Quan Zhi Gao Shou Novel Bölüm 66

Çevirmen: madShy, Editör: dunklesplatz, Ekip: EpikNovel

⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶

Ölümsüz Lejyon


Yaşam puanı %10 a düştüğünde Kırmızı Kan durumuna geçerdi. Bu durumda Boss Öfkelenirdi. Bu Glory’de sabit bir kuraldı.

Tüm Glory kıdemlileri izlerken nasıl olurdu da Vahşi Silahşor’ün %10 cana indirilmesini görmezden gelmişlerdi?

Fakat Vahşi Silahşor Kırmızı Kanda değildi yine de Öfkeli duruma girmişti.

Kıdemliler açıkça Vahşi Silahişorun Öfkeli durumunun ne anlama geldiğini biliyorlardı.Eğer dövüşüyor olsalardı o zaman Öfkelenmeden önce kesinlikle hazırlanırlardı. Fakat Vahşi Silahşorun bu sırada öfkeleneceğini kim düşünürdü ki.

“Kırmızı Kan Öfkelenmesinin tek yolu değil.” Bound Boat aniden söyledi.

Blue River’ın ten rengi değişmişti bile.

Gerçekten de bazı Bosslarda Kırmızı Kan durumunun dışında Öfkelenmesine sebep olan birkaç diğer yol bulunuyordu. Öfkelenme basit olmak gerekirse Bossun kendini kritik bir tehlikeden koruma yöntemiydi. Tam en sonda Vahşi Silahşor gibi vahşi Bosslar Kırmızı Kan sadece kendilerini tehlikede hissettikleri zaman değildi. Diğer koşullar da Öfkelenerek krizi çözmeleri gerektiğini hissetmelerine sebep olabiliyordu.

“200 Kombo?” Blue River yumurtladı.

Bunun farkına varmak için artık çok geçti. Kanlı Silahşor bağırmaya ve hararetlenmeye başlamışken bunun için çok geçti.

Herkes altındaki zeminin gevşediğini hissetti. Yer yüzü çoktan açılmaya başlamıştı.Kırılmış mezar taşları ve mezar kalıntılarına baktıklarında uyanmışlardı ve sarsılmaya başladılar.

Vahşi Sillahşorun Öfkesi Ölümsüz Lejyon’u çağırmıştı.

Toplanan yaratıkların sayısı agro aralığında bulunan oyuncuların sayısıyla orantılıydı. Bu sırada oldukça trajikti. Üç Büyük Loncanın liderlerinin hepsi Kanlı Silahşorun agro aralığında bulunuyordu. Lord Grim’i gruplarına katmayı deniyorlardı…

Üçü sadece tek başlarına değillerdi. Grup lideriydiler bu yüzden kendilerini sahada tüm loncaları temsil ediyordu.

Normalde Kanlı Silahşorle dövüştüklerinde Kırmızı Kan’a ulaşmadan önce liderler kesinlikle ilk olarak Kanlı Silahşor’un agro alanından çıkarlardı. Tüm bu yıllarda bu ayara dayanarak Üç Büyük Lonca kim bilir bu canavarlarla kaç defa dövüşmüşlerdi. Kanlı Silahşorün çağrısına fazlaca aşinaydılar.

“Ha ha ha ha ha…..”

Kanlı Silahşorün çağrısı devam etti. Zombilerden ve iskeletlerden oluşan topluluk çoktan mezar taşlarından ve kalıntılarından yeryüzüne çıkmıştı.

Yüzün üzerindeydiler!

“Düzeni bozmayın! Şifacı ve büyücüleri koruyun!!” Üç Büyük Loncanın talimatları hemen hemen aynıydı.

Daha yeni çağrılmış Ölümsüz Lejyon Kanlı Silahşör ile aynı agroya sahip değildi.Agroları sıfırlanmıştı ve oyuncu gördükçe saldırıyorlardı. Onlara yakın olan oyunculara saldıracaklarından. Bir anda Mezarlıkta muazzam bir savaş patlak verdi.

Kanlı Silahşor tarafından çağırılan zombiler ve iskeletler normal Mezarlık canavarlarından daha yırtıcılardı. Fakat asıl problem seviyelerinin yüksek olmasıydı. Hepsi Kanlı Silahşor ile aynı seviye olan Seviye 26 idiler ve bu mezarlıktaki en yüksek seviyeydi. Onların Seviyesi arazideki her oyuncuyu baskılıyordu, bu da onlarla kapışmayı zorlaştırıyordu.

Aniden ortaya çıkmaları ve rastgele dağılmaları dışında herkes gardı inik yakalanmıştı. İlk anda etrafı sarılan ve anında öldürülen oyuncular olmuştu.

Üç Lonca liderlerinin ifadeleri çirkinceydi. Lord Grim’in yaptığı 200 kombonun kasıtlı bir şey olduğunu hepsi biliyordu.

Bu açılan sayaç Kanlı Silahşorun kaç kez saldırdığını saymıyordu. Kaç kez saldırı aldığını sayıyordu. Fakat her taraftan saldırıya maruz kaldığı yoğun ateş altında Kombonun 200ün üzerine gitmesi çok normaldi.Sonuç olarak bu oyuncunun aşırı derecede ileri gitmelerini engelliyordu.

Normalde onlar kesinlikle komboya dikkat kesilirdi! Kombonun kırılması kombonun devam etmesinden çok daha kolaydı.

Fakat Lord Grim bir gruba komut vermiş ve 200 Komboyu aşmıştı. Dahası bunu Üç Büyük Lonca agro aralığındayken yapmıştı. Bunu açık bir şekilde bossu Öfkeli hale getirmek ve Üç Büyük Loncanın hareketini kısıtlamak için yapmıştı.

Amacı kesinlikle hala Kanlı Silahşordü.

Fakat Kanlı Silahşor şuan ne haldeydi?

Kanlı Silahşorun agrosu Öfkelendiği için değişmemişti. Agrosu hala Lord Grim üzerindeydi. Öfkelendikten sonra hemen şiddetle ateş etti ve Lord Grim’i beyaz bulutlar içinde vurdu.

Üç Loncanın oyuncuları bunu gördü fakat mutlu değillerdi. Vuruşu alan sadece Lord Grim’in gölge klonuydu.

Lord Grim’in gerçek bedeni neredeydi? Gölge klonu gözden kaybolduktan sonra başka Silahşörün bir Hava Ateşi ateşlendi ve geriye doğru uçarken çok sayıda mermi ateşledi.

Kanlı Silahşör hızlıca onu kovaladı. Üç Büyük Lonca oyuncuları Ölümsüz Lejyonla karmaşa içindeydi ve izlemeye vakitleri yoktu. Sadece ölümsüzlerin ilerleyişini durdurmaya konsantre olmuşlardı.

Çaylak Kavgacı ve diğerleri afallamıştı. Mutlulukla geri dönmüşlerdi, gruba katılmaya ve ödüllerini yakalamaya hazırlardı. Fakat böylesine bir olayın aniden meydana geleceğini kim bilirdi. Üçü sadece çaresizce diğer iki üyenin Ölümsüz Lejyon tarafından et parçalarına ayrılışını izlediler.

Üçü ayaklarına derhal hakim oldular. Sonunda Lord Grim’in uyardığı tehlikeyi anlamışlardı.

Kısa süre sonra Lord Grim’in uçarak geldiğini gördüler. Arkasında hayret verici hızdaki Kanlı Silahşor vardı.

Üçü ne yapacaklarını bilmiyordu. Lord Grim’in kaçtığını mı yoksa başka bir şey yaptığını bilmiyorlardı, ta ki Lord Grim’in komutunu görene değin: “Gidin!”

“Nereye ?” üç oyuncu sordu.

“Gelin ve Boss’u öldürün.” dedi Ye Xiu.

Şaşıarark üç oyuncu arkalarını döndü ve koştu.

“Buraya!” Ye Xiu üç oyuncuya ilerideki yönü gösterdi.

Üç Büyük Loncanın hepsi bunu net bir şekilde gördü.Yedekte hiç insan güçleri yoktu ve sadece öfkeyle ayaklarını vurabiliyorlardı.

“Bu eleman Vahşi Silahşor’ü uzaklaştırıyor!!” herkes bağırıyordu.

Blue River neredeyse öfkeden geberiyordu ve Lord Grim’e mesaj gönderdi: “Kardeş, hiç kibar değilsin!”

Bu sırada Lord Grim sadece koşuyordu. Ara sıra kovalayan Kanlı Silahşor’ü imha etmek için durdu.Blue River’a cevap vermek için vakti vardı.

“Yanlış olan ne ?” Ye Xiu cevapladı.

Yanlış olan ne diyerek neyi kastediyordu!!! Blue River bu mesajı gördüğünde öfkesi daha da büyüdü. O anda başka bir mesaj göndermek üzereydi fakat aniden söyleyecek hiçbir şey olmadığını fark etti.

Doğru, yanlış olan neydi? Bu eleman neyi yanlış yapmıştı ki? Bu eleman Kanlı Silahşoru çalmayı planlamıştı. Fakat bunu söylemek kibarca değil miydi? Burada Glory’de bu tür bir kelimeye yer yoktu! Vahşi Bosslar her zaman çalınmak için vardı. Fakat normalde her zaman Üç Büyük Lonca tarafından çalınırdı. Eğer Üç Büyük Loncanın parçası olmayan biri çalıyorsa o zaman neden aniden bu kabalık oluyordu?

Blue River dilini yutmuştu.

Ona ek olarak Endless Night da bir mesaj gönderdi.

“Çok vahşisin!!”

“Ha ha.” Ye Xiu cevapladı.

“Fakat yine de kendin hakkında bu kadar memnun olma. Oradaki birkaç kişiyle gerçekten biz tüm o çöpleri öldürmeden önce Kanlı Silahşörü öldürebileceğini mi düşünüyorsun? Gerçekten sizi bulmayacağımızı mı düşünüyorsun?” Endless Night cevapladı.

“O zaman siz çocuklar hızlansanız iyi edersiniz.” Ye Xiu güldü ve sigarasından bir nefes aldı.

“Nereye koşuyoruz?” Lord Grim’in yanındaki çaylak Kavgacı sordu.

Ye Xiu henüz yanıtlamadan diğer oyuncu bağırdı: “Uh, ah! Bize doğru gelen oyuncular var.”

“Paniklemeyin. Grup lideri pozisyonunu bana verin.” dedi Ye Xiu.

Çaylak Kavgacı düşünmeden grup lideri pozisyonunu Lord Grim’e verdi.

Sistem mesajı: Oyuncu Seven Fields gruba katıldı.

//WOW ahahah adam işi kurmuş , izleyin beyler şimdi :D:D:D

Oyuncu Drifting Water gruba katıldı.

Oyuncu Sunset Clouds gruba katıldı.

Oyuncu Sleeping Moon gruba katıldı.

Oyuncu Immersed Jade gruba katıldı.

“ÖLDÜRÜN!” Ye Xiu gürültüyle bağırdı. Çaylak Kavgacı ve diğerlerinin hepsi izledi, bir grup kişi üzerlerine gelirken afallamışlardı.Bazılar onu ‘Tanrı’, bazıları ‘uzman kardeş’ olarak çağırıyordu ve diğerleri tek bir kelime söylemedi. Hepsi Kanlı Silahşöre saldırmak üzere ileri atıldılar.


⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶