Quan Zhi Gao Shou Novel Bölüm 24

⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶

Zindan Rekoru


Chen Guo, az önce Ye Qiu’nun emekliliği yüzünden göz yaşı dökerken, şimdi hiçbir şey olmamış gibi huzur doluydu. Dikkatle Ye Xiu’ya bilmesi gerekenleri tekrar anlattı ve Glory oynamak için rastgele bir istasyona geçti.

Ye Xiu yakında durdu ve ekranında bir kaç kez baktı. Chen Guo’nun arenaya girdiğini ve PK’ye girdiğini gördü. Fakat zihninde başka bir şeyinin olduğu açıktı. Öldürüldüğünde, tüm düşük seviyeli oyuncuların da yaptığı pek çok hata yapmıştı. Üç round kaybettikten sonra Chen Guo klavyesine bastı ve oyundan çıktı. Başını çevirdi ve hemen arkasında yapacak bir işi yokmuşçasına kürdanla dişini kurcalayan Ye Xiu’yu gördü. Ona baktıktan sonra, ikinci kata geri döndü.

Ye Xiu saate baktı. İşe başlaması gereken saat 11’e pek fazla bir şey kalmamıştı. Tezgahta bekleyen diğer bayan da zamanın farkındaydı. İzlediği kore dizisi mükemmel zamanlamayla bitmişti. Dizi bittiğinde saat tam 11 olmuştu, ekrandan kafasını kaldırıp ” Kardeş Ye; benim gitme zamanım geldi.” dedi.

“Git git!” Ye Xiu uzun zamandır bilgisayarın boşalmasını bekliyordu. Kız çalıştığı vardiyada tek personel değildi, akşam ve sabah vardiyaları Ye Xiu’nun çalıştığı gece vardiyası kadar boş ve sakin olmuyordu. Bu yüzdende diğer iki vardiyada birden fazla çalışan mevcuttu. İnternet kafe çalışanları hala Ye Xiu ile tam anlamıyla bir arkadaşlık kuramamışlardı lakin hepsi Ye Xiu’yu tanıyordu. Hepsi kibarca veda edip selamlayarak kafeyi terk etti.

İnternet kafe hiç görülmemiş bir şekilde boştu. Klavye ve fare sesleri açıkça duyulabiliyordu. Dün geceki yeni sunucu açılışıyla kıyaslandığında şu anki kafenin durumu tam tersiydi. Düşündüğünde bunun sebebi onun emekliliğe ayrılmasının duyurusuyla alakalıydı, derin bir iç çekti ve koltuğuna yaslandı.

Hesap kartını yerleştirip oyuna giriş yaptı. Oyuna girdiğinde bir kaç mesaj aldı. Seven Fields ve diğerleri onu bekliyordu.

“Uzman kardeş, sonunda girdin!”

Seven Fields, Sunset Clouds, Drifting Water, üçü de aynı soruyu sormuştu ancak Sleeping Moon’dan bir ses çıkmamıştı.

“Herkes burda mı?” Ye Xiu üçüne de aynı cevabı yolladı.

“Oh, Sleeping Moon gitti.” Seven Fields cevapladı.

“Yine veletlik mi yapıyor?” Ye Xiu onun küçük bir çocuk olduğunu düşünüyordu.

“Hayır, kendini iyi hissetmiyor. Bu gün Ye Qiu’nun emekliliği duyurulmadı mı? Ye Qiu’yu çok severdi duyunca depresyona girdi. Bu yüzden bu gün girmeyecek.” dedi Seven Fields.

Ye Xiu gerçekten gülse mi ağlasa mı bilemedi. O çocuğun kendisinin fanlarından olduğunu hiç düşünmemişti. Eğer idolü olan Ye Qiu’ya utanmazca saldırdığını ve kuyusunu kazmaya çalıştığını öğrense ne düşünürdü acaba?.

“Bir kişi eksik olacaksak Örümcek Mağarası’nın gizli Boss’u bizim için zor olacak.” dedi Ye Xiu.

“Rastgele birini eklesek?” diye önerdi Seven Fields.

“Neden İskelet Mezarlığına gitmiyoruz?” dedi Ye Xiu.

“Olur olur!!” Seven Fields anında yanıtlamıştı.

İskelet Mezarlığı, seviye 15-20 arası bir zindandı, Seven Fields ve diğerleri oraya gitmeyi uzun zaman önce düşünmüştü. Aynı zamanda onlara yine Ye Xiu’nun liderlik yapacağını ve bu sayede bir kaç ilk temizleme daha alacaklarını umuyorlardı. Fakat Ye Xiu’nun ihtiyaçları farklıydı zindanı ilk temizleme gibi bir ünvanla işi yoktu. Aynı zamanda, ilk temizleyen olmak için, sürekli en yüksek seviyeli insan olmalılardı sunucuda. Ye Xiu’nun bunu yapmasına imkan yoktu. Bunun sebebi yeteneğinin olmamasından değil vaktinin olmamasındandı.

Sabah oyunu kapattığında, Lord Grim 10.sunucunun seviye sıralamasında 5. olarak yerini almıştı ama şimdi? Ye Xiu listeyi açıp baktığında Lord Grim ismini bulamamıştı bile. Listedeki insanların çoğu artık 22. seviyedeydi.

Nasıl? Çünkü büyük loncaların oyuncuları çılgınlar gibi seviye kasıp zindanların ilk temizlemelerini tek tek topluyordu. Tek bir hesabı iki ya da üç kişi kontrol ediyordu böylece hesap 24 saat çevrimiçi kalıyordu. Yoruldukça oyuncu değiştiğinden her zaman dinç ve en yüksek modlarıyla oyunda kalıyorlardı. Yeteneği ne denli muazzam olursa olsun Ye Xiu’nun bu oyunculara karşı yapabileceği pek bir şey yoktu.

Bu sebeple genellikle zindan ilk temizleme ödülleri sıradan olurdu. İsimlerinin görünür olmasının yanında ilk temizlemeler aynı zamanda oyuncunun gücü ve yeteneğini diğer oyunculara da duyuruyordu. Bu yüzden de cazipti.

İlk temizlemelerle karşılaştırıldığında, zindan temizleme rekorları, beceri ve dayanıklılığın daha doğru bir gösterim sağlardı.

Bu kayıt, zaman olarak bir ölçümdü. İlk önce, sistem zamanı ayarlar. Bir takım o zamanı yenerse, zamanları yeni rekor olurdu. Her bir rekor kırıldığında kırılan rekorun yerini alırdı. Ödül ise oldukça cömert olurdu. İlk temizleme ödüllerindeki gibi ufak bir tecrübe puanı ve altın değil… Pek çok itemin yanında kesin olarak bir de mor ekipman düşerdi.

Bu tarz bir mücadele yeni başlayanlar arasında söz konusu değildi zira zindan rekorları sadece 20.seviyenin üstündeki zindanlarda yapılan bir etkinlikti. Ye Xiu baktığında 20.seviye zindanı olan Ayaz Orman’ın ilk temizlenmesinin çoktan alındığını gördü. Üstelik orijinal sistem rekoru da kırılmıştı. Şimdiye kadar rekor üç kez kırılmıştı. Güncel rekor Herb Garden tarafından 26:12:48 (dak:san:salise) süresiyle akşamüstü 18.23’te kırılmıştı.

Ye Xiu utanarak başını kaşıdı. Zindan ayrıntılarıyla kafasını fazla meşgul ediyordu, üstelik şu anki rekorun tekrar kırılacağını da biliyordu. En yüksek oyuncu şuan seviye 22 idi. Bu zindana ise seviye 25’e kadar girilebiliyordu. 25. seviyenin üstündeki oyuncuların kıracağı rekorlar sistem tarafından dikkate alınmıyordu.

“Uzman kardeş biz çoktan İskelet Mezarlığına vardık.” Seven Fields mesaj göndermişti. Bu yoldaşlarla beraber oyundan çıktığı için hala aynı seviyedeydiler. Ye Xiu gibi onlar da gün içinde uyuyormuş gibiydi.

“Tamam, hemen geliyorum.” Ye Xiu ; Lord Grim’i kontrol ederek İskelet Mezarlığı’na doğru yol aldı. Normalde seviye 15 olduklarında bu zindana gelebilirlerdi, ancak Ye Xiu’nun Bin İmkanın Şemsiyesi’ni geliştirmek için çok fazla ” Güçlü Örümcek İpeği”ne ihtiyacı vardı. Dün Seven Fields ve diğerlerine isteklerini söylemişti. Onlara seviye 15 olduktan sonra zindan değiştirebileceklerini ancak kendisinin gelmeyeceğini burada kalacağını söylemişti. Sonuç olarak herkes Ye Xiu ile birlikte kalıp Örümcek Zindanı’nda takılmıştı.

Tüm bu olanlara rağmen hala yeterli miktarda Güçlü Örümcek İpeği yoktu. Bu materyal kesin olarak Örümcek İmparatoru’ndan düşüyordu diğer bosslardan ise çok düşük de olsa düşme ihtimali vardı. Ye Xiu ve diğerleri zindanı 11 kez bitirmişlerdi. Gizli bosslarla üç kez karşılaşmışlardı. Karşılaştıkları Örümcek İmparatoru’ndan 5 tane bu eşyadan düşürmüştü, ancak diğer iki gizli boss Örümcek Savaşçısıydı ve onlardan hiç düşmemişti. Diğer zindan bosslarından toplam 7 tane düşürmüştü. İlk öldürme sayesinde aldığı 4 Güçlü Örümcek İpeği hesaba katıldığında toplamda 16 tane örümcek ipeği vardı. Ye Xiu’nun 40 taneye ihtiyacı vardı ki bu da hala 24 tane Güçlü Örümcek İpeği’ne ihtiyacı var demekti.

Dünkü tempolarını korurlarsa bu onun ihtiyacını karşılamak için 2 veya 3 güne ihtiyacı var demekti. Ye Xiu hesap yaptı, Seven Fields ve diğerleri tüm bu zaman boyunca onun yanında kalarak seviye 18 olmuştu. Seviye 20 olduklarında Örümcek Zindanı’nın maksimum seviyesinin 5 seviye üstünde olacaklardı. Glory’de bu 5 seviyelik farklar çok önemliydi, düşecek ekipmanın düşme yüzdeliği, gelecek tecrübe puanı gibi hususlarda oldukça etkiliydi. Eğer zindan seviyesini 5 seviye aşarlarsa gelecek tecrübe puanı büyük ölçüde düşecekti. Bu noktada seviye kasmak onlar için çok daha zor olacaktı. Haliyle Ye Xiu partideki diğerlerini sadece amelelik Örümcek Zindanına getirmiş olurdu ki o bunu istemeye utanıyordu.

İşleri halletmek için tamamen bu adamlara bağlanamam. Başka bir yol bulmalıyım. Ye Xİu’nun kafasından bu düşünceler geçerken Lord Grim çoktan İskelet Mezarlığına ulaşmıştı.. Kalabalığın arasından Seven Fields’ı buldu ve ona partiye katılma isteği gönderdi. Partiye girdiğinde Seven Fields ona başka bir mesaj gönderdi: “Hala başka birine ihtiyacımız var mı?”

“Gerek yok.” diye cevapladı Ye Xiu. Tekrar düşündüğünde bu zindandan düşecek bazı materyallere de ihtiyacı vardı. Henüz ihtiyacı yoktu ama olacaktı.” Bin İmkanın Şemsiyesi’ni henüz çok uzun süredir kullanmıyorum ama şimdiden bir yük haline geldi. Bu silah kesinlikle kullanan için kolay bir başlangıç sağlamıyor.” Ye Xiu iç geçirdi ve İskelet Mezarlığına girdi.


⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶