Quan Zhi Gao Shou Novel Bölüm 68

Çevirmen: madShy, Editör: dunklesplatz, Ekip: EpikNovel

[maxbutton id=”4″ url=”http://homelessfansub.com/quan-zhi-gao-shou-novel-bolum-67] [maxbutton id=”2″ url=”http://homelessfansub.com/quan-zhi-gao-shou-novel/”] [maxbutton id=”3″ url=”http://homelessfansub.com/quan-zhi-gao-shou-novel-bolum-69/”]

Kanlı Silahşor’ün İlk Öldürmesi


Ye Xiu ayrıca aşırı hızlı hareket etti ve grubun liderlik pozisyonunu Seven Fields’a devretti: “Herkes geri çekilsin.”

Seven Fields ve diğer kıdemliler daha önce Kanlı Silahşor’ü öldürmemişlerdi fakat Kanlı Silahşor’ün hikayesini duymuşlardı. Hepsi Boss Öfkelendiğinde ne olacağını biliyordu bu yüzden hemen geri çekildiler.

Ye Xiu Seven Fields’in daha iyi olacağını anladı. Hatırlayanlara ihtiyacı yoktu. Seven Fields’in liderliğinde sekiz oyuncu Kanlı Silahşor’ün agro aralığından çıktı. Ye Xiu’nun el hızı patlaması ilerledi. Lord Grim’in savaş mızrağı gözlerini bulanıklaştıran birkaç yetenek gerçekleştirdi. Kanlı Silahşor’ün canı aniden %10 Kırmızı Kana düştü.

“Ha ha ha ha ha…..”

Kanlı Silahşor çağırmaya başladı ve kan kırmızısı bir ışık katmanı yaymaya başladı. Fakat oyuncular bunun için hazırlanmıştı. Agro aralığında tek bir kişi vardı ve o grup lideri değildi.

Boss’un hareketleri tamamen kavranmıştı, dolayısıyla bu oyuncular tarafından kaçınılmaz bir şekilde ona zorbalık ediliyordu. Ye Xiu şuan Kanlı Silahşor’ü kontrol etmek ve bu durumdayken onun grubun kalanına doğru koşmadığından emin olmak zorundaydı.

Ye Xiu için böylesine bir görev yiyecek yemek kadar kolaydı.

Kanlı Silahşor’ün çağrısı bittikten sonra yanında tek bir iskelet belirdi, zayıf ve yalnız görünüyordu.

Seven Fields ve diğerleri hareket etmedi. Onlar ayrıca Kanlı Silahşor rehberini görmüşlerdi.Her ne kadar böyle vahşi Bossları loncalarıyla öldürme girişiminde bulunmuş olsalar da asla bu tür bir çağrıyı tecrübe etmemişlerdi. Kanlı Silahşor çağrısını bitirdikten sonra savaşa girip dövüşebilirler miydi? Emin değillerdi.

“Öldürün!!”

En azından Lord Grim’in çağrısını duyana kadar emin değillerdi.

Sekizi çılgınlar gibi öldürmek için geri koştu. Kanlı Silahşor tarafından çağrılmış yalnız muhafız anında parçalara ayrıldı. Buraya kim onu böyle yalnız göndermişti ki.

Kuşatma devam etti.

“Kanlı Silahşor tekrar çağırmaz mı?” Seven Fields sordu.

“Evet. %5te bir kez daha çağıracak. Ve ölmeden önce rastgele ateş edecek.” dedi Ye Xiu.

“Ne utanmaz Boss!! Seviye 26 ve rastgele ateş edecek.” dedi Seven Fields.

“Sadece savuşturmaya konsantre olun, iyi olacaksınız. Final rastgele ateşin yüksek kritin vurma şansı var. Eğer birkaç vuruş alırsanız kesinlikle öleceksiniz.” dedi Ye Xiu.

“Rastgele atıştan nasıl kaçınırız ki…” Sleeping Moon bir soru sordu.

“Senin için….biraz uzağa kaçarak.” Ye Xiu cevapladı.

“SİKTİR!”

Açıkça bu durum iyi görünüyordu. Yüksek yetenekli oyuncular Kanlı Silahşoru direkt idam edebileceklerini görebiliyorlardı. Sonuç olarak hepsi rahatça konuştu.Canı %5 olduğunda sekiz oyuncu bir kez daha agro aralığından çıktılar. Kanlı Silahşor yalnız bir zombi çağırdı, bir kez daha onlar tarafından çürük et parçalarına dönüşmüştü.

Üç Büyük Loncanın oyuncuları dişlerini çıkarmış ve pençelerini sallayarak git gide yaklaşıyordu. Ye Xiu Endless Night’tan başka bir mesaj aldı, hala gururla konuşuyordu: “Ha ha ha. Hala dövüşüyorsun? Çok çalışmış olmalısın! Şuan loncamızın grubuna katılsan daha iyi olacak.”

Ye Xiu onu görmezden geldi. Böylesine kritik bir zamanda Bossu öldürmeye konsantre olmalıydı. Bu gerçek her şeydi.

Üç Büyük Loncanın oyuncular yaklaştı. Fakat Kanlı Silahşor’ün canı hala yeterince düşük değildi. Seven Fields ve diğerleri biraz endişelendi. Zamanları dolmuş gibiydi? Hepsinden sonra karar verici Ye Xiu kadar güvende hissetmiyorlardı.

“Cheng cheng cheng cheng……”

Çoktan Üç Büyük loncanın nişancılarının mermilerini çıkarttığını ve doldurmaya başladıklarını duyuyorlardı.

“Dağılın!!” Ye Xiu aniden bağırdı.

Sevin Fields ve diğerleri arkalarına bakmadan mekandan kaçtılar.

Bu sahneyi gördüklerinde Üç Büyük Loncanın oyuncuları bilinç altlarında ayaklarını durdurdular.

“SİKEYİM,TEKRAR?” biri bağırdı.

“Nasıl bu kadar mükemmel zamanlıyor!” biri buna inanamıyordu.

“Birlikler, benimle!!” Blue River etrafta oyalanmadan söyledi.Grup liderliğini başka bir grup liderine devretti ve on seçkin oyuncuyu öne getirdi.

Tyrannical Ambition ve Herb Garden da aynı kararı verdi. Hepsi on oyunculuk gruplar oluşturdu. Bu yolla Kanlı Silahşor tekrar Öfkelense bile sadece 30 canavar çağırabilirdi. Kanlı Silahşorü öldürürken Ölümsüz Lejyon’u ortadan kaldıracak yedeklerden ayrıldılar.

Üç takım çılgınlar gibi ileri atıldı.Onlar birbirleriyle kimin en hızlı ilerlediğini görmek için kapışıyorlardı. Bu anda onlar bir kez daha Kanlı Silahşorle dövüşen varlığı belirsiz oyunculara karşı gardlarını indirmişlerdi. Bu bir tür alışkanlıktı.

“Her grup üç kişi çıkarsın ve şu çocukları öldürsün.” Blue River bağırdı.

Onlar daha fazla bu grubun varlığına göz yumamazlardı.Öldürmeseler bile onlar en azından bu elemanları uzaklaştırmak zorundaydı böylece Kanlı Silahşor mücadele dışı durumuna girebilirdi. Sadece o zaman Boss’a verdikleri hasar temizlenebilirdi.

Lord Grim için ise Blue River oldukça pişman hissediyordu. Eğer iş birliği yapmamış olsalardı durumu alt etmesi bu kadar kolay olmayacaktı. Blue River bir şekilde tereddüt ediyordu.

Tyrannical Ambition’un lonca lideri çoktan kabul etmişti ve gruplarından üç oyuncuyu göndermişti.

Blue River Herb Garden’in tarafına baktı. Oyuncular gönderilmişti fakat Plantago Seed’i göremiyordu.

“Plantago Seed nerede?” Blue River sordu.

Bir Herb Garden oyuncusu son derece utanarak: “Öldü.”

“Öldü?” Blue River şaşırdı. Karnına ağrı girene kadar sesli bir kahkaha attı.

Ölümsüz Lejyon aniden çağrıldığında durum kaosa dönmüştü. Herhangi birinin ölmesi garip bir şey değildi.Fakat Plantago Seed’in yeteneği düşük değildi. Ekipmanları da kötü olmaktan uzaktı en azından normalde kalabileceğinden daha uzun süre hayatta kalmalıydı. Fakat sonunda yine de ölmüştü. Ne kadar çaresiz ve acınası bir durumda olduğunu hayal edebiliyordu.

Blue River’ın yüksek sesle gülmesi Herb Garden oyuncularının moralini aşırı derecede bozdu fakat daha fazla moral bozan şey sonradan geldi.

“Neye gülüyorsun?” Tyrannical Ambition’dan Cold Night sordu.

“Plantago Seed ölmüş.” dedi Blue River.

“Gerçekten? Tebrikler!” Cold Night gözünü bile kırpmadı.

“Sana da ! Sana da!” dedi Blue River.

Herb Garden’in oyuncularının hepsi kan kustu.

Bu sırada Kanlı Silahşore yaklaşan oyuncular Ye Xiu’nun bağırışını duydu: “Herkes dikkatli olsun!!”

Plantago Seed’in öldüğü haberini duyduğundan Blue River’ın morali oldukça iyiydi ve tutkuyla güldü: “Endişelenme kardeş. Hallederiz.”

“O zaman iyi.” Ye Xiu güldü.

“İYİ DEĞİL!!!” Thousand Creations aniden bağırdı. Bu eleman ks atmayı seviyordu ve canavarların hayatları için doğal bir hissiyatı vardı. Bu sırada ona hala tamamen yaklaşmamış olmasına rağmen uğursuz bir önsezisi vardı.

“Yanlış olan ne?” Blue River sordu.

“Ya ya ya ya ya!!!!!” Kanlı Silahşor bir kez daha bağırmaya başladı ve kan kırmızısı bir ışık yaydı.

At duruşu. İki elini göğsünde çapraz olarak birleştirdi. Sol eli sağ elindeki silaha destek oldu.

“Sikeyim , rastgele atış!!!” uzmanların hepsi yıkıldı.

Rastgele atış patlak verdi.

Kanlı Silahşor ateş etmeyi kesmedi. Sağ elindeki silah bir imha bulanıklığına dönüşmüştü. Sayısız mermi tüm yönlere hemen hemen aynı zamanda uçtu. Teoride elindeki silah altıpatlar bile olsa zincirleme atışı makineli tüfekten bile daha hızlıydı. Ayrıca tekrar doldurmasına gerek yoktu.Bu bir yetenekti!

Üç Büyük Loncanın oyuncuları aceleyle başlarını korudular ve sıçanlar gibi kaçıştılar. Yerde üç oyuncu ölmüştü. Onlar çok yakındaydı. Böylesine yüksek bir ateş hızıyla savuşturmaya vakitleri yoktu.Yatma, yere uzanma, S kıvrılışı yapma, formlarını bozarak herkes hayatta kalmaya çalışıyordu.

Ancak etkinin zirvesinde bulunan kişi Lord Grim idi. Diğer yandan baktıklarında hepsinin gördüğü bir ışık sisiydi.

Tekrar Gölge Klonu tekniğiydi.

Fakat bu sefer gerçek bedeni Bossun 360 derece etrafında hiçbir yerde görünmedi. O üzerinde gökyüzünde belirdi.

Lord Grim iniş yaptı ve Dövüşçü yeteneği Kartal Mührünü kullanarak Kanlı Silahşor’ün kafasına adımladı.

Bir ayak, iki ayak.

Savaş mızrağı yükseldi. Havada bir Daire Salınımı!

Kanlı Silahşor Süper Zırh durumunda olmasına rağmen rastgele ateş ederken Daire Salınımı Süper Zırhı’nı yok sayan bir yetenekti.

Savaş mızrağı Kanlı Silahşor’ün etrafını 270 derece çizerek savruldu.

Lord Grim yere düştü. İki eli yere savaş mızrağıyla vurdu ve Kanlı Silahşor mızrağın altındaydı.

Rastgele Atış durdu. Üç Büyük Loncanın oyuncuları sanki hayatları ellerinden alınmış gibi hissettiler. Bu sırada Lord Grim çoktan Gökyüzü Vuruşu, Ejderha Dişi ve Düşen Palmiye Çiçeğini kullanmıştı.

Kanlı Silahşor sonunda o korkunç feryadını haykırdı.

Sistem Anonsu:Seven Fields, Lord Grim, Steamed Bun Invasion, Grazing Fire, Bright Mushroom, Sleeping Moon, Drifting Water, Immersed Jade Kanlı Silahşor ilk öldürmesini tamamladı!

Üç Büyük loncanın oyuncularının ifadeleri yerini ölümcül bir solgunluk vardı. Ye Xiu çabucak gruba bir mesaj gönderdi: “Bana Kanlı Tüfeği verin. Siz çocuklar kalanını alabilirsiniz!”


[maxbutton id=”4″ url=”http://homelessfansub.com/quan-zhi-gao-shou-novel-bolum-67] [maxbutton id=”2″ url=”http://homelessfansub.com/quan-zhi-gao-shou-novel/”] [maxbutton id=”3″ url=”http://homelessfansub.com/quan-zhi-gao-shou-novel-bolum-69/”]