Quan Zhi Gao Shou Novel Bölüm 65

Çevirmen: madShy, Editör: dunklesplatz, Ekip: EpikNovel

[maxbutton id=”4″ url=”http://homelessfansub.com/quan-zhi-gao-shou-novel-bolum-64] [maxbutton id=”2″ url=”http://homelessfansub.com/quan-zhi-gao-shou-novel/”] [maxbutton id=”3″ url=”http://homelessfansub.com/quan-zhi-gao-shou-novel-bolum-66/”]

Yagg’ı Avlamak (5)


“Oh, şu oyuncular yardım etmek istiyor!” Kavgacı aniden konuştu. Sesinde memnuniyet dolu bir şaşkınlık tonu vardı.

Ye Xiu iç geçirdi. Bu eleman durumu anlamamıştı! Bu loncalar burada yardım etmek için bulunmuyordu. Hepsi ks atmak için gelmişlerdi. Başta harekete geçmemişlerdi çünkü bu elemanlardan çalmaya değmezdi.Vahşi Silahşör onları yok edebilirdi.

“Ayrılın!” dedi Ye Xiu.

“Ne?” Kavgacı komutunun başını ve sonunu anlamamıştı.

Diğer dört oyuncu da gerçek birer çaylaklardı. Eğer çaylak olmasalardı Vahşi Silahşor’ün gücünün farkında olurlardı. Etrafta gezinmemeli ve kendilerini öldürtmemeleri gerekirdi. Fakat bunlar Kavgacıdan daha iyi olan çaylaklardı bu yüzden en azından bu durumun iyi olmaktan çok uzakta olduğunu görmüşlerdi. Bu elemanlar erken ya da geç hareket etmemişlerdi. Boss ile temiz bir şekilde dövüşüyor olduklarını görünce aniden harekete geçmişlerdi. Yardım mı? Yardım çağrısını yardıma gerek yokken sağlıyorlardı. Fakat tam şu ana kadar neredeydiler bir Allah bilirdi.

“Eğer kaçmıyorsanız demek ki ölecek yer arıyorsunuz!” dedi Ye Xiu.

“O halde hiçbir şey için dövüştük?” partinin Vahşavı konuştu. Durum hakkında yanlış bir şeyler olduğunun farkındaydı. Fakat şuan kaçarlarsa o zaman önceden neden o kadar savaşmışlardı?

“Henüz bilmiyorum.” dedi Ye Xiu.

Beş oyuncu tamamen bir kayıptaydı.

“Fakat eğer şuan ayrılmazsanız o zaman çok geç olmuş olacak.” dedi Ye Xiu Lord Grim’in saldırılarına devam ederken.Üç Büyük Lonca hızla çoğaldı. Nişancılar gibi uzun menzilli sınıflar çoktan silahlarıyla nişan almaya başlamışlardı.

“Kaçın!” Sonunda beşinden biri liderliği alarak kaçtı. Üç Büyük Lonca bu elemanları umursamadı. Üç Büyük Lonca birbirlerine karşı koruma sağlamak için biraz boşluk bıraktığından Bossun etrafını tamamen sarmamışlardı. Bu beş oyuncunun kaçtıklarını gördüklerinde onları öldürmesi için birilerini göndermediler. Bunun yerine hepsi diğer loncaların hareketlerini inceliyordu. Bunlar ana rakipleriydi. Tüm üç lonca hemen hemen aynı anda bağırdı: “DURUN”

Bir hayli oyuncu çabucak durdu ve diğerlerini izledi. Vahşi Silahşör neredeyse önlerindeydi fakat eğer Bossun etrafını sarmak için acele ederlerse o zaman diğer loncalar arkalarını kuşatmazlar mıydı? Tüm üç lonca lideri bunun üzerine kafa patlatıyordu.

// Birader amma Büyük Loncaymışsınız. Biz MMORPG oynarken suikastçı takımı oluşturmuştuk. Hepsi görünmez olabilen Suikastçı sınıfıydı. 6 kişilik ekip gidip düşman ırkın bütün savunmasını yarıp geçiyordu, böylece istediğimiz hedefi ele geçirebiliyorduk. Madem o kadar uzmanınız var böyle bir ekip kursanız ya her şeyi ben mi söyleyeyim ….

Bunun nedeni alandaki savaşın devam ediyor olmasıydı.

Bu beş oyuncu yarı yola kadar koştuklarında aniden Lord Grim’in arkalarında olmadığının farkına vardılar. Arkalarına baktıklarında Lord Grim’in hala Vahşi Silahşör ile dövüştüğünü fark ettiler.

“Bunun anlamı ne?” beş oyuncunun kafası karışmıştı. Oyuna aşina değillerdi. Bu beyinleri olmadığı anlamına gelmiyordu. Bu oyuncu onlara kaçmalarını söylemişti fakat kendisi kalıyordu. Davranışı garipti, iyi olup olmadığını söylemek zordu. Sonuç olarak durmaktan kendilerini alamadılar.

“Uzağa kaçın! Burası tehlikeli!” Ye Xiu aniden grup kanalıyla mesaj gönderdi.

“Fakat onlar bizi öldürmeye gelmediler!” çaylak Kavgacı söyledi.

“Güven bana.” Ye Xiu bu sefer iki kelime yazdı.

Çaylakların hiçbir fikirleri yoktu. Eğer Blue River seviyesinde oyuncular olsaydı hepsi ölümüne sersemlerdi. Boss ile yoğun bir savaş sırasında yazabilmek, bu el hızı da neydi öyle?

Kavgacı acemi arkadaşlarını çağırırken kaçmaktan kendini alamadı: “Çabuk olun ve kaçın.”

Diğer dördü tereddüt etti fakat ikisi çaylak Kavgacıyı takip etti.

Diğer ikisi hala önceki konumlarında duruyordu. Hala Ye Xiu’nun kelimeleri hakkında şüphecilerdi. Kasten onları başından savmayı istediğini hissetmişlerdi.

Bu beşinin farklı bir şekilde hareket ettiğini görünce Ye Xiu’nun iki şüpheci oyuncu için sadece pişmanlık duyabilirdi. Onlara açıklamak için zamanı yoktu. Ağzı tüm savaş sırasında onlara liderlik etmek için çalışmıştı. Ayrıca yazmak için vakti de yoktu. Yazdığı önceki iki kelime zaten riskliydi ve altı kelime neredeyse oynayışını batırıyordu.

“Uzun menzilli sınıflar saldırmayı denese mi ?” Blue River altlarına danıştı. Hala ilerlememişlerdi. Uzun menzilli sınıflar biraz hasar çıkartabilirlerdi.

“Lord Grim’i vurmayacağımızı garanti edemeyiz…” uzun menzilli sınıfların hepsi terlemeye başladı. Vahşi Silahşor’ün hızı en güçlü yönüydü. Onunla dövüşmek yüksek tempo ve hızlı hareket gerektiriyordu. Bu sırada Lord Grim ve Vahşi Silahşor her yere flaşlanıyorlardı. Saldırılarının hangi hedefe vuracağını kim bilirdi.

“Bu eleman ne düşünüyor öyle !” Blue River kasvetle söyledi.

Diğer tarafta Herb Garden’dan Plantago Seed çoktan bağırmıştı: “Kahraman! Grubunu benimkine ekle ! Tüm düşenler siz çocuklara ait olacak.”

“Kahretsin!” Blue River gizlice Plantago Seed’in ihanetine bağırdı. Eğer grup onun grubuna katılırsa o zaman önceki hasar onun grubunun sayılacaktı. Kendisi bunu yapmayı düşünmemişti!

“Kardeş Grim benim tarafa katıl! Eşyaların hepsi sizin.” Blue River hemen ileri adımladı.Bir şekilde Lord Grim’e yaklaşması gerektiğini hissetti. Bazı koşullarla birlikte Lord Grim’in onun grubuna katılmaması için hiçbir sebebi yoktu.

“Benim tarafıma katıl. Ödüllerin hepsi senin. Ayrıca sana 20 Beyaz Kurt Kılı hediye edeceğim.” Tyrannical Ambitiondan Endless Night da bağırdı.Ye Xiu’nun Beyaz Kurt Kılına karşı özel bir düşkünlüğü olduğunu düşünüyordu.

“Lord Grim, ona güvenme! 20 Beyaz Kurt Kılı alabilmek için kim bilir kaç kere Buz Ormanı dönmek zorundadır?” Blue River hemen bağırdı.

“Bizde 20 tane var!” Plantago Seed bağırdı.

Bound Boat kendi kendine mırıldandı: “Bu elemanın ana hedefi olabilir mi?”

Blue River’ın ayrıca başı ağrımıştı. Gerçekten bu eleman…Tamamen duygular üzerine konuşmayı bilmiyordu. Her şeyi bir iş anlaşmasına mı dönüştürmek istiyordu?

Lord Grim hala kayıtsızca canavara saldırıyordu. Sonuç olarak üç lonca fiyat etiketinin yetersiz olduğunu düşündü ve fiyatı yükseltmeye devam etti.

Henüz kaçmamış olan ikisi çoktan sersemlemişti. “eşyaların hepsi siz çocukların olsun” sözü tek başına kalp atışlarını hızlandırmaya yeterliydi. Üç loncanın söz verdiği diğer eşyaları daha önce hiç duymamışlardı. Fakat bunları açığa çıkarmaya cüret ederlerse o zaman açıkça değerli eşyalardı.

İki oyuncu huzursuzdu! Lord Grim’i cevaplamak için dürtülüyorlardı.

Fakat ikisi çabucak kendine geldi.

Eğer kabul etse bile fark etmeyecekti! Çünkü şuan grup lideri Lord Grim değildi. Gruba katılmak veya grup daveti almak grup liderinin haklarıydı.

İkisi hemen grup listesine baktı. Lider çaylak Kavgacıydı.

İkisi hemen grup kanalına yazdılar: “GERİ GEL!!”

“Neden siz ikiniz kaçmadınız.” çaylak Kavgacı cevapladı.

“Kıçıma kaç! Burada koşullar veren birkaç lonca var.Onların gruplarına katılmamıza izin veriyorlar. Dahası ekipmanlar bizim olacak ve ayrıca sürüyle değerli eşya verecekler. Çabuk ol ve geri dön grup lideri!!” İkisi heyecanla tutarsız bir şekilde konuşurken mesaj göndermeye çabalıyorlardı.

“İşte budur!” çaylak Kavgacı şaşkınlıkla anladı. Ekipmanları bir kez duyduğunda gözleri yıldızlara döndü. Hemen geri koştu. Diğer ikisi de mesajı gördüğünde heyecanla hareket etti.

Farklı olan tek kişi Lord Grim idi. Üç Büyük loncanın liderlerinin hepsi koşullarını gruplarına katılması için önüne sunuyordu. Sonunda sistem uyarısını gördükten sonra alınlarına vurarak kendilerine geldiler: “Kahretsin, o grup lideri değil!”

Seçim şansı yoktu diğer varlığı belirsiz beş oyuncuya dönmek zorundaydılar.

“Grup lideri nereye gitti?” Üç Büyük Loncanı liderleri görüş alanlarında bile olmayan o oyuncularla ilgilenmeye başladılar.

Bu sırada Lord Grim aniden konuştu: “Herkes dikkatli olsun.”

“Ne?” herkes kendini kaybetmişti.

Lord Grim Daire Salınımını kullandıktan sonra ve Vahşi Silahşor’ü fırlattıktan sonra Vahşi Silahşor’ün bedeninden aniden kanlı soğuk bir ışık tabakası fışkırdı.

“SİKTİR! Öfkelendi mi?” Üç loncanın liderlerinin hepsi tecrübeliydi. Bilgiye ve tecrübeye sahiplerdi.

“Şaka mı yapıyorsun? Yaşam puanı nerede!!” orada toplanmış yüzlerce oyuncu şok içerisindeydi.


[maxbutton id=”4″ url=”http://homelessfansub.com/quan-zhi-gao-shou-novel-bolum-64] [maxbutton id=”2″ url=”http://homelessfansub.com/quan-zhi-gao-shou-novel/”] [maxbutton id=”3″ url=”http://homelessfansub.com/quan-zhi-gao-shou-novel-bolum-66/”]