Quan Zhi Gao Shou Novel Bölüm 2

⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶

Salon 3 Numara 47


“Hıh, kim olduğunu sanıyor!”

“Emekli olmasına izin vermemiz onun için iyi olur. Başka ne yapabilir ki o?”

“Doğru doğru. Onun kadar düşünceli birisi, kulübün onu emekli olmaya zorlaması gibi bir şeyi düşünmüyordur.”

Ye Qiu ve Su Mucheng gittiler. Toplantı odasındaki herkes aniden yerlerine geçti ve onunla tekrardan alay etmeye başladı fakat Sun Xiang’ın yüz ifadesi karmaşıktı. Onların alaylaşmasına katılmadı ve yöneticiye yaklaşıp: “Anlayamıyorum. Nasıl bu koşulu kabul edebildi ki?”

“Kabul etmekten başka bir şansı yoktu.” dedi yönetici.

“Neden?”

“Çünkü ceza ücretini ödeyemezdi.” dedi yönetici.

“Nasıl… …Nasıl olabilir?” Sun Xiang şaşa kalmıştı. Ye Qiu yedi yıl boyunca sıkı bir profesyonel oyuncu olarak çalıştı ve de zirvelerdeydi. Bütün iş tekliflerini reddetse bile, maaşı ceza parasını ödeyemeyecek kadar düşük olmamalıydı.

“O nesil içerisinde değildin bu yüzden bilemezsin. Ligin ilk aşamalarında ligdeki profesyonel oyuncular şimdiki oynayışlarının yakınlarında bile değillerdi. O zamanlarda, gençliğinin çoğunu oyuna adamış profesyonel oyuncular kötü duruma düştüklerinde kovulurdu. Fakat aralarından hiçbiri yeterince yetenekli değildi ve yetenekli olmayanlar maddi sıkıntıya düştü. Ye Qiu dönemin dahisiydi ve onun başarısının bizi bugünlere kadar getireceğine güveniyorduk. Fakat onun bu duruma düşen çok arkadaşı vardı.”

“Yani diyorsun ki servetini bu duruma düşen arkadaşlarına dağıttı?” Sun Xiang’ın gözleri genişledi.

“Doğru.”

“Eğer paraya ihtiyacı varsa neden iş tekliflerini kabul etmiyor ki?” diye sordu Sun Xiang.

“Kimse bunun nedenini bilmiyor.” dedi yönetici.

“Hiçbir fikrin yok mu?” diye sordu Sun Xiang.

“Ailesi ile ilgili bir şey olabilir.” dedi yönetici.

“Ha?”

“Kimse onun ailesi hakkında bir şey bilmiyor. O da ayrıca onlar hakkında hiçbir şey demedi. Sanırım bu yüzden çok tuhaf.” dedi yönetici.

“Bu kişinin… … derin bir hikayesi var!” Sun Xiang Ye Qiu’nun ona vermiş olduğu One Autumn Leaf hesap kartını kaldırdı. Ye Qiu’nun bu hesabı daha Profesyonel Lig oluşmamışken yaptığını biliyordu. Bu kart şu ana kadar kullanılan Glory’nin en eski hesaplarındandı.

“Tamam, o zaman onun hakkında daha fazla konuşmayalım. Patron bugün çok meşgul ve gelemez fakat sana hoş geldin hediyesi olarak bu yıllanmış kırmızı şarabı verdi.” dedi yönetici.

“Ha ha, çok teşekkür ederim! Benimle birlikte Excellent Era bir kere daha ışıldayacak!”

Ye Qiu ayrıldı.

Su Mucheng kulübün girişinin önünde durdu. Ye Qiu görüş alanından çıkana kadar orada duracakmış gibiydi. Rüzgar ellerinin etrafında defalarca dalgalanıyordu. Gözyaşları Su Mucheng’in yanaklarından süzülmeye başlamıştı.

Pek bir şey demeden, tam olarak altı kelimeyle: “Bir yıllığına dinleneceğim sonrasında geri döneceğim. ”

Su Mucheng başka bir kelime söylemedi. Sadece defalarca kafasını salladı. Artık masum genç bir kız değildi ve kendi başına çokça sorumluluk üstlenmişti.

Kar taneleri havada uçuşuyordu. Bu kış çok soğuktu.

“Kar mı yağıyor?”

Ye Qiu kulüpten ayrıldığında bir sonraki adımını atamayacağını sanıyordu. Bunca yıl bir yaşam tarzına alışmış ve henüz bu ani değişime adapte olamamış durumdaydı. Kafasını boşaltıncaya kadar yürümeye devam etmek istedi.

Havanın ona bu fırsatı vermeyeceğini kim bilebilirdi ki? O anda kar daha hızlı yağmaya başladı. Uçuşan kar tanecikleri omuzlarına inerek onu ıslatıyordu. Kafasında da buz sarkıtları oluşmuştu. Eğer sığınacak bir yer bulmazsa, o ölecekti.

Yürüyüp sağına soluna bakıyorken etrafta bir internet kafe gördü. Işıklar hala gecenin bu saatinde açıktı ve bir anda ona doğru bir ışık parıldadı.

İnternet kafe güzel ve sıcaktı. Ye Qiu üstündeki kar tanelerinin gitmesi için vücudunu salladı ve resepsiyon masasına doğru yürüdü.

“Salon 3 Numara 47.” Resepsiyondaki genç bayan ona açık bilgisayar hakkında bilgi verdi. Çok geçmeden kimlik kartını teslim etti fakat o çoktan ayrılmıştı. Genç bayan telaşlanmamıştı. Bu tip olaylar sıkça oluyordu. Kimliğini almaya geleceğini bildiği için kimliğini bir kenara koydu.

Salon 3 Numara 47, Ye Qiu işaretleri takip etti. O internet kafe küçük değildi. Çok fazla bilgisayar vardı hatta ikinci katı bile vardı. Salon 3… …Ye Qiu denilen numarayı gördü. Görünüşe göre ikinci kata çıkmasına gerek kalmamıştı.

Numara 47’yi gördüğünde, Ye Qiu şaşakaldı. Onun yerinde bir bayan vardı. Dahası ise, o Glory oynuyordu. Bayan o anda Arena’da düello yapıyordu. Vahşi hareketleri, at kuyruğunun yüzüne gelmesine sebep oldu.

Ona doğru bakınca, bir Roket Atıcı kontrol ettiğini gördü. Ye Qiu kalakaldı. Neredeyse karşısında Su Mucheng’in oturduğunu düşünüyordu.

Fakat hızlıca onun olmadığını anladı. Su Mucheng her zaman sakin ve nazikti. Yoğun PK(Oyuncu Öldürme) çatışmalarında bile o her zaman gülümserdi. Onun hakkında konuşuyorken, Ye Qiu bazen onun rakibini patlatıp parçalara ayırırkenki gülümsemesini izlerdi. Mucheng ne zaman kibarca özür dilese, ona her zaman açıklanamaz bir şekilde titreme gelirdi.

Bu kıza gelince, görünüşü güzel ve nazikti. Lakin burnundan tütmüşçesine sinirlenip klavyesini tüm gücüyle harap etmesi, görünüşünün baştan aşağı büyük bir tuzak olduğunu açıklıyordu.

“Onun öldürücü tavrı çok korkunçtu. Ne yazık ki… …” Ye Qiu ekrana yakından baktığında bu kızın korkunç bir durumda olduğunu fark etti. Olması gerektiği gibi rakibi onun yaptığı hataları kullanarak avantaja çevirdi. İki vuruşta o küçücük kalan canını hızlıca eritti.

“LANET OLSUN!” Ye Qiu bu sinirlenmiş kızın bağırışını duydu. Oyunu kapatırken eliyle klavyeye vurdu.

Ye Qiu bu yeri isteyip istemediğine tereddüt etti. Kız çoktan tereddütte olan Ye Qiu’ya bakmıştı. Hızlıca ayağa kalktı ve “Bilgisayar mı?” diye sordu.

Ye Qiu başını salladı.

“Öyleyse otur!” Kız oradan ayrıldı.

Ye Qiu’nun aklı hala sabırsız sıradan oyunculardaydı ve sonunda oturdu.

Chen Guo depresifti, hem de son derece depresifti. Arenada bu rakip ile 52 tane dövüşü vardı fakat bir kere bile kazanması yoktu. Bunun gerçek olduğuna inanamıyordu.

Chen Guo Chasing Haze hesabının kartını cebine koydu. Hesabı kötü değildi. Sıradan oyunculara kıyasla hesabı oldukça güçlü ve beceri seviyesi de düşük değildi. Beş yıl boyunca Glory oyununu oynamıştı. Rakibinin hesabı onunki kadar iyi değildi fakat 52 düelloda hala zafer alamamıştı.

“O güçlü bir uzmandı.” Chen Guo kendini böyle teselli etti.

“Patron, henüz hesabından çıkmamışsın. Bu kişi neden senin hesabında oynuyor?” Chen Guo yürürken düşünüyordu, sesi aniden kesildi. Chen Guo başını eğdi ve baktı. Bitişiğindeki bilgisayarda internet kafeye sıkça gelen bir müşteri oturduğu masadaki bilgisayara boynunu uzatmış bir şekilde bakıyordu.

İyi değil! Koşarken Chen Guo’nun kalbine inme indi. Glory’nin popülaritesi nedeniyle, Glory hesaba giriş cihazları internet kafelerdeki bilgisayarların vazgeçilmez bir aksesuarı oldu. Hesap kartlarının cihazın içine yerleştirilmesi gerekli olduğundan toplu alanlarda bu cihaz gereklidir, kullandıktan sonra kartlarını geri alırlar.

Bütün kartlar sadece bir hesap kapsayabilir. Kaybedilen kartlar rapor edilebilir bu yüzden çalınma diye bir olay yoktur. Fakat açık mekanlarda sıklıkla insanlar dikkatsizce hesaplarından çıkmayı unuturlar ve oyundaki paralarına ve ekipmanlarına elveda ederler. Chen Guo 52. kaybından sonra son derece sinirliydi ve dikkat edemedi. Hesabından çıkmamıştı.

Chen Guo alelacele koştu ve oraya ulaşabildi, bu herif gerçekten onun hesabında oynuyordu. Fakat onun hesabından ekipman çalıyor gibi gözükmüyordu, arenada heyecanla düello yapıyormuş gibi gözüküyordu.

Chen Guo’nun öfkeyle haykırmaya zamanı olmadan ekranın ortasına kocaman bir yazı belirdi…


⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶

  • LiarKing

    victory
    bölüm için tşklrr elinize sağlık

  • ayax91

    Elinize sağlık

  • Bell Cranel

    Teşekkürler.

    Suanki beklentim animeyi geçmesini beklemek .d

  • fuzix

    Anime de ailesinden bahsedilmemişti ilerde ailesi ile ilgili bir şeyler çıkabilir devam edelim bakalım 🙂

  • Oturgaçlı Götürgeç

    Teşekkürler..

  • mrv173

    Mucheng ne zaman kibarca özür dilese, ona her zaman açıklanamaz bir şekilde titreme gelirdi.

    Hahahahahahaha yazarın kızlar hakkındaki yorumu 😂😂😂😂 hala gülümsüyorum
    Unutmadan teşekkür ederim bölüm gerçekten eylenceliydi.

  • mrv173

    Ayrıca aile kısmını ilk okuyuşta dikkat etmeden geçmişim şuan takıldım oraya merak ettim nasıl bir ailesi var ve tekrar Teşekkürler 😄