Quan Zhi Gao Shou Novel Bölüm 27

⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶

Rehber 24 kere diyor


“Unuttum.” diyerek basitçe yanıt vererek, Ye Xiu Chen Guo’nun sorusunun üstesinden basitçe geldi. Şu an Chen Guo kendi ekranında diğer oyunculardan öldürme çalmak için hazırlanmaktan başka bir şey yapmıyordu. An itibariyle mühim bir iş yapmadığından çabucak oyunu alta alıp İskelet Mezarlığı rehberini aramaya koyuldu. Ye Xiu’ya sordu: “Hangi Boss?”

“İskelet Savaşçı. Esas olarak nasıl Pala eşyasını kesin olarak düşürebiliriz ona bak.” dedi Ye Xiu.

“Pala? Kesin düşürmek?” Chen Guo 5 yıldır bu düşük seviyeli zindanlara girmiyordu. Pala’nın nasıl bir eşya olduğunu biliyordu çünkü zaman zaman başka oyuncular ona bakması için getirmişti bu eşyayı. Fakat herhangi bir rehberde Ye Xiu’nun istediği gibi bir bilginin olup olmayacağı konusunda emin değildi.

“Evet, esas olarak bu konuyla ilgilen.” Ye Xiu özgüvenle cevaplamıştı. Detayları hatırlayamasa da bu bilginin rehberde olduğunu biliyordu, çünkü rehberi kendisi hazırlamıştı.

Chen Guo anahtar kelime kullanarak ararsa eğer böyle bir bilgi varsa bulabileceğinden emindi. Forumdaki mesajların tarihine baktığında 10 yıllık olduklarını gördü. Chen Guo tıkladı ve baktı, gördüğü şey onu şaşkınlığa uğratmıştı: “Ye Qui tarafından yazılmış….” Orjinal yazarın adı One Autmn Leaf’di, bu isim artık bir sır olmaktan çıkmıştı. Herkes daha Glory Profesyonel Ligi kurulmadan önce bu ismi bilir olmuştu. Ye Qui’nin kimliği bu alemde popüler bir uzman olarak hafızalarda yer etmişti. Öbür türlü Profesyonel Lig, bu adamı pro oyuncu olması için davet etmezdi zaten.

“Doğru. O rehbere bak, Pala’yı kesin olarak düşürebilmemiz için kaç defa vurmam gerektiğini söyle” dedi Ye Xiu.

“Ne?” Chen Guo daha önce bu yazıyı okumamıştı. O an Ye Xiu’nun ne hakkında konuştuğu hakkında bir fikri yoktu. Yazıyı hızlıca taradı ve sonunda Ye Xiu’nun ne istediğini buldu.

“24 kez İskelet Savaşçı’nın kemer tokasına vurmalısın. Aynı zamanda nerelere vurman gerektiği konusunda da fotograflar var. Görmek istermisin?” dedi Chen Guo.

“Büyütsene. Böylece rahat görebilirim” dedi Ye Xiu

Chen Guo fotografları büyüttü: “Hey, bak!”

Ye Xiu yıldırım hızıyla başını çevirdi, tekrar ekrana dönmesi bir saniyesini bile almadı.

“Baktın mı yani?” Chen Guo hayret içindeydi.

“Evet.” dedi Ye Xiu.

“Başka bir şeye ihtiyacın var mı?”

“Hayır.” dedi Ye Xiu. Neye ihtiyacı olduğunu hatırlamıştı. Tam olarak ne kadar hasar vermeleri gerektiğini hatırlamasa da Bin İmkanın Şemsiyesi’nin 180 Fiziksel Hasarı ve Lord Grim’in güç statları ile herhangi bir sorun yaşamayacağını düşünüyordu.

“Seven Fields, sola git; Sunset Clouds, yaratığın arkasına geç; Drifting Water hemen geri çekil yoksa bir sonraki dalga seni vuracak.” Ye Xiu saldırı fırsatı ararken aynı zamanda üçlüyü yönetmeye de başlamıştı. Şimdiye kadar sadece saldırılarını savuşturmuşlardı. Ye Xiu’nun emirleri olmadan saldırıya geçmemişlerdi. Seven Fields ve diğerleri Ye Xiu’nun İskelet Savaşçıyı nasıl yeneceğini bilmediği için rehbere baktığını sanıyorlardı, Pala’yı nasıl kesin olarak düşüreceğine baktığını bilmiyorlardı.

Bu pala sadece süs eşyasıydı, oyunculara herhangi ekstra bir özellik vermiyordu. Bu yüzden %100 olarak düşme ihtimali vardı. Fakat bu metodu bilmek bir şeyi değiştirmiyor zira yapabilmek yüksek seviye yetenek istiyordu.

Chen Guo çoktan oyunu bırakmış Ye Xiu’nin arkasına dikilmişti. Ye Xiu’nun arka arkaya 24 saldırıyı İskelet Savaşçı’nın tokasına nasıl yapacağını görmek istiyordu. Rehbere bakmıştı. Toka İskelet Savaşçı’nın kemerinde bulunuyordu. Oyuncu bu küçük hedefe her yönden vurmalıydı. Eğer oyuncu yaratığa 2 metreden daha yakın olmazsa, hedefe vurmanın imkanı yoktu.

Ye Xiu yaratıkla yüzleşmesi için çoktan Lord Grim’i kontrol etmeye başladı. Parti üyelerine iyileştirme büyüsü yaptığında yaratığın öfkesini üstüne çekmişti. Lord Grim rehbere bakmakla geçirilen bu sürede sürekli sağa ve sola kaçmıştı.

Rehbere baktıktan sonra bu üçünü uzağa göndermişti. Üçlü Ye Xiu’nun amacını bilmese de emrini uygulamıştı. Lord Grim’in İskelet Savaşçı ile karşılaştığını görmek kalplerinin atış hızını arttırmıştı. Savaş sonunda başlamıştı.

İskelet Savaşçı büyük adımlarla ilerledi. Kafadan tırnağa, tüm kemikleri kulak parçalayıcı bir sürtünme sesi çıkarıyordu. Ye Xiu, Lord Grim’i hızla yüzleşmek için yönetti, ancak bakışları yalnızca İskelet Savaşçısının belindeydi. Chen Guo, arkadan izlerken bunun göründüğünden daha da zor olduğunu keşfetmişti. Rehberdeki fotoğrafta toka oldukça rahat görülebiliyordu. Fakat gerçek savaşta yaratığın sürekli hareketi hedefi görünmesi imkansız hale getiriyordu.

İskelet Savaşçı boyu büyüklüğündeki kılıcını Ye Xiu’dan 2 metre uzaktayken kaldırdı. Sakin ve acele etmeden, Ye Xiu saldırdı. Bin İmkanın Şemsiyesi’nin 5 puanlık saldırı hızı İskelet Savaşçı’nın devasa kılıcından ziyadesiyle fazlaydı. Genelde bu büyüklükteki kılıçların saldırı hızı 1 olurdu. Üstelik bu devasa kılıcın saldırı menzili fazla olmasına rağmen, savaş mızrağının menziliyle kıyaslanamazdı.

Ye Xiu sakince faresini itti. Lord Grim’in mızrak darbesi ilk hedefini bulandı, bu saldırıyı
Ejderin Dişi yeteneğini kullanarak yapmıştı. İskelet Savaşçı henüz sersemlemişken Ye Xiu Gayzer Vuruşu yaparak onu birde havaya fırlatmıştı.

İskelet Savaşçı’nın vücudu Gece Yarısı Hayaleti Kedisine kıyasla ağırdı, fakat hala koca göbekli Örümcek İmparatoru’ndan hafifti. Gayzer Vuruşu ne çok yükseğe havaya uçurmuştu ne de çok alçağa…. Lord Grim üstünlüğü ele geçirmişti ve saldırıya geçmişti ancak vuruş sesleri bir kemiğe vurulduğunda çıkacak seslerden çok farklıydı.

“Vurdun.” Chen Guo heyecanla bağırmıştı.

“Bu daha ilkiydi.” Ye Xiu düşünmeden konuşmuştu. Parmak oyunlarıyla, Lord Grim etrafında döndü ve ikinci bir saldırı için hazırlandı. Tekrar Gayzer Vuruşu yaptığında ”ding” diye bir ses duyulmuştu. Bu vuruşu da tokayı tutturmuştu.

Ye Xiu aç gözlü değildi. İki vuruşu yaptıktan sonra direk geri çekilmişti. İskelet Savaşçı ayağa kalktığında, yere vurarak 360 derece etki eden bir şok dalgası oluşturdu. Bu saldırı tekniği arka arkaya bu yetenekleri kullanan oyuncuların bossları kolayca kesememesi için geliştirilmişti. Tüm önemli bosslarda bu yeteneklerden vardı.

Chen Guo ikinci kez başarılı olduğunu görmüştü. İlkinde Ye Xiu’nun güzel bir başlangıç yapmış olması onu heyecanlandırmıştı. Fakat ikinci saldırısındaki başarı onu endişelendirmeye başlamıştı. Dikkati bu düşüncelerle dağılmışken kullağına bir başka ”ding” sesi geldi.

Lord Grim mükemmel bir zamanlamayla sıçramıştı, şok dalgasından kaçınmıştı. Ye Xiu tekrardan hücuma geçti. Mızrağını saplayarak tekrar bir ”ding” sesini koparmayı başarmıştı.

İskelet Savaşçının iki eli aşağıya indi. Lord Grim çeviklikle yana yuvarlanda ve dev kılıç darbesini savuşturdu. İzleyenlerden hiç biri bu darbeden yaralanıp yaralanmadığını söyleyememişti bile. Parti listesindeki sağlık barına bakarak bu saldırıyı savuşturduğunu görebilmişlerdi.


⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶