Quan Zhi Gao Shou Novel Bölüm 62

Çevirmen: madShy, Editör: dunklesplatz, Ekip: EpikNovel

[maxbutton id=”4″ url=”http://homelessfansub.com/quan-zhi-gao-shou-novel-bolum-61] [maxbutton id=”2″ url=”http://homelessfansub.com/quan-zhi-gao-shou-novel/”] [maxbutton id=”3″ url=”http://homelessfansub.com/quan-zhi-gao-shou-novel-bolum-63/”]

Yagg’ı Avlamak (2)


“Her yer aynı değil mi?” Ye Xiu cevapladı, bir şekilde uslu görünüyordu.

“Fakat burada bazı şeyler olabilir o yüzden yolda durmamak en iyisi.” dedi Endless Night.

Blue River’ın kalbi elinde olmadan yumrukladı. Bu kelimeler belli ki Blue Brook loncasının duyması için konuşulmuştu. Yüzeysel bir analizle bu kelimeler Tyrannial Ambition ve Herb Garden’in bir arada olduklarını sezdiriyordu. Blue Brook Loncası onlarla müzakere ederken zorlanacaktı.

“Ah? Nasıl oluyor da bu yerin güvenli olmadığını duyuyordum?” Blue Brook Loncasından Bound Boat konuştu.

Psikolojik Savaş.

Ters psikolojik savaş.

Üç Büyük Lonca karşılaştıklarında sık sık bu durumla sonuçlanıyordu. Blue River’a kızgınlardı bu yüzden yüzündeki boş ifadeyi korudu ve diğerlerinin birbiriyle sıkıntıyla anlaşmasına izin verdi.

“Ah, öyle mi? Herb Garden’in bize komplo kurduğunu söylemeyecek misin? Bizim için en iyisi elele vermek olmaz mı?” dedi Endless Night.

El ele vermek ya da vermemek işte bütün sorgu buydu.

Blue River toplarının ağrıdığını hissetti. Direkt olarak iki lonca liderine de mesaj gönderdi: “Siz çocuklar ne yapıyorsunuz? İkiniz de buraya gelin.”

Herb Garden’in lonca lideri Plantago Seed cevapladı: “Hiçbir şey yapmadım.”

Tyrannical Ambition lonca lideri Cold Night cevapladı: “Sana zaten birini göndermedim mi?”

İkisi de iş birliği yapmıyordu. Blue River’ın kalbi acıdı.Gerçekten de, üçünün de temsilci gönderebileceğini ve herkesin sadece taş kağıt makas kullanabileceğini umduğunu ancak bunun gerçekleşmeyeceğini biliyordu. Herkes kabul etse bile sonunda kesinlikle düşmana dönecekti. Kazanan peygamber devesi tarafından takip edilen bir ağustos böceği olacaktı,arkasındaki sarıasma kuşundan habersiz bir şekilde. Kazanan sadece arkasından bıçaklanmayı bekliyor olacaktı! Bu durumun kaç defa gerçekleştiğini bilmiyordun. En sonunda tüm kazananlar aşırı ihtiyatlıydı ve sonra aniden her taraftan sürekli herkes tarafından toslanmışlardı. Orijinalde anlaşmanın hiç anlaşmamaktan bir farkı yoktu. Bu noktada zaman kaybı değil miydi?

Üç Büyük lonca dış görüntülerine çok fazla dikkat gösteriyordu. Sözlerinin inanılmaz bir ağırlık taşıyordu ve itibarları olağanüstüydü.

Fakat üçü karşılaştığında adi, utanmaz yöntemlerden ne olursa olsun hepsi ortaya çıkardı. Güven ve sözler yüzen bulutlarla aynıydı.

Tüm bunların sebebi asıl ilgilerinin diğer rakiplerine üstünlük kazanmakta yatmasıydı.

Herkes en fazla hasar veren tarafın kazandığını kabul ediyor olsa da Blue River onların kelimelerine güvenmeye cüret edemezdi.Bir zamanlar geriye düşmüş bir tarafa güvenmişti bu taraf kesinlikle onu aldatmıştı. Her Vahşi Boss avında çoğu oyuncunun öldüğünü biliyordu.

Bu anda Blue River’in zindandaki anıları canlandı. Onları vahşi Bosslarla karşılaştırdığınızda zindanın ne kadar zor olduğu fark etmezdi, hepsi çok rahat hissettiriyordu.

Hiçbir zaman birbirleriyle samimi bir ilişkide bulunmamışlardı. Her zaman diğerlerini gizlice takip ediyor ya da birbirlerine karşı gard alıyorlardı.Üç Büyük lonca arasındaki ilişki bundan ibaretti.

Endless Night’ın hala gevezelik ettiğini görünce Blue River kılıcını çekmeye hazırlanmıştı. Aslında iki loncanın liderlerini çağırdığında hiçbir iyi niyeti yoktu.Her durumda herkes utanmazın tekiydi bu yüzden ikisi gelmeye cüret etmedi ve oldukları yerde durdular. İkisi gelmemişti sadece sinir bozucu bir Endless Night vardı. Blue River onu güzelce öldürebileceğini ve bu işi bitireceğini hissediyordu. Herkes artık diğerlerine karşı ilişkilerini çoktan anlamıştı.

Fakat aniden Ye Xiu’nun dediğini duydu: “Bu Thousand Creations değil mi?”

Blue River bunu duydu ve şaşkına döndü. Bakmak için etrafında döndü. Bir oyuncu, ayaklarında büyü dalgalanmalarıyla savaş kargısını taşıyarak hiçbir şey söylemeden ilerledi ve Boss’a vurdu.

Blue River onunla ilgilenmemesi gerektiğini hissetti. Sadece disiplinsiz,plansız ve bireyseldi.

“Ona yardıma gideceğim.”

Blue River Lord Grim’in aniden bu kelimeleri sarf edeceğini ve sonra ileri atılacağını düşünmüyordu. Bu istese de kontrol edemeyeceği bir durumdu.

“Hey hey! Neden koşuyorsun? Konuşmamı bitirmedim!” Endless Night hala konuşuyordu.

Blue River aniden Kılıç Çekişiyle kılıcını çekti ve bu elemana doğru savurdu. Nasıl olduğunu bilmiyordu fakat Endless Night çoktan buna hazırlanmıştı ve geriye doğru yuvarlanarak kılıçtan kaçındı.

“Ah, ne muhteşem bir lonca lideri gizli saldırısı!” Endless Night dalga geçti.

Blue River hareket etti. Hemen arkasındaki ilerlemek üzere olan birkaç oyuncu atıldı ve harekete geçti, fakat Endless Night çoktan topuğu koymuştu. Tyrannical Ambition da hemen girişimde bulunmuştu böylece Blue Brook loncası hemen geri çekildi.

Tyrannical Ambition ile çarpışmak istemiyorlardı. Herb Garden hala arkalarındaydı!

Üç Büyük lonca birbirini kısıtlıyordu. İç içe geçmişlerdi ve hiçbiri düşünmeden bir davranışta bulunmaya cüret etmiyordu. Onlar bu çıkmaz içerisindeyken daha fazla oyuncu arazide öldü.Aslında on kişilik bir grubun beş kişisi çoktan düşmüştü. Yarısı ölmüştü.

“Ne durup izliyorsunuz. Çabuk olun ve öldürün!!”

Lord Grim aceleyle hücum ettikten sonra Ye Xiu beş üyenin bağırdığını duydu.

Net bir şekilde durumun farkında değillerdi ve Üç Büyük Loncanın karışıklığını anlamamışlardı.

Fakat Üç Büyük loncanın ne kadar karışık olduğu fark etmezdi bu beşinin kaderi ölümdü.

Eğer Kanlı Silahşör’ü öldüremezlerse öleceklerdi. Eğer Vahşi Silahşörü öldürürlerse daha pis bir şekilde gebereceklerdi. Üç Büyük lonca onlara hareket etmemişlerdi çünkü onlar eskiydi. Kanlı Savaşçıyı öldürmek için yeterli güçleri yoktu.

“Gruba katıl!!” Bu sırada beşi Thousand Creations’a bağırdı. Thousand Creations arazide dövüşe katılan altıncı kişiydi. Hemen ona davet gönderdiler fakat bu eleman gerçekten de görmezden geldi.

“Geliyorum!!” Lord Grim öne atıldıktan sonra Ye Xiu bağırırken hızlıca Blue River’ın grubundan ayrıldı.

“O ne düşünüyor?” Blue River biraz kaybetmişti. Lord Grim ileri atılarak ona kaybettirmişti. Sonta aniden gruptan ayrılmıştı. Rastgele bir gruba katılmak istemesi ona daha çok kaybettirmişti.

“Eğer Lord Grim Boss’u öldürüyorsa, çalacak mıyız çalmayacak mıyız?” Bound Boat aniden söyledi.

Blue River boş boş baktı.

Bu eleman Büyük loncaların ona yüksek saygı göstermesi gerçeğini kullanmak istiyor ve Boss’u ondan çalmayacaklarını mı düşünüyordu?

Bu düşünce çok saftı. Üç Büyük lonca ona yüksek ilgi duymasına rağmen ve çoğu durumda geri durmasına rağmen bu sadece Üç Büyük loncanın girişimde bulunacağı zamanlardaydı. Fakat şu anda girişimde bulunan oydu ve Üç Büyük loncanın niyetleri onları geri çekilmeye zorlamaktı. Bu tamamen farklı bir durumdu.

Üç Büyük lonca hiçbir şey söylemese de kimse bu durumu kabul etmeye zorlanamazdı.İhtiyatlı, mütevazı ve dışarıdan saygılı olmalarına rağmen onlara karşı bu şekilde bir entrika düzenlediğinizde, kim bunu kaldırabilirdi ki?

Thousand Creations her tarafta manevralar yaparak bir fırsat bekliyordu.

Beş oyuncu basitçe Kanlı Silahşör tarafından kovalandı ve saldırıya uğradı.

Fakat Lord Grim mevzuya daldığında herşey aniden değişti.

Hızla hareket eden Vahşi Silahşör umulmadık şekilde onun tarafından yakalanmıştı. Bir Gökyüzü Vuruşuyla Kanlı Silahşör çoktan havaya kalkmıştı.Bu, Bin İmkan’ın, savaşa bu kadar uzun süre sonra bile katıldığında, gerçekleştirme fırsatı bulamadığı bir saldırıydı.

Düşen Palmiye Çiçeği !

Kanlı Silahşör uçtu. Bu bir vahşi Bosstu ve gizli Bosslardan bile daha güçlüydü. Gökyüzü Vuruşu onu havada fazla yükseltmemişti. Eğer Düşen Palmiye Çiçeğiyle infaz edilen başka birisi olsaydı o zaman hava saldırılarını tamamlamak onlar için sorun olabilirdi.

Uçma etkisinde hava saldırılarının etkisi artıyordu.

Daha çok yükselttikçe daha çok artıyordu. Kanlı Silahşör çok fazla yükselmediği için hava saldırılarının eklenen etkileri de sınırlıydı.

Figürü sallandı ve aniden iki Lord Grim göründü. Biri orijinal yerindeyken diğeri Kanlı Silahşörün arkasına ışınlanmıştı.

Gölge Klonu Tekniği !

Gaspçı Yeteneği: Fırlatma.

Kanlı Silahşör bir kez daha fırlayarak uçtu.

Herb Garden’in oyuncuları aniden ayaklandı. Neden Kanlı Silahşör git gide onlara yaklaşıyordu?


[maxbutton id=”4″ url=”http://homelessfansub.com/quan-zhi-gao-shou-novel-bolum-61] [maxbutton id=”2″ url=”http://homelessfansub.com/quan-zhi-gao-shou-novel/”] [maxbutton id=”3″ url=”http://homelessfansub.com/quan-zhi-gao-shou-novel-bolum-63/”]