Quan Zhi Gao Shou Novel Bölüm 59

Çevirmen: madShy, Editör: dunklesplatz, Ekip: EpikNovel

⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶

Çocukla mı Oynuyorsun ?


Dört canavar. Dört yönden. Pala tutan iskelette eklendiğinden Thousand Creations bu sefer kaçamazdı. Peşleyiciler ve çok uzaklarda kaybolmamış zombi yerde doğrulmuştu. Kamera tekrar tekrar dönüyordu. Ekrandaki tüm alan ölümsüz canavar kemikleri ve kokuşmuş etle kaplanmıştı.

//Thousand Creations’un tipi 😀

Ölümsüz canavarlar epeyce yavaş hareket ediyordu bu yüzden oldukça yavaş bir şekilde doğruldular. Thousand Creations aralarında ilk ayağa kalkandı. Kamera açısı döndü. Bu sefer Lord Grim ayrılmamıştı. Savaş mızrağını taşıyarak uzun adımlarla koşuyordu Lord Grim.

Şaşırarak, Thousand Creations zıplamaktan kendini alıkoyamadı. Dört canavar Thousand Creations’a vurmasına rağmen agroları hala Lord Grim üzerindeydi. Pala kullanan iskeletlerin orijinal hedefi Thousand Creations idi, fakat dört canavar tarafından vurulduğundan, Lord Grim’in saldırısı olarak kabul ediliyordu. Agroları bu yüzden Lord Grim üzerindeydi. Beş canavar ayaklandıktan sonra hepsi birden Lord Grim’e hücum ettiler.

Thousand Creations öncelikle canavarları temizlemeyi ve sonrasında da Lord Grim ile çarpışmayı planlıyordu. Fakat sonuç olarak Lord Grim’in savaş mızrağı canavarları yakalamış ve onları savaşmaya zorluyordu. Onun bakış açısı hiçbir zaman Thousand Creations’a yönelmemişti.

Bu eleman benim yerime canavarlar ile dövüşmek istiyor olabilir mi? Oradaki beş ölümsüz canavar benden daha mı değerli?

“HEY” Thousand Creations bağırdı.

“Ah, canavar mı istiyorsun? İşte bir tane geliyor. Eğlenmene bak!” Lord Grim apartkat attı ve itti. Vurduğu canavar havalanarak Thousand Creations’un ayaklarının dibine düşmüştü.

Thousand Creations şaşkına dönmüştü.

Daha önce hiç böylesine bir şey hissetmemişti.

Geçmişte her KS şovu yaptığında, karşısındaki rakipleri öfkeden kudurmuştu. Hatta bazıları anında ona saldırmıştı. Fakat sonuç olarak dayağı yemişlerdi. Böylesine bir durum gerçekten iyi hissettiriyordu.

Fakat bu sefer diğer tarafın tepkisi onu fazlasıyla çocuksu hissettiriyordu. Beş canavar toplamış ve mümkün olan her boşlukta canavarları ona doğru fırlatıyordu. Bu hareket şunu söyler gibiydi: “Küçük velet, yaygara çıkartma. Amcan sana şeker alacak.”

Thousand Creations hareketsiz kalarak boş boş bakmaya başladı. Hala agrosu Lord Grim üzerinde olan canavarlar üzerine düşmeye devam ediyordu. Emekledikten sonra sürünerek geri döndü.

“Ne? İstemiyor musun?” Lord Grim gerçekten de ona sordu.

Thousand Creations iskelet ve zombileri alt ettikten sonra bu çocuğu dayaklamak konusunda aşırı bir dürtü hissediyordu.

“Uygun şekilde dövüşmeden önce sen canavarları öldürene kadar bekleyeceğim.” Thousand Creations’un tonu aniden ciddileşti. Önceki gibi gevşek değildi ve onu kışkırtmaya çalışmıyordu.

“Gerek yok.” Lord Grim cevapladı.

“Neden!” Thousand Creations yumurtladı ve hemen sonrasında buna pişman oldu. Diğer taraf çoktan söylemişti bir kere “Hala gidecek çok yolun var.” Neden bunu tekrar söylemesi için ona bir fırsat daha vermişti ki.

“Vakit yok.” sonunda, Lord Grim bunu söyledi.

Thousand Creations’un yanaklarından yaşlar aktı. Çocuk! O hakiki bir çocuktu. Bir yetişkini onunla oynaması için kızdıran bir çocuktu. Karşılık olarak yetişkin çocuğa şunu demişti: “Amcan çok meşgul. Uslu dur. Kendi başına oyna!”

Gördüğü muamele bu şekildeydi! Thousand Creations resmi bir velet statüsüne geldiğinden ne söyleyeceğini bilemiyor Hebe Hübe ediyordu. Ağzını yamıştırarak çıkarttığı bu sesler adeta veletliğini tescilliyordu. Onun canavarları öldürmesini beklemekten başka yolu yoktu!

Thousand Creations bu plana girişti. Sonuç olarak kenarda sessizce uslu bir çocuk gibi bekledi. Fakat bu sırada bu beş canavarın işinin bitirilmesi o kadar çabuk olmayacaktı. Yardım etmeyi denese miydi? Fakat hemen bu pozisyonda olmadığını düşündü. Sonuçta canavar öldürerek vakit geçirmesi gerektiğini hissetti. Fakat canavar öldürmeyi bitirdiğinde ve kamera açısını Lord Grim’e çevirdiğinde orada hala beş canavar vardı. Başka bir tane öldürelim o zaman! Bir tane daha öldürdükten sonra neden hala orada beş canavar vardı? Bu elemanın yeteneği fena değildi. Bu kadar uzun sürmesi mantıklı değildi! Thousand Creations kaybolmuştu. Fakat dikkatlice baktıktan sonra bu beş canavar önceki beşliyle aynı mıydı?

Tam emin olamadığı sırada bir iskelet bıçaklandı ve kemikleri yere yığıldı. Kısa süre sonra diğer canavarları çekerek dövüşmekte olan Lord Grim’i gördü.

Thousand Creations kan kustu. O canavarları bitirip düello yapmayı bekliyordu fakat bu çocuk onu ciddiye bile almıyordu. Sadece seviye atlamaya konsantre olmuştu!

Thousand Creations’un öfkesi büyüdü. Ona yardım etmeye karar verdi. Yanlış, ona yardım etmeyecekti, onu rahatsız edecekti. Bu elemanın sabrı taşana kadar KS atmaya devam edecekti.

Böylece Thousand Creations ileri atıldı ve Lord Grim’in topladığı beş canavarı bıçaklamaya başladı.

Lord Grim ona bir bakış attı. Hemen bunu takiben Thousand Creations bir grup daveti aldı.

Siktir, kim seninle grup kurmak ister? KS atmak için burdayım! Thousand Creations öfkeyle daveti reddetti ve öldürmeye öldürmeye daha da öldürmeye devam etti!

Beş canavar şimdi daha hızlı ölüyordu fakat tecrübe dağılımına bakıldığında uzman KS’ci Thousand Creation bu sefer iyice yenilmişti.

Çünkü ikisi grup kurmadığından eğer aynı canavara saldırırlarsa canavarın tecrübesi paylaştırılıyordu. İlk vuruş ve son vuruş kazanılan tecrübenin 2/3ünü veriyordu. Diğer ⅓ ise ne kadar hasar verdiklerine bağlıydı.

Thousand Creations açık bir şekilde ilk vuruş yapmamıştı ve orijinalde son vuruşu çalmayı planlıyordu. Fakat sonunda, son vuruşu da yapamıyordu. Verilen toplam hasar eklendiğinde de Lord Grim’in altındaydı bu yüzden sadece acınası derecede bir tecrübe ediniyordu. Ve bu durumda düşen tüm eşyalar Lord Grim’e aitti.

Fakat en sinir bozucu kısmı beş canavar düşmeden önce Lord Grim’in yeni canavarlar çekerek durmaksızın dövüşmeye devam etmesiydi. Thousand Creations tekrar çalmayı denedi fakat trajik son önceki sefer gibi tecelli ediyordu. Sonuç olarak Lord Grim’e canavarları daha hızlı öldürmesine yardım ediyordu. Dahası tecrübenin çoğu diğer tarafa giderken, o sadece artıklarla yetinmek durumunda kalıyordu. Bunu izlemek Lord Grim’in hiçbir acı ve kayıp yaşamazken bir işçiyi çalıştırmasına benziyordu.

Thousand Creations aklını kaçıracakmış gibi öfkelenmişti. Bu dalgadan sonra aktif bir şekilde canavarları çekmeli ve geri getirmeliydi. Fakat bu sefer Lord Grim canavarları ondan uzağa getirdi, Thousand Creations’u çektiği canavarlarla yalnız bıraktı.

Thousand Creations’un yanaklarından gözyaşı selleri akıyordu. Ne yapıyordu o?

Çabucak önündeki canavarları temizledi ve ileri atıldı: “Hey, o canavarlara katılarak sana saldıracağım!”

“Yaygara çıkartmayı bırak. Git seviye atla!” diğer taraf kayıtsızca söyledi.

Thousand Creations dişlerini çıktı ve kargısını salladı. Tam Lord Grim’e savurmak üzereyken aniden bir ses duydu: “Huh? Siz çocuklar neden birlikte tecrübe kasıyorsunuz?”

Thousand Creations hemen başını çevirdi. Blue Brook Loncasının üyelerinden oluşan bir grup onlara doğru yürüyordu.Konuşan kişi onuncu sunucu Blue Brook Loncası’nın lideri Blue River idi.

// Blue River karakteri.

Thousand Creations kargısını fırlattı ve kaçmak üzereydi.

“Nereye gidiyorsun Thousand Creations?” Blue River bağırdı.

Thousand Creations zırlamaya başladı. Lonca lideri beynin yok, beynin! Başımın üzerinde lonca ismim yok, öyleyse neden kimliğimi açık ediyorsun? Bu yüzden kaçtı fakat loncaya mesaj gönderdi: “Başka biriymişim gibi davran!”

“Ne yapıyorsun?” Blue River durumu anlayamamıştı.

“Lord Grim’i kızdırdım.” Thousand Creations söyledi.

“Ne… Ne yaptın? Canavarlarını mı çaldın?” Blue River astının hatasını anlamıştı.

“B… Ben KS atıyordum.” Thousand Creations zırladı. Lord Grim’i gücendirmiş olmasına rağmen kötü hisseden o olmuştu. Bu ne kadar da yanlış bir durumdu böyle?


⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶