Quan Zhi Gao Shou Novel Bölüm 19

⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶

İmparator (4)


“Ritim……. ritim……” Seven Fields ve diğerleri beyinleri kısa devre yapana kadar bu kelimeyi tekrarlıyordu. Gözlerinin önünde bir Örümcek İmparatoru değil sadece yeteneklerini kullandıkları bir talim hedefi vardı.

Bir kaç başarılı turdan sonra dörtlü sevinmye başlamıştı. Sonunda yakalamışlar mıydı? Hislerinin tam olarak ne olduğunu söyleyemeseler de, doğru gibi hissettiler ve iç güdüsel olarak doğru zamanda yeteneklerini kullanmaya başladılar..

Ye Xiu artık bir tarafdan da onları izleyebilecek kadar yeteneği yoktu. ” Hadi, hadi, hadi!!!” dedikten sonra bir sonraki küçük örümcek dalgasını karşıladı.

Sağa sola vuruşlarla küçük örümcekler bir bir yere düşüyordu, an itibari ile bunu sadece Ye Xiu yapabilirdi. Diğer oyuncular da 10. seviye olmasına rağmen silahlarının gücü çok çok düşüktü. Tek darbe ile küçük bir örümceği öldüremezlerdi. Aslında Ye Xiu’da tek vuruşta küçük örümcekleri öldüremeseydi, kesinlikle tüm bu örümceklerle baş edemezdi.

“Dikkat edin ve konsantre olun! Yapabilirsiniz.” Ye Xiu ara ara bu tarz kelimler söyleyerek onların dikkatini yenileyip biraz daha yüreklendiriyordu. Sürekli aynı hareketleri yaparlarken birinin dalması onları bir kaosa sürükleyebilirdi.

Seven Fields zihninin uzaklara dalmasına izin vermedi. Herkes hareketini diğerlerine göre uydurmuştu artık. Lord Grim’in şuan ne yaptığını düşünecek zamanları dahi yoktu ancak biliyorlardı ki onun işi çok çok daha zordu. Tek bir hata herkesin ölmesine sebep olabilirdi.

Örümcek İmparator’un canı yarıya kadar inmişti.

Seven Fields sürekli aynı hareketi ve ritmi tekrarladı. Parmaklarının kaskatı kesildiğini hissetmeye başlamıştı. Hepsi hala basmaya devam edip edemeyeceklerinden şüphelenmeye başladılar. Seven Fields, Lord Grim’in durumuna hayran kaldı.

Lord Grim her yerde uçmaya başlamıştı. Örümcek İmparator artık tek seferde 6 örümcek yumurtluyordu.

ALtı örümcek yumurtası… Yumurtadan çıktıktan sonra herhangi birine saldırabiliyorlardı. Lord Grim’in mızrağı simsiyahtı. Şemsiyenin sadece ucu küçük bir ışıltıya sahipti. Bir dalga ve bir soğuk ışık parıltısı ile savaş mızrağı, yerinde çığlık atarak ölen küçük örümcekleri biçti..

“İyi değil!!” Seven Fields’ın kalbi yerinden çıkacak gibi oldu. Küçük bir örümceğin köşeden dönüp Sunset Clouds’a saldırmak için harekete geçtiğini gördü. Lord Grim çok uzaktaydı asla zamanında yetişemezdi..

Bir patlama sesi mağarada yankılandı… Küçük örümcek tutuşup parçalara ayrılmıştı.

“Ne oldu?” Seven Fields teleaşla sordu. Görevini unutmamıştı ve saldırıları hala sürdürüyorlardı.

“Sanırım silahla vuruldu.” Seven Fields bu şekilde düşünüyordu. Fakat bu sefer sadece küçük örümceğin hareketlerini takip etmişti. O sırada Lord Grim’in ne yaptığını görememişti. Büyük ihtimalle yanında farklı bir sınıfın silahını da getirmişti.

Seven Fields rahatlamış hissediyordu, fakat diğer kardeşlerine baktığında, onların sadece görevlerine odaklandığını gördü. Bir kez bile başlarını çevirmemişlerdi. Seven Fields bu dikkat dağınıklılığının kendine gerginlik ve sinir uyandırdığını farketti.

Fakat bu sırada Seven Fields tecrübesini arkadaşlarıyla paylaşmaya cürret edemedi. Eğer olnların da dikkati biraz olsun dağılırsa ne olacağını kim bilebilirdi?

“Umarım hiçbir kaza ile karşılaşmayız……” Seven Fields sessizce içinden bunu geçiriyordu.

Ama şu an Sleeping Moon, sınırına ulaşmış gibi hissetti. Her iki eli de son derece sert ve tüm esnekliğini kaybetmiş gibi görünüyordu. Her tur geçildiğinde eylemini tamamlayıp tamamlayamamış olduğunu bile anlayamadı.. Her şey bulanıklaşıp mesafe kavramını kaybetmeye başladığında ekrana bakışını düzeltti. Gözleri sulanmıştı.

Hisler, Hisleri hatırlamak zorundayım……

Sleeping Moon bunu kendine hatırlatmayı sürdürdü. Hata yapma korkusuyla oldukça baskı altındaydı. Burdaki kardeşlerinin onun hakkında kötü düşünmeye başladıklarını zaten biliyordu. Üstelik Lord Grim’in ona tepeden bakmasını da istemiyordu.

Sağlam dur! Sleeping Moon dişlerini kenetledi ve devam etti. Başlangıçta örümcek imparatorunun canı çok daha hızlı düşüyordu, tüm bu geçen süreye rağmen neden hala canının 3te 1’i duruyordu, acaba sonuna kadar dayanabilecekler miydi?

Seven Fields’ın dikkati dağıldığında bu onu biraz rahatlarmıştı ama Sleeping Moon’un dikkati dağıldığında bu ona sadece daha fazla gerginlik olarak dönmüştü. Henüz bir hata yapılmamıştı, zincirleme saldırıları sürmeye devam ediyordu.

Tam bu sırada Dirfting Waters çığlığı bastı.

Hata yapmıştı!

Başladıklarında da duruma adapte olup ritmi yakalama konusunda en problemlileri oydu. Bu kadar sürdürüp uğraştıktan sonra yine hata yapmıştı. Önceki gibi yine çok erken saldırmıştı! Henüz Örümcek İmparator sersemletme etkisi altında olsa da Sleeping Moon da sersemlettikten sonra ne olacaktı? Drifting Waters çok erken hareket ettiğinden Seven Fields’ın bekleme süresi geçmemiş olacaktı.

Dört ouyncunun da kalbi duracak gibi oldu. Hepsi yanlarındaki uzmanın bir mucize yaratıp onları bu durumdan kurtarmasını bekliyordu. Örümcek İmparator bu sırada kıçından sekiz yumurta daha çıkarmıştı.

Her şey bitti…… Umutları suya düşmüştü. Sleeping Moon yeteneğini kullandıktan sonra kederle Seven Fields’a baktı.

Seven Fields’ın kullanabileceği bir yeteneği yoktu, ne yapacağını bilmiyordu. Örümcek İmparator’un kontrolünü kaybettikten sonra ne yapmalıydı. Bu onun daha önce öngörmediği bir durumdu.

“Seven Fields yoldan çekil!”

Çaresizliklerinin ortasında duydukları bu sesin onların umutlarını tekrar alvelendirmeye yetmişti. Seven Fields en ufak bir tereddüt duymadan aniden harekete geçip denileni yapmıştı. Savaş Mızrağı gökyüzünden inmişti. Ejderin Dişi’ni kullanarak yine Örümceği sersemletmişti.

Sersemletme durumu düzeltilmişti, ama kimse sekiz küçük örümceği durdurmamıştı, hepsi etrafa saçlıp birilerini ısırmaya hazırdı. Kaybediyorlardı, BOSS’a mı saldıracaklarını yoksa küçük örmceklerle mi uğraşacaklarını bilmiyorlardı. Sonra Ejderin Dişi’ni kullanan Lord Grim’in iki adım ilerlediğini gördüler. Savaş Mızrağı beklenmedik şekilde iki farklı parçaya ayrılmıştı. İki elinde de farklı parçaları tutarak kollarını ileriye uzattı ve Örümcek İmparatoru tuttu.

“Hmph!” Lord Grim iki kolunu da kaldırdı. Örümcek İmparatorun’un başını kaldırmasını fırsat bilip sırt üstü döndü. Boss’u arkaya fırlatmayı başarmıştı.

Gaspçı Yeteneği: Arkaya Fırlatma.

Bu yetenek sadece hasar vermekle kamadı aynı zamanda çarpmanın etkisiyle bir şok dalgası yaratarak bu şok dalgası yaratarak bir hasar alanı oluşturdu. Lord Grim’in bu yeteneği kullanmasıyla oluşan şok dolgasının içindeydi sekiz örümcekte… Çarpmanın etksiyle küçük örümceklerin hepsi ceset yığınına dönmüştü.

“Seven Fields!” Ye Xiu bağırdı. Seven Fields hazırdı. Aniden tekmeledi ve BOSS’u tekrar yetenek zincirine soktu.

“Herkes dikkatlii olsun, bir sonraki sefere sizi kurtaramayabilirim.” dedi Ye Xiu.


⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶

  • mrv173

    Ya gerçekten işini iyi yapan karakterleri olan seriler daha güzeller ve bu güzel seriyi bizlere ulaştırdığınız için çok teşekkür ederim