Fields ve Sleeping Moon’u komuta etmeye başladı ve mızrağını geriye doğru işaret ederek bağırdı: “Seven Fields saat 1 yönünde bekle. Little Moon saat 4 yönü de senin. ”

“Little Moon Moon… ..” Sleeping Moon az kalsın öfkesinden kan kusacaktı, fakat şimdi tartışma zamanı değildi. Seven Field sorgusuz sualsiz, saat 1 yönünde pozisyonunu almıştı. Sleeping Moon’da aynı şekilde üstüne düşeni gecikmeden yaptı. İlk BOSS’un zehirli sisi zaten etrafını sarmıştı. Bu seferki örümcek diğerlerine nazaran etli butlu bir şeydi. En az üç kat büyüktü önceki örümceklere göre. Bu tarz büyüklükte bir ucubeye vurmak Gece Yarısı Hayaleti Kedisi gibi küçük ve çevik bir şeye vurmaktan çok daha kolaydı. Fakat büyük canavarların da kendine has avantajları vardı, büyük cüssesi ve ağır kilosu sebebiyle büyük yaratıkları havaya savurmak ve sersemletmek gibi durumlar daha az etkiliyordu. Kitle-kontrol etkilerinin normalden ne kadar daha az olacağı canavarın boyutuna ve saldıranın gücüne göre değişiklik gösterirdi.

Önlerinde duran ilk BOSS oldukça büyük bir canavardı. Lord Grim mızrağını sapladığında yaratık titrememişti bile. Normal saldırıların onu sersemletmeyeceği anlaşılmıştı.

Ye Xiu bu duruma şaşırmamıştı. Parmaklarını titretti ve Lord Grim dörtlü bir kombo yaptı. Büyük örümcek çığlık attı. Kafasını kaldırdı ve ince bir sis tabakası tükürdü. Fakat Lord Grim zaten bu sırada arkasını dönüp uzaklaşmıştı bile.

BOSS’un iri cüssesine rağmen hızının normal örümceklerden altta kalır yanı yoktu. Zıplama gücü de azımsanamayacak düzeydeydi. Lord Grim’in üstüne onu parçalamak isteyen bir Tai dağı fırlamış gibiydi.[Dullew Notu: Tai dağı Çinlilerin tarihi ve kültürel bir dağı…] Etrafında döndü ve yuvarlanarak uzaklaştı. Little Moon Moon diye seslenilen Sleeping Moon: “Merhaba, sen BOSS’la tek başına savaş diye biz yerimizde bekleyelim mi?”

“Biriniz saat yedi yönüne diğeriniz saat dokuz yönüne geçsin.” Ye Xiu bağırdı.

“Mesefemiz ne olsun?” İkili koşarken sormuştu.

“2 metre yarıçapında bir mesafe bırakın!” dedi Ye Xiu.

Pozisyonlar alındıktan sonra, dört kişinin bir daire oluşturduğunu fark etmişlerdi. Ne yaptıklarını anlamlandıramadan birbirlerine bakıyorlardı. BOSS ile hala tek başına savaştıklarına bakıldığında acaba onlar rahat izleyebilsin diye mi böyle bir plana başvurmuştu?

Lord Grim devamlı sola ve sağa doğru savuşturuyordu gelen atakları sonunda BOSS diğerlerine doğru yönelmişti. Diğer dördü hızla savaş pozisyonu almıştı. Boss havaya sıçradı ve Sleeping Moon’un suyunu çıkarmak için ona doğru atıldı. Sleeping Moon kaçıp savuşturmak istiyordu, ama Ye Xiu’nun bağırışını duydu ” Kıpırdama!!”

İntikam! Sonunda intikam fırsatı doğmuştu. Sleeping Moon’un zihni kamaştırıcı bir ışık tabakasıyla dolmuştu. Hiç düşünmeden, Ye Xiu’nun sözlerini görmezden geldi ve BOSS’un saldırısını savuşturdu. Fakat arkasını dönüp baktığında, Lord Grim’in hali hazırda örümceğin midesine doğru Gayzer Vuruşu yaptığını gördü. Gayzer Vuruşu, Savaş Büyücülerinin havaya savurma yeteneğiydi, normal bir aparkattan çok daha efektifti. Yere düşen örümcek bu saldırıyı aldıktan sonra tam ters istikameti doğru havalandı. Gayzer Vuruşu yaratığı havaya uçurma konusunda etkili olmasa da halihazırda canavar havada olduğundan, istediği olmuş canavar yön değiştirir değiştirmez yeniden 4’lünün oluşturduğu çemberin merkezine düşmüştü.

“Seven Fields canavara tekme at, saat 9 yönündeki Hamle yeteneğini kullan. Saat 7 yönündeki Püskürtme yeteneğini kullan. Little Moon Moon acele et ve pozisyonuna geç!” Ye Xiu ve diğerleri zaten uzun zamandır birlikteydi ve bu birliktelikte ekipteki herkesin yeteneğini görmüştü. Şimdi yaratığın etrafını sarmışlardı ve Ye Xiu onlara yeteneklerini kullanmaları için direktiflerde bulunuyordu.

Seven Fields atıldı ve Ön Tekme yeteneğini kullandı. Bu ufak bir geri tepme etkisi yapan Atılgan sınıfının yeteneğiydi. BOSS’un cüssesi onu tam etkiden korusa da tekmenin etkisiyle biraz geriye sürüklenmişti .

Saat 9 yönündeki oyuncu Hamle yeteneğini kullandı. Bu Seven Fields’ın Ön Tekme’si gibi geri tepme etkisi olan bir Kılıç Üstadı yeteneğiydi. Geriye atılmış Boss tekrar darbe yemişti. Şimdi diğer oyuncular Ye Xiu’nun niyetini anlamışlardı. Saat 7 yönündeki oyuncu Püskürtme yeteneğini kullanmıştı.

Bu Şövalye sınıfının yeteneğiydi. İsminden de anlaşılacağı üzere bu yetenek diğerlerine göre çok daha etkiliydi. Fakat Boss saat 4 yönüne püskürtüldüğünde oradaki pozisyon boştu… Normalde Sleeping Moon’un pozisyonuydu, ama Ye Xiu’nun onu öldürtmeye çalıştığıı zannedip BOSS’un saldırısını savuşturunca pozisyonu boşalmıştı. Tekrar koşarak pozisyon almaya çalışmış olsa da artık çok geçti.

Herkes Ye Xiu’nun BOSS ile bilardo oynamak istediğini anlamıştı. Fakat bu sadece 4 oyuncunun da pozisyonlarını sıkı sıkıya korumasına bağlıydı. Sıkı sıkıya korumanın yolu neydi? Birbirini tanımak! Bu dört deneyimli oyuncu birbirini öncesinden tanıyordu. Haliyle bu formasyonu korumaları mümkündü.

Fakat normalde gayet basit olan bu taktik Sleeping Moon tarafından bozulmuştu. Sleeping Moon’un arkadaşları, Seven Fields ve diğerleri dahi bu durumdan hoşnut değildi.

Bu kritik anda, tam da Boss çemberdeki boşluktan çıkacakken, Lord Grim bir anda saat 4 yönündeki pozisyonda beliriverdi.

Herkes şaşkına dönmüştü. Lord Grim’in saat 11 yönünde pozisyon almış olması lazımdı. Kimse onun hareket ettiğini görmemişti, nasıl bir anda oraya gelmiş olabilirdi ki? Saat 11 yönüne baktıklarında bir kez daha şaşakaldılar zira orada da başka bir Lord Grim vardı.

“Yok artık!” Seven Fields olayı anlamıştı.

Seviye 10 Ninja Becerisi: Gölge Klonu Tekniği.


⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶