Quan Zhi Gao Shou Novel Bölüm 25

⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶

Ne dediğimi duydun mu?


“Uzman kardeş, burada herhangi bir isteğin var mı düşecek eşyalardan?”

Ye Xiu kulaklığını taktığı sırada Seven Fields’dan gelen bu mesajı görmüştü.

“İskelet Savaşçı’nın Kılıçlarını istiyorum.” diye cevapladı Ye Xiu.

“Süs Kılıçlarını mı?” Seven Fields şaşırmıştı.

“Aynen.” Ye Xiu cevapladı.

“Oh… ….Eğer isteğin varsa bence başka kimseyi eklemeyelim, bu şekilde dördümüz devam edelim.” Seven Fields’ın sözü mantıklıydı özellikle de istekler konusunda. Yeni glecek birine durumu anlatmak uzun sürebilirdi. O zaman bile yeni gelen kişi onlara güvenmeyebilirdi. Aynı zamanda eğer parti liderinin ilk seçmesini ayarlarlarsa da yeni gelecek kişi korkup kaçabilirdi. Ona ganimetten bir parça düşeceğini kim bilebilirdi ki? Bu şekilde dört arkadaşın gitmesi daha iyi olabilirdi.

“Tamam.” Ye Xiu’da bu tarz bir durumdan kaçınmak istiyordu.

Seven Fields ve diğerleri aynanda söze girdi: “Hadi gel Gizli Boss!”

“Siz çocuklar Gizli Boss öldürme bağımlılık yaptı anlaşılan ?” Ye Xiu güldü.

Üçlü edepsiz ” Ha Ha” gülümsemesiyle karşılık verdi. Ye Xiu’yu lider olarak takip ettiklerinden beri hepsinin gizli boss’lar hakkında düşünceleri vardı. Gizli Boss olmasa bile zindanı kolaylıkla bitirip düşen eşyalara için de zar atardılar, üzerlerinde herhangi bir baskı yoktu.

“Hadi Gidelim!” dedi Ye Xiu. Lord Grim bir kez daha savaş mızrağını salladı ve yolu gösterdi. Seven Fields, Sunset Clouds, Drifting Water ustaca geriden onu takip etti. İskelet Mezarlığı’nda yağmur yağıyordu. Koyu yeşil damlalar uzaktan ve yakında görülüyordu. Arka planda hayalet çığlıklarından oluşmuş efektler vardı. Zaman zaman, iki kederli inilti aniden ilerleyerek saç derilerinin titremesine neden olurdu.

Hayır … … sadece karıncalanan kafa derileri değildi. Sanki kulaklarına rüzgar sızıyor gibiydi.

Ye Xiu’nun zihni sağlam ve inatçıydı. Bunun psikolojik bir etki olmasa da, aslında esen bir şey olduğunu tespit etti.. Buna rağmen ellerinin hareketini durdurmadı başı bilinçsizce sağa ve sola döndü. Parlayan beyaz bir yüzün ve bir çift siyah gözün gizlice ona gözlerini kırpmadan baktığını gördü. Vişne kırmızı dudakları sanki kan damlasına benziyordu ……

“Pav!” Ye Xiu’ sol eliyle klavyeyi adeta tokatladı ve Lord Grim ansızın durdu. Bu sefer yedi veya sekiz tuşa basmıştı. Oyunda, Lord Grim sanki spazm geçirdi ve birkaç hata yaptı. Sadece küçük canavarlarla savaşıyor oluşları onlar için iyiydi. Seven Fields ve diğerleri onu kurtardı. Uzman kardeş dün ufacık bir hata bile yapmamıştı. Daha yeni oynamaya başlamışlardı aniden nasıl aptala dönüşüp böyle hatalar yapabilirdi. Acaba uzmana bir şey mi olmuştu? Ama daha az önce sesini duymuşlardı şuan oynayan uzmandan başkası olamazdı!

Bu sırada, Ye Xiu geri döndü ve durumu dengeye sokmak için çabucak hareket etti.. Seven Fields ve diğerleri rahatlamışken uzman kardeşin sesini duydular: “Patron, çok geç kaldın, yüz maskenle etrafta koşturarak kendini Super-Girl gibi mi hissediyorsun?”

“Ne?” Seven Fields şaşırmıştı.

“Aşk olayı.” Drifting Waters özelden Seven Fields’a yazmıştı.

Üçü hemen sustu ve daha iyi duymak için kulaklıklarını kulaklarına iyice bastırdı.

“Uyuyamadım ve bende aşağı inip biraz takılmaya karar verdim.” Chen Guo maskesini çıkarırken konuşmuştu.

“Seven Fields geri çekil. Drifting Water liderliği al. Sunset Clouds saat 4 yönüne dikkat et.” Ye Xiu savaşı yönlendiriyordu.

Chen Guo sessizce Ye Xiu’nun canavarları öldürüşüne baktı ve birdenbire şöyle dedi: “Ye Qiu’nun emekliye ayrılmaması gerektiğini düşünüyorum.”

“Haklısın.” dedi Ye Xiu.

“Bu oyun aleminde pozisyonu o kadar yüksekti ki Excellent Era takımı her aksilikte suçu ona atıyordu.” dedi Chen Guo.

“Oh.”

“Excellent Era’nın tüm savaşlarını izledim. Ye Qiu ve Savaş Tanrısı One Autmn Leaf’in eski günlerdekiler kadar güçlü olmadığını hissediyorum.”

“…….” Ye Xiu sessizdi.

“Güncel Profesyonel Lig her geçen gün daha da gelişiyor, uzmanlar artık her yerde. Mesela, Büyük Silahşör, Kılıç Azizi, Dövüş Kralı, Büyücü, bu oyuncuların hiç biri Ye Qiu’dan kötü değil, kullandıkları hesaplar da en az One Autumn Leaf kadar güçlü.”

“……” hala sessizdi.

“Bu günlerde, tek bir insan artık takımı taşıyamaz. Fakat insanlar hala Ye Qiu’dan o eski görkemli günlerdeki gibi bir taşıma performansı görmek istiyor. Ondan beklentileri çok ama çok yüksek. ” dedi Chen Guo.

“Seven Fields, biraz geri çekil şuan çok ilerdesin. Sunset Clouds, sen ve Drifting Waters birlikte durun. Bu tarafla ben ilgilenirim.” Ye Xiu bunları söylediği sırada aynı zamanda klavye ye de vurmaya başlamıştı.

“Sikik!” Chen Guo öfkelenmişti. Ye Xiu’yu ensesinden tuttu. Ensesini vahşice sıkarken kükremeye başladı: “NE DEDİĞİMİ DUYDUN MU? NE DEDİĞİMİ DUYDUN MU?!”

Internet Cafe konukları titredi. Düzenli müşteriler, Boss Chen Guo’yu kışkırtacak cesarete sahip adamı görmek isteyen gözlerle bakış attılar.. Gürültülü bir kükreme ile, bugün birilerinin trajik bir sonla karşı karşıya kalacağından korkuyorlardı.

Ye Xiu’nun kafasındaki kulaklık bir kaç kez sallanıp kafasından düştü. Kulaklıktan Seven Fields ve diğerlerinin korkuyla mırıldanışları duyuldu “Duydum duydum……”

Bu durumda dahi, Ye Xiu hala istikrarla ellerini kullanmayı sürdürdü ve oyunda Lord Grim mükkemmel bir şekilde hareket ediyordu, fakat ustası Ye Xiu gerçek dünyada ölümüne boğuluyordu… Nefes alamıyordu.

Tam Ye Xiu’nun dili dışarı çıkmak üzereyken, Chen Guo ellerini serbest bıraktı. Ye Xiu gürültüyle öksürmeye başladı fakat gözleri hala ekrana kenetliydi Chen Guo’ya sordu: “Ne söylemiştin?” Bu sırada hızlıca kulaklığı alıp taktı ve bağırmaya başladı “Seven Fields geri. Geri çık.”

Kulaklıklarını taktıktan sonra elleri çabucak klavyeye geri döndü. Onları düzgün bir şekilde yerine koyacak vakti bile yoktu.. Oyunda 4 kişi Boss ile savaşıyordu. Bir kişi eksiklerdi. Ye Xiu’nun Lord Grim’ine ihtiyaçları vardı.

Chen Guo bu adamın deli olmadığını gördü. İçinden onu boğarak öldüremem, değil mi? diye düşündü. Umutsuzca arkasına yaslandı ve önündeki bilgisayarı açtı: “Benimle oyna.”

Ye Xiu başını döndü ve baktı : “Onunla oynayamazsın o sunucu bilgisayarı!”

“Ben de patronum.” direk cevapladı Chen Guo.

Ye Xiu söyleyebilecek tek bir kelimesi yoktu. Chen Guo’nun sözleri, hiçbir zaman sunucu bilgisayarlarını kullanma kuralından daha fazla güce sahipti.

“Seninle nasıl oynayabilirim ki?” Ye Xiu bu soruyu sormak için arkasına dönmemişti. Şuan boss ile amansız bir mücadele içindeydi.

“Benim de 10. sunucuda bir hesabım var.” Chen Guo kartını bulup çıkardı ve Ye Xiu’nun suratında sallamaya başladı. Sonuç olarak Ye Xiu sadece ” Oh.” dedi ve arkasını bile dönmedi. Öfkeli Chen Guo küfürü bastı. Bu herifi cidden boğup öldürmeli ve bir delik kazıp gömmeliyim diye düşündü.

“O zaman başlangıç görevlerini yapmaya başla.” dedi Ye Xiu.

“O görevleri yapmam. Beni de zindana götür.” Chen Guo biraz aceleyle davrandı. Ye Xiu ona ne söylerse söylesin söylediğinin tersini yapacağına zaten karar vermişti.

“Hala seviye 1’sin, seni nasıl zindana getirebilirim?” dedi Ye Xiu. Yeşil Orman en düşük zindandı ve seviye 5-10 arası girebiliyordu, eğer seviye 5 olmazsa herhangi bir zindana da giremezdi.

“Bir şeyler düşün.” dedi Chen Guo.

“Tamam düşünmeme izin ver!” Ye Xiu öfledi. Sonra, elleri tekrar klavyeyi dövmeye başaldı. Aniden kulaklığını kaptı ve : “Drifting Water geriye çekil ve tekrar pozisyon al, etrafın sarılmak üzere, size ne oldu çocuklar? Çok fazla hata yapıyorsunuz!”

Kulaklığını aşağı aldıktan sonra, arkasından bir kaç kemik çıtlatma sesi geldi. Chen Guo dişlerini sıkıp sordu: “Bir şeyler düşündün mü?”

“Bir tane düşündüm.” Ye Xiu aniden söylemişti.

“Oh?” Chen Guo şaşkınlıkla sarsıldı. Bu, sistemin kurulumuna aykırı bir istekti. Nasıl bir yol bulmuştu?

“Madem görev yapmak istemiyorsun hiçbirini yapma, sadece seviye 5 olana kadar canavar öldür.” dedi Ye Xiu.

“İLK OLARAK SENİ ÖLDÜRECEĞİMMM!!”


⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶

  • mrv17

    Yaaaa yeni bölüm gelmiş😄😍 ellerinize sağlık hemen okumak istiyorum ama okula geç kaldım şimdiden teşekkür ediyorum

  • mrv173

    Derse yetişemedim😢 oturup bende yeni bölümü okudum😈 tekrar teşekkür ederim.Chen Guo ya bu bölümde bayıldım bu bölüm hala gülüyorum 😂

  • Aman novel okuyayacağım diye derslerinizden geri kalmayın, dersleriniz daha önemli 🙂 Bu arada okuldaki ilk günün hayırlı olsun. İyi dersler.

  • mrv173

    Teşekkür ederim😄 ve malesef dersler çok önemli umarım bir daha geç kalmam😂