Quan Zhi Gao Shou Novel Bölüm 6

⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶

Bin İmkanın Şemsiyesi


İnsanlar Lord Grim’in yetenek setine neden mi gülebilirdi?

Öncelikle düşük seviyeliler çok hızlı gelişir. Yeteneklerini özenle seçmek yeni oyuncular için gereksizdi hatta çoğu oyuncu 20. seviyedeki sınıf değişiminden dolayı yetenek setlerini dizerken düşünmez bile.

20. seviyenin altındaki oyuncuların bile aşağı yukarı hangi sınıfta uzmanlaşacağı en başından belliydi, çoğu yeni oyuncuncu daha oyuna başlarken büyücü, yakın dövüşçü, menzilli-dövüşçü sınıfları gibi alanlarda genel bilgiye sahipti. Bu tarz oyuncuların yanında Ye Xiu gibi yeteneklerini her sınıftan karışık bir şekilde seçen yok muydu? Bunun gibi oyuncularda en büyük problem silahlarının onları sınırlıyor olmasıydı.

Örneğin, Keskin Nişancı sınıfının yeteneği olan Dönen Kurşun… bu yeteneği bir kılıçla kullanmak mümkün değildi. Bu ve bunun gibi yetenekler sebebiyle Lord Grim her sınıftan birer silah taşımak durumundaydı. Bu silahları hızlıca değiştirmek herkesin yapıp da katlanabileceği bir zahmet değildi.

Peki bir sınıfta uzmanlaşmamış oyunculara ne oldu? Glory’de seviye sınırının 50.seviye olduğu zamanlarda hiç bir sınıfta uzmanlaşmamış karakterler oldukça yaygındı. Üst seviye sınıfı arttırılıp, sınıf uyanışı isimli sistem duyurulunca, 50. seviyenin üstündeki görevleri alamayan Uzmanlaşmamış karakterler oynanmamak üzere rafa kaldırıldı. Şu anda Lord Grim’in yetenek dizilimine bakan oyuncular ona sadece gülecektir.

Ye Xiu bu detayların üstünde durmamış gibi gözüküyordu, üzerinde sadece basit bir bronz kılıç vardı ve bir dükkanın önünden geçerken o kılıcı da satmıştı.

Çok geçmeden ambarın içindeki eşya sandığının yolunu tuttu. Sandığın içinde beklenmedik bir biçimde bir eşya uzanıyordu.

Sunucu değiştiren hesaplar genelde bomboş olurdu. Bomboştan kasıt cüzdanları, tecrübe puanı, envanter ve depo hatta mektup kutuları bile…

Fakat 10.sunucuya transfer olan Lord Grim’in deposunda beklenmedik bir silah vardı.

Kimse bunun nasıl olduğunu bilmese de, Ye Xiu’nun hareketleri sanki böyle bir olayı beklediğini gösterir nitelikteydi. Burada bir silah bulacağını biliyordu fakat onu bulduktan sonra yüzünde herhangi bir mutluluk ifadesi belirmedi. Tam tersi bir matem havası vardı sanki. Sağ elinde yine titreme oluşmuştu. En son bu titremeyi One Autmn Leaf’i teslim ederken yaşamıştı. Şimdi ise karşısında gördüğü ekipmanı alırken aynı titremeyi deneyimliyordu..

Faresi hareket etti.

[Bin İmkanın Şemsiyesi] – Seviye 5

Ağırlık: 23 kg, Saldırı Hızı: 5

Fiziksel Hasar: 180 ; Büyü Hasarı: 180

Hepsi bundan ibaretti herhangi bir ek özelliği bulunmuyordu. Teknik olarak işlevsiz bir silahtı.

Fakat Bin İmkanın Şemsiyesi yazısının rengi beyazdan ziyade gümüş renkteydi.

Glory’de her ekipmanın seviyesi renklerle ayrılmıştı: Beyaz, Yeşil, Mavi, Mor, Turuncu… Beyaz ekipmanlar hiç bir özelliği bulunmayan sırandan eşyalardı. Yeşil renkliler ise görevlerde ödül olarak veren beyaz ekiplardan bir üst seviyedeki eşyalardı. Mavi renkliler ise zindanlardan düşürülen ve bir kaç görevden elde edilebilen eşyalardı. En sık rastlanan, temel düzeyde kabul edilebilen bir seviyedeydi bu renk ekipmanlar. Mor ve turuncu renktekiler ise nadir ve değerli olan elde etmek için fazlaca emek veya para gerektiren üst sınıf oyuncuların kullanımındaki eşyalardı.
Bin İmkanın Şemsiyesi’nin gümüş rengi bu kategorilerin hiç birine girmeyen bir eşyaydı. Chen Guo uyanıp da bunu görseydi kesinlikle hayrete düşmüş olurdu. Gümüş renk sadece oyuncuların kendi emeğiyle yaptığı eşyalara verilen bir seviyeydi ki bu Glory’nin en büyük özelliklerinden biridir. Bu ekipmanlar oyundaki üretim becerileri ile değil bir ekipman editörü aracılığıyla imal edilirdi ve oyuncular tarafından oyun-sonu içeriği olarak düşünülürdü.

Glory’deki bu ekipmanlar için yaygın bir söz söylenirdi : ”Kendi emeğinizle yaptığınız silah en güçlüsü olmayabilir, ama en güçlü silahlar insanların kendi emekleriyle yaptığı silahlardır.”

Gümüş renkteki silah ve zırhlar, efsanevi seviyedeki turuncu ekipmanları kolaylıkla sollayabilirdi. Profesyonel ligde; her kulüp kendilerine en iyi gümüş ekipmanları üretebilmek adına yürütülen araştırmalara muazzam yatırım yapmaktaydı. Savaş Tanrısı One Autmn Leaf’in gümüş mızrağı Şeytani İmha’sı gümüş ekipmanlara örnek olarak gösterilebilecek en ünlü silahtır.

Gümüş silahların özelliği, üretmesi olağanüstü derecede zor olmasına karşı her birinin eşsiz niteliklere sahip olmasında yatmaktaydı.

Ayrıca gümüş ekipmanlar büyük bir riski de beraberinde getiriyordu. Üretmeye çalışılan silah; onca emek ve paraya rağmen gümüş renkli bir çöp de olabilir, kullananının adını zirveye taşıyacak efsanevi bir silah da olabilirdi. Zaten bu yüzden Glory’de ”Kendi emeğinizle yaptığınız silah en güçlüsü olmayabilir, ama en güçlü silahlar insanların kendi emekleriyle yaptığı silahlardır.” sözü dilden dile dolaşırdı.

Bin İmkanın Şemsiyesi… Bir çöp mü yoksa paha biçilemez bir hazine miydi?

Chen Guo uyanık olsaydı bu soruya hiç düşünmeden cevap verebilirdi.

Yüksek Kalite. Bin Şansın Şemsiyesi gerçekten aynı seviyedeki bir turuncu ekipmanı rahatlıkla geçiyordu. 180 Fiziksel ve Büyü Hasarı… Bu değerler seviye 10 bir turuncu silahın değerlerine eş değerdi. Yüksek hasara sahip silahların ağır ve hantal olmasına karşın Bin İmkanın Şemsiyesi ne ağırdı ne de aşırı hantal bir silahtı. Ortalama bir saldırı hızına sahipti. Sadece saldırı hızından dolayı 10.seviye bir turuncu silahtan bir tık üstte olduğunu söylemek mümkündü.

Ama bu silahın zayıflığı da belliydi: Bin İmkanın Şemsiyesi herhangi bir özelliği olmayan sadece temel değerleri yüksek bir silahtı, kullanıcıya hasarı dışında avantajlı bir özellik sağlayamıyordu. Gerçi henüz 5.seviye de kullanılan bir silahtı bu eksikliklik ileride giderilebilirdi.

Fakat Ye Xiu, Bin İmkanın Şemsiyesi’nin gerçek bir başyapıt olduğunu bildiğinden bu düşüncelerin üzerinde çok fazla durmadı. Sayısız deneme-yanılma işleminden sonra bile bu silahı oluşturmak onun için büyük bir başarıydı. Gümüş ekipmanların bir özelliği de her ne kadar riskli olsa da sürekli modifiye edilip daha güçlü hale getirilebilir olmasıydı. Bu sayede gümüş ekipmanların modası asla geçmez ve ekipman editörü sayesinde sürekli güncellenebilirdi.

Ye Xiu usulca Bin Şansın Şemsiyesi’ni Lord Grim’in ellerine koydu. ”Hadi Başlayalım!” düşük sesli de yapılmış olsa bu motivasyon konuşması biter bitmez Lord Grim, Yeşil Orman Zindanı’nın yolunu tuttu. Sanki Lord Grim, Ye Xiu’nun sözleriyle hareket ermiş gibi bir görüntü oluşmuştu.

Yeşil Orman, en az seviye 5 olan, 5 oyuncu gerektirmekteydi. Oyuncu başarıları seviye 10 ve üzeri için geçerli değildi, bu yüzden seviye 10’un üstündeki oyuncular skor tabelasına başarılarıyla katılamıyordu. Çok sayıda parti zindanın girişinde oturmuş bekliyordu. Lord Grim alana ulaştığında, bir kaç parti daveti gelmişti. Ye Xiu dikkatlice bir seçimde bulunmadı içlerinden bir kişiye ihtiyacı olan bir partinin isteğini kabul etti.

“Güzel hoş geldiniz.” Girdiği gibi Ye Xiu, parti Sleeping Moon’un bağırdığını duydu.

”Gizli boss’tan düşen eşyaları nasıl paylaşacağız.”

“Oh? Ne kadar düşünceli! “Sleeping Moon’un konuşmasından, yeni başlayanlardan biri olmadığı anlaşılıyordu, En azından Gizli Boss’un ne olduğunu sormamıştı.

Partilerin, Gizli Boss’un çıkma ihtimaline karşı kurulması gerekiyordu, bu oyunun püf noktalarından biriydi. Gizli Boss, zindanın son bossundan biraz daha güçlü olmasına karşın, son bossdan çıkmayacak ekipmanlar gizli bosstan düşebilirdi.

Aslında Ye Xiu gibi profesyonel bir oyuncu bu çaptaki zindanları tek başına temizleyebilirdi. Fakat Gizli Boss’un zindanda çıkması için parti kurulması gerektiğinden ve Gizli Boss’tan düşecek olan eşyalara Bin İmkanın Şemsiyesi’ni geliştirmek için ihtiyacı olduğundan Ye Xiu eziklerle dolu bir partide buldu kendini. Lord Grim’in şu anki seviyesi düşünüldüğünde Bin Şansın Şemsiyesi’ni yükseltip geliştirmek oldukça zordu. Yine de şimdiden bu işe başlamaya karar verdi.

Yeşil Orman gibi düşük seviyeli zindanlarda düşen ekipmanların çok da bir değeri yoktu. Çünkü oyuncular bu seviyeleri hızla atlıyor ve sürekli ekipmanlarını yeniliyordu. Bu zindandaki gizli boss’ları çekici hale getiren daha çok düşecek olan ham maddelerdi. Bu ham maddelerin önemi asla zamanla kaybolmazdı. Eski sunucularda dahi, bu ham maddeleri elde etmek için Yeşil Orman Zindanı’na giren oyuncular vardı.

Sleeping Moon bunu biliyordu, bu yüzden dağıtım planını derhal duyurdu: ”Bu zindanda düşecek her şey para eder, bu yüzden düşen her şeyin dağıtımına zar atarak karar verilecek!”

“Peki.” Sadece bunu söyleyebildi. Nasıl düşen her şeyi kendine alabilirdi ki, bu yabancı bir partiydi sonuçta. Kimsenin düşenleri ona vermek için bir sebebi yoktu.

“Güzel hepiniz hazırsanız gidelim!.” dedi Sleeping Moon, herkesten olumlu yanıt alınca zindana girildi.

Ye Xiu, Chen Guo ile konuştuğundan daha önce kulaklığını takmamıştı, şimdi zindana girerken kulaklığını taktı. Kulaklığı takmasının üstüne çok geçmeden bir ses duydu : ” Siktir! Şu şansa bakar mısın? Gizli Boss direkt ortaya çıktı.”


⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶

  • LiarKing

    karşınızda uzöan var korkmayın

  • Bell Cranel

    Teşekkürler.

    Belki pazar da yeni bölüm gelir .p

  • Law

    Elinize saglik 🙂 erkenden vermen iyi oldu acikcasi. işinde kolay gelsin

  • mrv173

    Sandığın içinde beklenmedik bir biçimde bir eşya uzanıyordu.

    Şu olayın nasıl olduğunu gerçekten merak ediyorum keşke yazar hemen açıklamış olsa😂
    Teşekkür ederim ellerinize sağlık