Quan Zhi Gao Shou Novel Bölüm 16

⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶

İmparator (1)


Blue River da Lord Grim gibi sistem tarafından iki kez duyurulmuştu. Zayıf biri değildi, üç büyük loncadan biri olan Blue Brook Loncası’nın üyesiydi. Kutsal topraklarda oynadığı Kılıç Üstadı sınıfı Blue Bridge Spring Snow adlı karakterinin, Blue Brook Loncası’nın beş uzmanından biri olduğu herkesçe bilinirdi. Blue Brook Loncası profesyonel bir takıma destek sağlama amacıyla kurulan loncalardandı, sonuç olarak 5 büyük uzman en iyisi olmasada profesyonel oyunculardan hemen sonra geliyordu.

Blue Brook Loncası’nın ardında Blue Rain Kulübü vardı. Bir numaralı oyuncuları Troubling Rain isimli Kılıç Üstadı’nı kullanan Huang Shaotian’dı. Glory camiasında, kendisi Kılıç Azizi olarak bilinirdi ve şöhreti Savaş Tanrısı Ye Qui kadar büyüktü.

10. sunucu açıldığında, Blue Brook Loncası Blue River ve yardımcılarını yeni sunucuda öncü olmaları ve yeni yetenekleri keşfedip loncanın taze kan ihtiyacını karşılamaları için göndermişti. Bu üç büyük lonca dışında kimse zindan kayıtlarına hakim olmayı hayal edemezdi. Onların bu hayalini daha Örümcek Mağarasından ellerinden alan kim olabilirdi ? Üstelik sadece 10 saniye ile kaçırmışlardı. Tüm yoldaşları bunalıma girmişti, Blue River da kendini iyi hissetmiyordu.

“Lord Grim… …” Bu ismi tartışırlarken, daha da kaybettiklerini anlamışlardı. Blue Brook Loncası ile Kutsal Topraklar’da güç mücadelesine girmiş loncalar birbirleriyle girmiş olduğu sayısız mücadeleden sonra birbirlerinin uzman oyuncularını,yeteneklerini de öğrenmiş oldu. 10. sunucuya gönderilen tüm uzmanlar gözlemlenmişti. Oluşturulan listedeki bilgiler kapsamlı ve hatasızdı, fakat Lord Grim’in ismi listede yer almıyordu, araya kaynamış olabilirmiydi.

“Diğer dört takım arkadaşı hakkında bilgimiz var mı?” Blue River sordu.

“Yok.” diğer yoldaşlar cevaplamıştı.

“Diğer köylerdeki yoldaşlarımızla iletişime geçin bakalım bu adamı tanıyan birileri çıkacak mı?” dedi Blue River. Yeni oyuncular rastgele başlangıç köylerine atanmıştı. Blue Brook Loncası’nın üyeleri bile birbirleriyle buluşamamış her biri bir yerdeydi. Seviye atlarlaren gelecekteki hayalleri de gerçekleşmeye bir adım adım yaklaşıyordu. 20.Seviye olduklarında başlangıç köylerinden ayrılıp, toplandıktan sonra loncalarını kuracaklardı.

10. Sunucudaki Blue Brook Loncası’nın oyuncuları Blue River tarafından yönetiliyordu. Haliyle onun tarafı otomatikman komuta merkezi olmuştu. Gerçekte, tüm başlangıç köylerini kapsayacak büyüklükte bir lonca mümkün değildi. Oyuncuları köylere dağıtma şekilleri çok rastgele olduğundan oyuncuları ayarlamak mümkün olmuyordu. İstediği bilgi yavaş yavaş önüne akmaya başlamıştı.

Fakat bu bilgiler oyuncuların kim olduğunu net bir şekilde açıklamakla beraber kafalarında çok daha fazla karışıklığa da sebep olmuştu.

Bİlgilendirme raporunda; Yeşil Orman’ın hemen dışındaki bazı köylerde Sleeping Moon’un Lord Grim’in Gizli BOSS’u ondan nasıl çaldığını anlatması, hakkında bir şeyler vardı.

“Bu ne çeşit korkunç bir kargaşa?” duyan herkes şaşırmıştı.

Bu Lord Grim, ilk gizli BOSS öldürmesini elde etmek için bir oyuncuyu dolandırdı ve daha sonra Örümcek Mağarası’nı temizleyen ilk oyuncu olmak için o oyuncuyla bir parti mi kurdu? Bu tuhaf durum, ordaki beş deneyimli oyuncuyu şaşkına çevirmişti.

“Şimdilik bunun hakkında düşünmek yerine seviye atlamak için acele edelim. Nasıl olsa 20.seviyeye ulaştığımızda bu elemanla bir şekilde karşılaşacağız.” Blue River kederli bir şekilde bu cüleyi kurup partisini yönetmeye devam etmişti.

Örümcek Mağarası’nın dışında, Seven Fields ve diğerleri hala bir zindanın ilk temizlenmesi başarmış olmanın heyecanına kapılmışlardı ve kendilerini bundan kurtaramıyorlardı. Bu insanlar Blue River ve onun yoldaşlarından bir kaç puan eksikti. Onlar için ilk temizleyen olmak basit bir hayalden öteye geçemezdi. Gerçekten böyle bir şeyi başaracakları gruptan kimin aklına gelebilirdi ki?

Ve onların yüce lideri Lord Grim, zindandan beri fazla sessizdi, çıktıktan sonra ruhsuz bir şekilde bir kaç kelime etmişti sadece: “Oldukça iyi bir deneyim oldu!”

“Uzman, her şey senin sayende oldu!” Seven Fields ve diğerleri Lord Grim’in etrafını sarmıştı. Uzun zamandır oynadıktan sonra Glory’de asıl uzmanlığın ne demek olduğunu sonunda bu gün anlamışlardı. Zirvedeki bir uzman deneyimsiz bir oyuncuya dahi en zor zindanı kolaylıkla temizletebilirdi. Seven Fields böyle bir uzman için loncasını terkedip onu izlemeyi göze alabileceğini düşünüyordu.

Diğerler üçünün yüksek ruh hallerine nazaran, Sleeping Moon modu biraz düşüktü. Ne ara nefret ettiği adam onun yoldaşlarının idolü haline gelmişti? . Bunun yanında yoldaşlarına sadece biraz önce zindanda yoldaşlarına kötü amaçlar aşılamaya çalışan şeytani biri gibi gözükmüştü. Sleeping Moon dişlerini gıcırdatarak Lord Grim’in önüne atladı ” Gerçekten çok yeteneklisin, bunu itiraf ediyorum. Ama bir gün seni geçeceğime yemin ederim!”

“Ciddi misin?” dedi Ye Xiu gülerek.

“Evet!” son derece kışkırtıcı bir şekilde yanıtlamıştı Sleeping Moon.

“Göreyim seni!” Ye Xiu diye cevapladı ve gitti.

“Amk…” Sleeping Moon çıldırmak üzereydi. Bana tepeden bakmalıydı, benden nefret etmeliydi! Benle alay etmeliydi! Bu uzmanlara meydan okunduğunda yapılan hareketler değil mi? Umursamadan ” Göreyim seni” diyip hiçbir şey olmamış gibi çekip gitmek de ne?

“Little Moon Moon, kes şunu.” Seven Fields onu rahatlatmak için öfke nöbetinin arasına girmişti.

“Sikeyim, sensin Little Moon Moon.” Sleeping Moon öfkeyle çıkıştı.

“Sakin ol şampiyon hadi seviye kasmaya devam edelim.” diğer iki ekip arkadaşı Sunset Clouds ve Drifting Water Lord Grim’le konuşup onu arkadaş olarak ekliyorlardı.

“Sıçayım, beni niye çağırmadınız?” Seven Fields hızla onlara doğru koşturdu.

Sleeping Moon sinirle dişlerini sıkarken beklenmedik biçimde Lord Grim’den arkadaşlık isteği geldi.

Reddet. Sleeping Moon mutlulukla reddetmişti.

Tekrar istekte bulunursa… … Sleeping Moon düşünüyordu. Fakat bu gerçekleşmeyecekti. Lord Grim çoktan zindana girmişti. Seven Fields ve diğer ikisi de onun peşindeydi. Sleeping Moon’u bir kenara atmışlardı. Seven Fields’dan parti daveti alması bayağı uzun sürmüştü. Sleeping Moon depresyona girmişti. Zindana girdiğinde diğer dördü onu beklemedi bile, yollarına çıkanı kesip devam ediyorlardı.

Sleeping Moon zindanı terketmek istedi, fakat Seven Fields ona tekrardan davet attı. Sleeping Moon yoldaşlarının hala onu düşündüğünü görünce mutlu olmuştu. Bir kaç saniye öncesine kadar o adama şirin gözükmek için kendisiyle olan ilişkilerine mesafe koyaaklarını düşünmüştü. Seven Fields ile hala iyi bir ilişkileri vardı. Moralinin bozuk olduğunu gören Seven Fields ona özel mesaj göndermişti ve bu biraz da olsa moralini yerine getirmişti.

Bu sefer de bir önceki gibi zindanda olduğu gibi rüzgar misali esip bitirdiler. Tek kelime etmeden, üçüncü tura girdiler. Fakat bu sefer bir sistem uyarısı ile karşılaştılar: Yanlışlıkla ÖRümcek İmparatoru’nun Mağarasına girdiniz.

“Gizli BOSS.” Seven Fields uyarı çığlığını atıp Lord Grim’e döndü.

Bu adam olmasaydı gizli BOSS’a kafa tutmaya cürret edemezlerdi. Sistem onlara iki farklı yol sunuyordu. Gizli Boss oyunculara zindanı temizlemede engel teşkil etmiyordu. Öldürüp öldürmemek oyuncuya kalmıştı. Final Boss’u öldürmek hala birincil amaçtı. Şimdi diğerleri hiçbir yaşam belirtisi göstermeksizin Lord Grim’e odaklanmıştı. Bu uzmanın gizli boss’u yenebilecek bir yolu var mı yokmu bilmek istiyorlardı.

“Oh, gizli BOSS çıkmış!” dedi Ye Xiu ve “Heh, bu gizli boss ise… …”

“Öldüremeyiz değil mi?” Seven Fields ve diğerleri biraz hayal kırıklığına uğramıştı.

“Sorun öldürmek değil… Örümcek İmparator, öldüğü zaman Güçlü Örümcek İpeği isimli bir eşya düşürür. Bunu almama müsaade eder misiniz? Geri kalan eşya ve ekipmanlara dokunmayacağım hepsi sizin olabilir.” dedi Ye Xiu.


⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶

  • mrv173

    Biraz daha bekleseymişim Blue River ın kim olduğunu görecekmişim 😂 ayrıca little moon moon a acımaya başladım😒kendime sinir oldum😂
    bölüm için teşekkür ederim ellerinize sağlık