Quan Zhi Gao Shou Novel Bölüm 54

Çevirmen: madShy, Editör: dunklesplatz, Ekip: EpikNovel

⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶

Göster Bana


 

Tang Rou bu bölgede hala bir acemiydi bu yüzden belli ki durumu anlamamıştı. Ve Chen Guo? O Roket Atıcı oynadı! Savaş Büyücüsüne dair birçok muhteşem video izlemiş olsa da o asla gerçek anlamda sınıfı araştırmamıştı. O internette aratmış ve rehberlere henüz bu öğlen tıklamıştı. Chen Guo umursamaz bir şekilde iyimserlikle rastgele bir kumara güveniyordu. Arama kelimeleri Savaş Büyücüsü ve rehberi oluşturan Ye Xiu ya da One Autumn Leaf idi. Bir maçı izlerken fazla düşünmeden bir rehber seçti ve ciltlerini Tang Rou için düzenledi. Fakat daha başladıkları ilk sayfada Ye Xiu çoktan bu rehberin güncelliğinin büyük kısmını yitirdiği noktasına dikkat çekti.

 

Daha şimdi bahsettiği gibi gerçekten dokuz yıl olmuştu! Glory’nin kaç kez değiştiğini kim bilirdi, hangi sınıf değişmemişti ki? Dokuz yıl içerisinde hiçbir değişim olmasaydı, bu zaman içerisinde oyuncuların gelişmediği anlamına gelmez miydi? Eğer gerçekten bu şekilde olsaydı Glory bu kadar popüler olmazdı. Oyun zaman içerisinde gelişmişti!

 

Doğruyu mu söylüyorsun?” Chen Guo Ye Xiu’ya sordu.

 

Evet.”

 

O zaman hangi dört yer?” Tang Rou sordu.

 

Neden siz ikiniz akşam yemeğine gitmiyorsunuz? Rehberi sizin için düzenleyeceğim.” dedi Ye Xiu.

 

Bu iki kişiden biri oyuna dalmıştı, diğeri de oyuna daha çok kapılıyordu. Birlikte Savaş Büyücüsünü araştırıyor ve yemeği düşünmüyorlardı. Ye Xiu’nun bunu söylediğini duyduklarında ikisi de acıktıklarını hissetmişti.

 

O zaman önce akşam yemeğine gidiyoruz?” Chen Guo Tang Rou’ya fikrini sordu.

 

Tamam, sıkıntıya sebep olduğum için üzgünüm.” Tang Rou’nun cevabının ikinci kısmı Ye Xiu’ya hitabendi.

 

Gidin, gidin!” Ye Xiu ikisini iteledi. Oturduktan hemen sonra Chen Guo’nun şaşkınlıkla ağlaklandığını duydu: “Bu akşamın yemeği neden bu kadar lüks? Bunu kim sipariş etti?

 

Herkes bunun Kardeş Ye olduğunu söyleyince Chen Guo onu daha da küçümseyerek Tang Rou’ya söyledi: “Başkalarından nasıl yararlanacağını gerçekten iyi biliyor.

 

Ha ha.” Tang Rou gülüyordu.

 

// yerim gülüşünü, ay…

 

Sen de. O kadar kaybettikten sonra, kötü hissetmiyor musun?” Chen Guo Tang Rou’nun kaybettiği 1100 Yuan’ı tamamen ciddiye almadığını görüyordu. İnternet Kafede uzun süreli bir çalışan olarak henüz iki yıldır çalışmış olmasına rağmen Chen Guo kasten maaşını artırmıştı. Fakat Tang Rou diğer çalışanlardan farklı bir şey yapmamıştı. İnternet Kafede bir kızın yapabileceği ne kadar iş olabilirdi ki? Gerçekten de sadece ana masaya bakabilirdi. Sonuç olarak maaşı bu kadar fazla artamazdı. 1100 Yuan Tang Rou için küçük bir miktar olmamalıydı, fakat Tang Rou pek takmıyor gibiydi. Onun öfkesi Patron Chen Guo’nunkinden tamamen farklı bir türdendi.

 

Chen Guo’nun internet kafesinin popülerliğiyle en kötü ihtimalle aylık iki bini garanti edebilirdi. Bin Yuan o kadar fazla değildi. Fakat Chen Guo’nun internet kafeyi şu anki durumuna getirmesi kolay değildi. Ek olarak istikrarlı bir müşteri akışı olduğundan gerçekten para harcama alışkanlığı olan biri değildi. Tang Rou’nun birkaç sıradan PK müsabakasında bin Yuan kaybetmesi Chen Guo için bile acı vericiydi.

 

Tabii ki!” dedi Tang Rou.

 

Paranın hepsini kaybettin. Bu ay ne yiyeceksin bakayım.” dedi Chen Guo.

 

Yiyeceklerden sen sorumlu değil misin?” Tang Rou gülümsedi.

 

Chen Guo çaresizdi. Internet Kafe bir sonraki maaşından önce beş parasız kalanlara yiyecek ve barınak sağlıyordu.

 

Çabuk ol ve ye. Yedikten sonra şu adamın yeni hilelerine bakalım.” dedi Chen Guo.

 

Bu sırada Ye Xiu çabucak tarihi geçmiş kısımları düzenlemişti. Sonrasında Chen Guo’nun Tang Rou için hazırladığı materyallere baktı. Bayan Aslan ve Azize Chen Guo’nun marka bilincinin son derece güçlü olduğunu gördü. Ye Qiu ve One Autumn Leaf yazan her şeyi seçmişti. Bunu görünce Ye Xiu gerçekten ağlasa mı gülse mi bilemiyordu. Gereksiz modası geçmiş ve tekrarlanan her şeyi düzeltti. Eksik olan her şeyi ekledi, silinebilecek her şeyi sildi, giderilebilecek herhangi bir şeyi düzeltti ve üzerine üzerinde ayrıntılarıyla incelenebilecek herhangi bir şey üzerinde duruldu. Acı dolu uçurumlarla meşgulken Chen Guo ve Tang Rou yemeğini bitirerek döndü. Chen Guo baktı ve Ye Xiu’nun sadece kılavuza bir göz attığını ve çöpe gönderdiğini gördü. Hemen aceleyle sordu: “Ne yapıyorsun?

 

Orada size faydası olmayan bir sürü boş şey var. Toparlamanıza yardımcı oluyorum.” dedi Ye Xiu.

 

Gerçekten?” Chen Guo şüpheciydi. Ye Xiu onu her zaman kızdırmasına rağmen Chen Guo onun Glory yeteneğinin farkına varmıştı. Ye Xiu ondan gerçekten de açık ara daha iyiydi.

 

Emin misin? Tüm paylaşımlar Tanrı Ye Qiu tarafından yazıldı.” dedi Chen Guo.

 

Eminim. Nasıl olamam? Eğer bilseydi, toparlamamı fırsat bilir ve çok memnun olurdu.” dedi Ye Xiu.

 

İyi değil. Çöpe attığın rehbere bir göz atayım.” dedi Chen Guo.

 

Eğer anlayabileceksen, önden buyur!” Ye Xiu güldü.

 

Chen Guo uğursuzlaştı! Dürüst olmak gerekirse hiç Savaş Büyücüsü oynamamıştı. Bu rehberlerde sadece orta ve geç oyun hakkında biraz bilgi sahibi olmuştu. Bu içeriklere ulaştığında, Tang Rou kendi başına çözmek zorundaydı. Fakat Ye Xiu’nun mutlak profesyonel görünüşünü gördükten sonra Chen Guo söylemekten kendini alamadı: “Gerçekten öğretebilir misin?

 

Öğretebilirim.

 

Yani Savaş Büyücüleri hakkında her şeyi biliyorsun?

 

Biliyorum.

 

Ve ona öğrettikten sonra minnoş Tang Rou’nun seni dövmesinden korkmuyorsun?

 

Ha ha ha ha.” Ye Xiu güldü, “Nasıl bu kadar kolay olabilir. Usta yolu gösterir fakat öğrenmek tamamen kendine bağlıdır. Bunu daha önce duymuş muydun? Teorilerin hepsi aynıdır fakat öğrenip öğrenmemek sana bağlıdır. Eğer ben öğretmesem bile rehberler alenen açıkta. Biraz vakit harcarsan kesinlikle öğrenebilirsin. Benim öğretmem sadece zamandan tasarruf etmeni sağlar.

 

Söylediklerin net ve mantıklı. O halde sorayım, eğer el hızını artırmak istesen ne yapman gerekir?” Chen Guo sordu.

 

//benim bir tavsiyem var ama ortam müsait değil…

 

Mutlak el hızı mı yoksa etkin el hızı mı?” Ye Xiu sordu.

 

Tabii ki etkin el hızı.” dedi Chen Guo. Mutlak el hızı gözlerin kapalı klavye ve fareye ne kadar hızlı vurabildiğindi. Eğer gerçek bir mücadelede kullanamıyorsan ne kadar hızlı olduğunun bir manası yoktu. Sonuç olarak etkin el hızı daha önemliydi. Gereksiz eylemlerin tümünden kurtulduktan sonrasına APM deniyordu.

 

Ye Xiu ceplerini çıkardı. Bir şey çıkardı ve Chen Guo’ya verdi: “Al ve oyna.

 

Bu nedir?” Chen Guo aldı ve baktı. Avuç içi boyunda plastik tahtaydı. Üzerinde üç sıra halinde toplam 10 fare kafası vardı. Bu minik köstebek vurma oyunuydu.

 

Chen Guo  o kadar öfkelendi ki burnu kırılacaktı. Bu ne tür bir hileydi? Sonunda, Ye Xiu’nun başını döndürüp söylediğini duydu: “Dene şunu!

 

Neyi deneyeyim?

 

Güç düğmesi altında. Seviyeyi değiştirebilirsin. En düşük seviyede çalıştır ve dene! Onun üzerinde değişiklikler yaptım. Söz veriyorum seveceksin.” dedi Ye Xiu.

 

Chen Guo şüphelenmişti. Oyuncağı çalıştırdı ve on fare kafası parladı. Elektronik bip sesi çıktıktan sonra Chen Guo fare kafalarını kullanarak seviyeyi ayarladı. Chen Guo ilk kafaya bastı. Ufak bir elektronik melodi çaldıktan sonra fare kafaları parlamaya başladı.

 

Chen Guo bu tür köstebek vurma oyunlarını daha önce oynamıştı. Hangi fare kafasını çıkartırsa basmak zorundaydı. Fakat Ye Xiu’nun verdiği oyuncak Chen Guo’nun umduğundan daha hızlıydı. Telaşlı bir şekilde parlayan ışıkları takip ederek vahşice onlara basıyordu. On saniye bile geçmeden tüm fare kafaları parladı. Ona gülen bazı sesler çıkarttılar ve oyunun bittiğini anons ettiler.

 

120 APM!” Ye Xiu güldü.

 

Chen Guo şaşırıp kalmıştı..

 

120 APM’i olan kişiler 5 saniyenin üzerine zar zor çıkabiliyorlar. Onunla oynamaya devam et. Tepki hızına yardımcı olacaktır.” dedi Ye Xiu, “Eğer oynama hızın artmıyorsa, o zaman bunun ana sebebi zamanında tepki veremiyor olmandır.


⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶