Quan Zhi Gao Shou Novel Bölüm 42

Çevirmen: madShy, Editör: dunklesplatz, Ekip: EpikNovel

⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶

Satın Alınabilecek Ürün


Blue River onurunu kaybettiği için üzgündü. Poplar Beach tarafından alay edildiğinde yüzü sanki düşecekmiş gibi hissediyordu. En sonunda Poplar Beach’i Arenada kozlarını karşılaştırmaya davet etmişti. Poplar Beach da bu fırsatı bekliyordu, bu yüzden severek kabul etti.

 

Aynı loncanın üyeleri sık sık Arenada kozlarını paylaşırdı. Fakat Blue Brook loncası üyelerinin hepsi bu savaşın o kadar basit olmadığını biliyordu. Kim kazanırsa kazansın bu savaşı kazanan Blue Brook loncasının Beş Büyük Uzmanı arasına girebilecek nitelikte olduğunu kanıtlamış olacaktı.

 

Sonuçlara gelince, bu savaşın sonuçları asla tamamlanmadı. Şu sıralarda Blue Brook Loncası lideri onuncu sunucuda oyuncu çekmesi için Blue River’ı görevlendirdiğini açıklamıştı.

 

Blue River geçici olarak Cennet Alanı’nı terk etmiş ve yeni sunucu ile uğraşmaya başlamıştı. Geçici olarak kenara atılmaktan pek memnun değildi. Lord Grim’in aniden ortaya çıkışı ona Poplar Beach olayını anımsatıyordu. Arkadaşları cevap olarak ne söyleyeceklerini bilmiyorlardı.

 

Sessizlik. Blue River aniden bir mesaj aldı. Açtı ve Plantago Seed’den geldiğini gördü: “Ha ha ha. Rekoru kırdıktan sonra uzman neden ayrıldı acaba?

 

Blue River dik dik baktı ve öfkeyle hemen söyledi: “Ne kadar ayıp. Loncamıza bir casus mu koydun?

 

Böyle olma adamım. Sanki sen de casus koymuyorsun.” dedi Plantago Seed.

 

Hala casusum yok.” Blue River anında ve güvenle söyledi. Karşılıklı casuslar gerçekten de sıradandı. Fakat yeni sunucuda henüz ikinci günleri olduğundan, Blue River bu kadar çabuk bir tane yerleştirmemişti!

 

Eğer uygunsa, koymasanız iyi edersiniz!” Plantago Seed mesaj attı.

 

Blue River ani bir ilham kaynağıyla cevapladı: “Ha ha, bizim oyuncularımızı aktif olarak çekerseniz, o zaman geldiğinde sadece sakat gözlerinizi suçlayabileceksiniz.

 

Plantago Seed mesajı aldı ve dik dik baktı: “Neden bahsediyorsun?

 

Blue River cevap vermedi.

 

Hah, beni korkutmaya çalıştığını biliyorum. Yaşlı Blue, bu tür küçük hileleri kullanma, bu çok çocuksu.” Plantago Seed belirtti.

 

Senin için vaktim yok. Seviye atlamam gerekiyor.” Blue River cevapladı.

 

Blue River kendi işine gitti fakat Plantago Seed kafası karışmış şekilde hala orada bekliyordu. Casus ona Lord Grim’in Blue Brook loncasından ayrıldığını rapor ettiği gibi kahkahalara boğulmuştu. Onu içeri çekmeye hazırlanırken sadece Blue River’a bir mesaj atmıştı. Fakat Blue River’ın böyle tuhaf bir şey söyleyeceğini kim bilirdi. Sanki Lord Grim’i daha büyük loncaların alabilmesi için bırakmışlar gibi görünüyordu.

Ç.N : Aşağıda anlatıyor arkadaşlar böyle düşünmesinin nedenini.

 

Plantago Seed Blue River’ın mevzuyu kasten gizemli bir hale getirdiğini hissediyordu fakat bundan henüz kesin emin olamıyordu.

 

Casuslara gelince bu oyunda kendilerine karşı korunmak kolay değildi.Onlar hakkında aşırı derecede kafa yormak endişeleri arttırırdı. Fakat Lord Grim farklıydı. Bu harika bir uzmandı. Eğer loncaya gelirse kesinlikle önemli bir figür olacaktı. O sıradan bir karakter değildi. Eğer casus türünden bir kişiyse o zaman sonuçları felaket olurdu.

 

Glory’de bir zamanlar güçte Üç Büyük Loncaya kaybetmeyen bir lonca vardı fakat casuslar tarafından yok edilmişti. Bu sırada loncaların son derece saygın uzmanları diğer loncalarda casusluk yapıyordu. Sonunda casuslar olgunlaşmayı etkilediklerinden maskelerini düşürdüler ve gerçeği açıkladılar. Bir grup oyuncu ve eşyalar loncalardan ayrıldu, loncanın gücü büyük yara almıştı. Fakat en ölümcül darbe lonca gücünü geri kazanırken gelmişti, ana çekirdekteki şahsiyetler de kendilerini kahrolası casuslar olarak tanıtmıştı. Sonunda çok kritik bir zamanda yığınla insan ayrılmış ve daha fazla güç kaybetmişlerdi.Bu nedenle bir zamanlar güçlü olan bir lonca çökmüştü.

 

Bu olaydan sonra Glory’nin loncaları en üst uzmanları konusunda son derece dikkatli oldu. Daha büyük loncalar daha da dikkatliydi. Dahası büyük casus olayının şampiyonları bu yüzden yeni sunucuya geçmişti. Yeni yetiştirilen oyuncular en alttan başlayacaktı ve sonra yavaşça  Cennet Alan’a olan yollarını açacaklardı. Bu yüzden bu  insanlar inatçıydı ve Glory’nin en büyük casusları olmaya adaydı.

 

Ve şimdi bu Lord Grim? O aniden onuncu sunucuda fırlamıştı ve dikkatin odağı olmuştu. Bu tür bir insana kesinlikle ünlü loncalar sahip olmak için savaşırdı. Fakat bu kişi casus muydu? Şu günlerde, bir casus gerçekten yüksek bir profilde olabilir miydi? Plantago Seed üzüntüyle iç geçirdi, fakat hala Lord Grim’le bağlantı kurmakta kararlıydı. Ona ne kadar güç verdiğini kontrol altında tuttuğu sürece bir sıkıntı olmayacaktı.

 

Buz Ormanından ayrılan Lord Grim şimdi Boğalara doğru gidiyordu.

 

Buz Ormanı Güney batı sınır bölgesinde konumlanmıştı. Boğalar yakınlardaki bir kasabadaydı. Bir oyuncunun sunucusu ne olursa olsun bu yer acemi köyünden yeni oyuncuların ilk adım atacakları yerdi, bu yüzden buranın canlı olmadığı hiçbir zaman yoktu. Lord Grim acemi köyünden ayrıldıktan sonra direkt olarak Buz Ormanı’na gitmişti ve Boğaları yeniden diriliş noktası olarak belirlemeye zamanı olmamıştı. Karakter öldükten sonra burada tekrar canlanabiliyordu. Bu Glory’nin kurallarından biriydi.

 

Boğalar Kasabası büyük değildi fakat basit imkanların hepsine sahipti. Ye Xiu Lord Grim’i ilk önce depoya götürdü ve yeni elde ettiği Güçlü Örümcek ağı ve diğer materyalleri buraya koydu. Saklama sandığında 88 Güçlü Örümcek Ağına sahip olduğunu görünce Ye Xiu sadece gülüp ve başını sallamıştı.

 

48 Güçlü Örümcek Ağını orada bıraktıktan sonra kalan eşyaların hepsini Ye Xiu ekipman düzenleyicinin Materyal Kitaplığına gitti. Tam ekipman düzenleyiciye gitmek üzereyken aniden bir mesaj sıçradı. Açtığında Seven Fields’den geldiğini gördü.

 

Tebrikler uzman kardeş, zindan temizlerken Buz Ormanı temizleme rekorunu gördük. Ne kadar harika!” Seven Fields mesaj attı.

 

Ha ha, bu hiçbir şey.

 

Blue Brook loncasına katıldın mı?” Seven Fields sordu.

 

Hayır, sadece rekoru kırmaları için yardım ettim, bu yüzden geçici olarak katıldım. Çoktan ayrıldım.” dedi Ye Xiu.

 

Haah?” Seven Fields hayrete düştü.

 

Zindanı dönmek için kaç hakkın kaldı?” Ye Xiu aniden sordu.

 

İki tur” dedi Seven Fields.

 

Bir kişi lazım mı ? Ben hala üç kere daha dönebilirim.” Ye Xiu aniden giriş limitine ilk ulaşan olmayı düşündü.

 

Eksiğiz! Tabii ki de eksiğiz.” Seven Field ilk olarak şaşıp kalmıştı ve sonra hızlıca kendini şoktan almıştı. Uzman kardeş umulmadık biçimde onlarla zindana gitmek istiyordu. Bu gerçekten fazla iyiydi.

 

Hemen oradayım” Ye Xiu hızlıca Lord Grim’i depodan aldı ve aceleyle Buz Ormanına ilerledi.

 

Seven Fields ve diğerleri sadece normal oyunculardı ve Blue Brook loncası uzmanlarının yeteneklerine sahip değillerdi. Ye Xiu Blue Brook loncasından kişilerle daha hızlı temizleyebiliyor olmalıydı. Fakat o Seven Fields ve diğerleriyle gitmeyi tercih ediyordu. O büyük loncaların onu içeri bağlamak istediğini görmüştü. Ayrıca Blue Brook loncasının gücünü biliyordu, onlar kolayca Bin İmkanın Şemsiyesini geliştirebilmesi için gereken materyalleri verebilirdi. Diğer yandan bir loncaya katılmanın anlamı bazı sorumlulukları ve taahhütleri de beraberinde getirmesiydi. Lonca zindan için bir grup, seviye ve görev tamamlama imkanı sağlamalıydı; fakat diğer taraftan, birliğin ayrıca diğerlerinin zindanı, seviyesi ve görev tamamlamalarına yardım etmesi gerekiyordu. Ye Xiu elleri ve ayaklarının bu şekilde bağlanmasını istemiyordu.

Ç.N : Aynı benim kafa, öyle bir yere bağlanmaktan nefret ederim..

 

Onun gibi zirve uzmanlara gelindiğinde bir birliğe katılması herhangi bir birlikle iş birliği yapabileceği anlamına geliyordu. Bugün Blue Brook loncasına yeni temizleme rekoru kırmasına yardım etmişti. Bir sonraki sefer o  Herb Garden’a yardım edebilirdi.

 

Hüküm verebilme yeteneği olan insanlar onun değerini anlardı. Temizleme rekoru kırmak isteyen loncaların her biri ona yardım istemek için geleceklerdi.

 

Bu yolla, satın alınabilecek bir ürünü loncaya katılmadan almak ve bir ağacın üzerinde onu elinde tutmak daha iyiydi. Bu nasıl daha güzel olmazdı ki?


⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶