Quan Zhi Gao Shou Novel Bölüm 22

⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶

Ye Qiu’nun Emekliliği(1)


Chen Guo hala anlamamıştı. Ye Xiu umursamasa bile niye diğer insanlar onu partisine almıştı?

“Tam olarak ne oldu?” diye sordu Chen Guo.

“Anladığım kadarıyla partilerine ilk girdiğimde bana bir kumpas düzenlemeyi düşünüyorlardı. Fakat sonra oynayışımı gördüklerinde onlara yardımcı olabileceğimi anlayıp beni kendi halime bıraktılar”. dedi Ye Xiu.

“Yani onların çıkarları için memnuniyetle uğraştın?” Chen Guo, Ye Xiu’nun hissetmesi gerekenleri hissediyordu.

“Önemli değildi, sorun yok.” Ye Xiu bunu söylerken mızrağını savuruşunda çıkan ışık ekranı sardı. Beş kişi tarafından etrafı sarılmş olan Örümcek Lordu’nun ölüsü yerde uzanıyordu. Chen Guo sohbet ekranında bir dizi sistem anonsu gördü. Parti üyeleri Seven Fields, Sleeping Moon, Sunset Clouds, ve Drifting Water hepsi Örümcek Lordu’ndan düşen eşyaları almayı reddetmiş Lord Grim’e bırakmıştı.

“Bunun anlamı ne?” Chen Guo şaşırmıştı.

“Onlara bayağı yardımcı oldum bu yüzden ilk eşyalar arasında ilk benim seçim yapmam için beni zorladılar. Ah… Yapabileceğim bir şey yoktu!” Ye Xiu bunu söylediğinde eşyaları tekrar seçime sundu, sürekli ilk seçen olduğundan zaten mavi seviye zırh setini çoktan dizmişti. Ancak takım üyeleri hala kendisini ilk seçmeye zorluyordu.

Chen Guo aptala dönmüştü. Karşısındaki bu adamın naısl bu kadar mütevazı olduğunu anlayamıyordu. Nasıl oluyorda onlarla çalışıyordu? Partinin patronu o muydu ki de ekipmanları ilk ona seçtiriyorlardı? Sadece partilerin çekirdek üyeleri bu tür BOSS’ları öldürdükten sonra ilk seçimi yaparlardı. Bunun yanı sıra genelde bu partiler birbirini tanıyan, bilen insanlarca kurulurdu ve parti liderleri genelde en çok işi yapan kişilerden olurdu. Ancak bu parti üyeleri… Uyumadan önce bu insanlar ona düşmandı, şimdiyse Ye Xiu’nun küçük kardeşleriymiş gibi onu takip ediyor ona saygı duyuyorlardı.

“Tam olarak ne olduğunu açıkça anlatır mısın ?” Chen Guo ne olduğunu anlayana kadar bu soruyu sormayı bırakmayacaktı.

“Dediğim gibi onlara yardım ettim ! ” dedi Ye Xiu.

“Ne kadar ?”

“Onların Örümcek Mağarası’nın ve Örümcek İmparatoru’nun ilk tamamlanmasını almalarını sağladım.” dedi Ye Xiu.

“Bir gecede üç ilk temizleme mi aldın?” Chen Guo şok geçiriyordu. Beş yıldır Chazing Haze isimli hesabıyla oynuyordu. Ancak hiç ilk temizlemesi olmamıştı. Karşısındaki bu adam sadece sabaha kadar oynamıştı, 12 saat bile olmamıştı henüz ancak üç ilk öldürme almıştı.

“Şansım yaver gitti.” dedi Ye Xiu. Uyuşuk hareketlerle sandalyesinde gerindi. Parti üyeleri oyundan çıkmıştı. Baygın bir elvada duyuluyordu kulaklığından. Ye Xiu kulaklığını çıkardı ve Chen Guo’nun ellerine tutuşturdu. Konuşmasına müsaade etmeden ” Görüşürüz.” dedi ve hesabını kapattı.

“Çok uykuluyum uyumaya gidiyorum.” dedi Ye Xiu.

“Uyumadan önce bir şeyler yemek ister misin?” Chen Guo bunu söylerken bir yandan da Ye Xiu’yu süzüyordu. Doğruyu söylemek gerekirse Ye Xiu’da ukusuzluktan eser yoktu. Bu kişi tüm gece ve üstüne öğlene kadar buralardaydı. Biraz cansız görünüyordu fakat bu problem dün de vardı, ilk tanıştıklarında depresyondan dolayı yarı ölü gibiydi. Chen Guo ona baktığında kesinlikle uykusuz olduğunu söyleyemiyordu.

“Gerek yok, uyanınca bir şeyler yerim!” Ye Xiu bilgisayarı da kapatıp kalktı. Chen Guo ona ikinci kattaki deponun anahtarını dün vermişti. O küçük depo odasının kapısını açıp yatağına uzandığında başını yastığa koymasıyla uyuması bir oldu. Aslında bu oda gündüzleri uyuyan biri için biçilmiş kaftandı. Oda oldukça karanlıktı, küçük bir penceresi vardı ancak oradan gelen ışık çok da rahatsız etmiyordu.

Ye Xiu oldukça iyi bir uyku çekmişti. Uyandığında hava kararmıştı. Kısa bir süre önce hayatında büyük iniş-çıkışları olmuş birinin böyle rahat uyuyabileceğini hayal etmek zordu. Yatağına oturdu fakat ışığı açmadı. Bir sigara yaktı ve sessizce içti. Sigarası bitince odadan çıktı.

Diğer iki yatak odasının da kapıları kilitliydi. Ye Xiu odalardan birinin Chen Guo’ya ötekisinin ise Tang Rou isimli bir çalışana ait olduğunu biliyordu. Tang Rou’nun uzun zamandır internet kafede çalıştığını duymuştu. Burada neredeyse iki yıldır çalışıyordu fakat son birkaç gündür ortalıkta görünmüyordu. Diğer internet kafe çalışanları yan sokakta yaşıyordu. Chen Guo onlar için bir apartman kiralamıştı. Ye Xiu’nun kaldığı depo bozması oda, kalacak yer ayarlanana kadar kullanılan geçici bir yerdi. Chen Guo, bir kişinin çalışmayı bırakması üzerine, bırakanın odasına geçebileceğini söylemişti.

Uygun bir zamanda tuvalete gittiğinde, Ye Xiu aynaya yapıştırılmış bir not gördü.. Canı sıkılmıştı, göz gezdirdiğinde notun kendisine yazıldığını farketti. Chen Guo ona çoktan temiz havlu ve diş fırçası ayarlamıştı.

Ye Xiu notu söktü, çok şaşırmıştı. Aslında bu yeni patronunun bu denli düşünceli olduğunu farkedememişti. Henüz kesin olarak çalışıp çalışmayacağı belli olmamasına rağmen kendsi için yapılmış olan bu ufak hazırlıklar dahi ona karşı minnet duymasına yetmişti.

Havlu ve diş fırçasını yerleştirdikten sonra Ye Xiu biraz ortalığa baktı. Saat 9 olmuştu. Henüz hiçbir şey yememişti. Küçük iç odalardan ayrılıp Internet Cafe’ye girince biraz anormal hissetti. İkinci kat daha pahalı ve yüksek kaliteli bir alan olmasına rağmen fazla boştu.. Ye Xiu aşağıya indiğinde şaşkına dönmüştü. Zira aşağısı karanlıktı İnternet kafenin alt katında hiçbir iışık açık değildi.

“Bir şey mi oldu?” Ye Xiu durumu henüz kavrayamamıştı. Birinci kattaki ışıklar açılmasa da, çok fazla insan vardı, o kadar ki, aralara sıkışmaya çalışan birkaç kişi vardı. Herkes duvardaki 200inç projeksiyon ekranına bakıyordu Projeksiyon bir görüntü sahneledi ve ses tüm internet kafede yankılandı. İçerde çıt çıkmıyordu, insanlar ya masalara oturmuş ya da masalar arasında ayakta izliyorlardı. İnsanlar internet kafelerin amacını unutmuştu sanki herkes sinema veya tiyatro ile karışıtırıyor gibiydi., sessiz projeksiyonun yansıttığı ekrana göz gezdiren Ye Xiu bir kaç tanıdık sesi duydu.

Ye Qiu, One Autumn Leaf.

Projeksiyonda gösterime giren, onu şaşırtan, Glory’deki kariyerini anlatan kısa bir filmdi.. Yorumcu ayrıca, kariyerinde Glory’de kazandığı başarıların serisini hareketli olarak anlattı.

Üç kez lig şampiyonluğu, üç kez MVP, iki kez Rising StaYükselen Yıldız, bir kez Tek Atma.

Takımına veya diğer oyunculara bakılmaksızın, Ye Qiu, Glory Profesyonel Ligi’nin zirvesindeydi. Tüm GLory oyuncularının hedefydi.

“Sırada, Ye Qiu kontrolünde One Autmn Leaf’in görüntülerinin derlemesini izleyip hep birlikte analım.” Yorumcu bunu matem havasında kederli bir ses tonuyla söylemişti. Ekranda Savaş Tanrısı One Autmn Leaf görünüyordu. Eskiden Savaş Tanrısı’nın görüntülerini gören hayranlar heyecandan çılgına dönerlerdi. Ama şimdi internet kafe sessizdi. Hiç bağırma veya tezahürat yapılmadı. Herkes akıp giden görüntülere bakıyordu. Biliyorlardı ki bu günki yaşananlar ileride kayıtlara geçecekti.

O akşam, Excellent Era Klübü bir basın toplantısıyla Ye Qiu’nun emekliliğini duyurdu…

Bu gizemli oyuncu kendi emeklilik toplantısına dahi gelmemişti. Herkes sadece menajerin elinde tuttuğu Ye Qiu’nun imzasını bulunduran ve emekliliğini açıklayan anlaşmayı gördü. Excellent Era Menajeri ayrıca Ye Qiu’nun emeklilğinden sonra ona yine takımda teklif edilen hiçbir pozisyonu kabul etmediğini ve takımı da bıraktığını açıkladı.

Ekran sürekli yanıp sönüyordu. Duellolar, katletmeler, kayıtlar, yorumcu ses tonuyla Ye Qiu ve Excellent Era’nın kasvetli durumunu daha da kötü hale getirdi. İnternet Cafe kalabalığı içinde, hıçkırıkla ağlayanlar duyuluyordu.


⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶

  • Çağatay Sarı

    Elinize, emeğinize sağlık. 🙂

  • LuckOne

    Çeviri için teşekkürler

  • mrv173

    Bu kısım gerçekten üzücü 😢 insanların emeklerinin elinden alınmasına sinir oluyorum bu bir hikaye olsa bile 😡
    Unutmadan teşekkür ederim ve ellerinize sağlık