Quan Zhi Gao Shou Novel Bölüm 49

Çevirmen: madShy, Editör: dunklesplatz, Ekip: EpikNovel

⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶

Sen Gerçekten Nasıl Oynanır Bilmiyorsun


Kahretsin bu şey de ne?” Chen Guo afallamıştı. Lord Grim’in elindeki silah üçlüydü. Kılıç, mızrak, tüfek. Dönüşebilen bir silah mı?

 

Glory hakkında pek bir şey bilmeyen Tang Rou Chen Guo ile karşılaştırıldığında o kadar çok korkmamıştı. Parmakları çabucak zıpladı ve Chasing Haze bir Hapishane Tekmesi savurdu.

 

Lord Grim ondan kaçınmak için atladığında Chasing Haze ellerini kaldırdı ve Anti-Tank füzelerini kullandı. Tang Rou hızlıca hareket etti. Yeteneğin kendisi de çabucak ateşlendi. Mesafe yakındı ve Lord Grim patlamayı kafasına alarak duman bulutuna döndü.

 

Tang Rou ve Chen Guo, ikisi birden şaşırmışlardı. Sabit Alanda oyuncular bu şekilde aniden öldürülemezdi. Öldürülse bile ölü oyuncu bir ceset bırakmalıydı. Nasıl olur da duman bulutuna dönerdi?

 

Bu iyi değil!

 

Tang Rou farkına vardığında bunun için çok geçti. Bir Peng sesi ile Chasing Haze’nin boynundan kanlar çiçeklenmişti.

 

Suikastçi Yeteneği: Boğaz Kesme.

 

Bu yetenek hedefin arkasından kullanılmalıydı. Buna zırh yok sayan arka saldırı da eklenince düşük seviyeli bir yetenek olmasına rağmen hala dikkate değer bir hasar çıkartıyordu.

 

Anti-Tank füzesiyle duman olan Lord Grim’in Ninja Yeteneği Gölge Klonu Tekniği olduğunu anlamaları ikisi için de çok geçti. Hapishane Tekmesini savuşturduktan sonra yeteneği kullanmıştı. Gerçek bedeni arkadan sıvışarak Boğaz Kesmeyi tamamlarken önüne klonu bırakmıştı.

 

Tang Rou saldırılardan çok kez yaralandıktan sonra son derece konsantre olmuş bir şekilde bakmaya başlamıştı. Bir dizi basma sesinden sonra Chasing Haze’nin kanı bir ok gibi çiçeklendi. Havada yarım metrelik bir yüksekliği olmayan 180 derecelik bir dönüşü tamamlayarak son derece hızlı olan tekniğini gösterdi.

 

Mausu hızlıca ateş edecek bir hedef arayarak hareket etti. Fakat karakter döndüğünde, onu doğramak üzere gelen kanlı bir sis getiren kılıç ışığını gördü.

 

Efsunbıçak Sınıfı Vahşi Savaşçı Yeteneği: Yıkılan Dağ.

 

Özelleştirilmemiş karakterler tarafından öğrenilen becerilerin, becerinin orijinal sınıfı tarafından yapıldığı takdirde verilen hasar bonuslarına sahip olmamasına rağmen orijinal efektler değişmiyordu. Yıkılan Dağ Chasing Haze’yi doğradı. Yere vurduktan sonra kısa bir geri tepme efekti oldu. Lord Grim çabucak fırsatını değerlendirdi ve diziyle Chasing Haze’yi daha yükseğe fırlattı. Bin İmkanın Şemsiyesini bir sallamasıyla havadaki Chasing Haze’yi mermi yağmuruna tuttu. Cheng Guo ve Tang Rou bu yeteneğe aşinaydı. Bu Atıcı Yeteneği: BBQ idi.

 

Chasing Haze makineli atışıyla kızardıktan sonra yere düştü ve hızlıca tekrar dövüşmek için döndü. Fakat karakter etrafında bir daire döndükten sonra, o Lord Grim’in figürünü bulamadı. Bunun yerine gördüğü Yeşil Gobli’nin ona kayalar fırlattığıydı. Tang Rou ve Chen Guo ikisi de çökmüştü. Bu Büyücü Sınıfı Çağırıcı’nın çağırdığı hayvandı.

 

Elini kaldırdı ve goblini bombaladı bu sırada Lord Grim aniden gökyüzünden inerek Chasing Haze’in kafasına adımladı.

 

Dövüşçü Sınıfı Vurucu Yeteneği: Kartal Mührü.

 

Tang Rou daha fazla ‘sadece eğlenmek için’ tutumunu sürdüremedi. Adımladıktan sonra Chasing Haze silahını gökyüzüne doğrulttu, ona ateş etmek için hazırdı. Ancak sürpriz şekilde Lord Grim’in şemsiyesinin ucu bir kez daha onu hedef aldı. Bir alev parçası daha ateşlendi ve daha fazla kan Chasing Haze’nin kafasından tomurcuklanarak fışkırdı. Lord Grim silahın geri tepmesini kullandı ve kolayca “Hava Ateşi” ile geriye doğru uçtu.

 

Yakın dövüş Atıcılar açısından dezavantajlıydı. Tang Rou tüm zamanlarda “Hava Ateşi” ile mesafeyi açmayı istemişti, fakat bu sefer rakibi umulmadık şekilde kendini uzaklaştırmak için girişimde bulunmuştu. Birçok kez vurulduktan sonra Chasing Haze’nin fazla canı kalmamıştı. Yine de Lord Grim dokunulmamış görünüyordu. Tang Rou henüz pes etmemişti ve ona saldırmak için hazırlandığı anda Ye Xiu: “Savaşı bitirmeye ne dersin?

 

Neden?” Tang Rou sordu.

 

Gerçekten nasıl oynanır bilmediğin ortaya çıktı.” dedi Ye Xiu.

 

……..” Tang Rou ne diyeceğini bilmiyordu. Chen Guo’nun ona hevesle açıkladığı birkaç şey dışında o gerçekten çok şey bilmiyordu. Fakat öyle olsa bile sadece el hızına dayanarak Chen Guo’ya yenemediği rakiplerini yenmesi konusunda yardım etmişti. Oyuncuların büyük kısmının zorlandığı Cennet Alanı Yetenek Meydan Okumasını bile tamamlamıştı.

 

Tang Rou Glory bilmediğini söyleyebilirdi fakat o hala son derece güçlüydü.

 

Chen Guo bu nedenle onu mümkün olan her şekilde oyuna getirmeyi istiyordu. Fakat bu kız oyuna ilgi duymuyordu.

 

İnsanların çoğu kolay bulduğu şeyleri yapardı. Tang Rou ise farklıydı. Kolay bulduğu şeyler üzerine konsantre olamıyordu.

 

Chen Guo da bunu işkence olarak görüyordu. Bu son derece rekabetçi bir kızdı. Bir kez zor bir şey bulduğunda hiç kimsenin teşviki olmadan ona üstün gelene kadar duramıyordu.

 

Örneğin Chasing Haze’nin Cennet Alanı Meydan Okuma’sına saldırdığında Tang Rou başarılı olmadan önce birçok kez başarısız olmuştu. Bu kısa zamanda gösterdiği çaba Chen Guo’nun Glory aşkından yüz kat daha büyük görünüyordu.

 

Chen Guo o sefer Tang Rou’nun harekete geçtiğini düşünüyordu. Fakat Yetenek Meydan okumasını tamamladıktan sonra Tang Rou’nun Glory’e olan ilgisini çabucak kaybedeceğini kim bilirdi. Bu nedenle Chen Guo, Tang Rou’nun oyunun zorluğunu fark edebilmesi için yenemediği rakipleri aramaya devam etti. Fakat bu durumu daha kötü bir hale getirmişti. Tang Rou Arena da uzman olarak anılan kişilerle her karşılaştığında, o anında onlara üstün gelmişti.

 

Bu tür ünlü isimleri, profesyonel oyuncuları Chen Guo onları kaç kere Tang Rou’ya anlattığını bilmiyordu. Fakat Tang Rou sadece gülüyordu ve ona inanmıyordu. Seçenek yoktu. Gerçekler sözlerden daha etkiliydi. Fakat Chen Guo böylesine bir uzmanı nereden bulacaktı?

 

Tang Rou dönene kadar Chen Guo onu Ye Xiu ile deneme düşüncesini aklından çıkarmadı.

 

Chen Guo Ye Xiu’nun tam olarak ne kadar güçlü olduğunu bilmiyordu. Bu çocuk daha önce profesyonel oyuncu dairesinde bulunmuştu, bu yüzden normal oyunculardan daha güçlü olmalıydı. En kötü ihtimalle Tang Rou tekrardan şöyle diyebilirdi ”Son derece kolaydı.

 

Bu Chen Guo’nun asıl amacıydı. Fakat her zaman o Ye Xiu ile irtibat kurmaya geldi ve o onu her zaman çıldırttı. Öfkelenen Chen Guo orijinal amacını unuttu ve Tang Rou’nun arkasında duruyor ve Tang Rou’nun Ye Xiu’yu zorbaca yok etmesini ve öfkesini dindirmesini umuyordu. Fakat sonunda Tang Rou karşı saldırı fırsatı bulamadan dayağı yemişti. Sadece Ye Xiu “nasıl oynanır bilmiyorsun” dedikten sonra sonunda o asıl amacını hatırlamıştı.

 

Nasıl oynanır bilmemek mi?” Chen Guo bu ifadenin biraz aşırıya kaçtığını hissetti. Eğer nasıl oynanacağını bilmediği düşünülürse Tang Rou’nun dayakladığı rakiplerin hepsi neydi? Dahası bu çocuk fazla güçlü değil miydi? Tang Rou’yu başlangıçtan bitişe kadar baskı altında tutmuştu. Profesyonel dairede olan bir oyuncudan çok daha farklı bir seviyedeydi. Normalde yarışma kayıtlarını izlediğinde OP olmadığını hissediyordu! Görünen oydu ki problem hala rakiplerdeydi. Pro-oyuncu vs pro-oyuncu eşit rakip olarak eşleşiyorlardı bu yüzden normal dövüşçülerin dövüşlerinden hiç farkları görünmüyordu.

 

Yanda oturan Ye Xiu çoktan ayağa kalktı. Başıyla onayladı ve söyledi: “Tekniğin biraz hızlı fakat sağ ve sol elin arasındaki koordinasyon tamamen berbat. Görüş açın aniden değiştiğinde adapte olman ve yargılama kabiliyetin sıfıra oldukça yakın. Ekipman ve yeteneklere olan anlayışın neredeyse yeterli. Gerçek mücadele tecrüben çok az ve taktiklerin çok belirgin, bu nasıl oynamak sayılabilir ki? Bu yetenekle beni yenmek istiyorsan, o zaman 100 yıl sonra geri gel!


⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶