Quan Zhi Gao Shou Novel Bölüm 70

Çevirmen: madShy, Editör: dunklesplatz, Ekip: EpikNovel

⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶

Kopya Yükseltme


Sonunda Üç Büyük Lonca onu kovalamayı bıraktı. Rahatladıktan sonra Ye Xiu kulaklıklarını çıkarttı ve arkasını döndü.Uzun süredir arkasında olan kalabalıktan hala canlılık hissediyordu.

“Kardeş sen mükemmelsin!!” herkes övgüler yağdırdı.

Ye Xiu güldü: “Şanslı,şanslı..”

“Ne düştü?” birisi merakla sordu.

“Bir Kanlı Tüfek aldım.” dedi Ye Xiu. Ye Xiu bu eşyanın düştüğünü gördüğünde hemen üzerine tıklamıştı.Seven Fields ve diğerleri bunu görerek onu dikkate aldılar.Onlar kesinlikle uzman kardeşle rekabet etmezdi.Fakat asıl soru bu üç çaylak da kimin nesiydi?

Glory’de ekipmanların hiçbir bağlayıcısı yoktu.Ekipmanı kullanamasanız bile yine de alabilir ve onu satabilirdiniz.Sonuç olarak rastgele gruplarda zindanlar her zaman batardı.Eğer eşya için talebin varsa rastgele gruplar iyi bir seçenek değildi. Eğer talep ediyorsan o halde arkadaşlar ya da lonca aramak daha iyiydi. Bir grup oluşturmak bu yolla sınıf ekipmanların için sana öncelik verebilirdi.Rastgele gruplar ise tecrübe kazanıyor ve para yapıyordu.

Sonuç olarak Ye Xiu’nun talebini duyduklarında Seven Fields ve diğerleri onun için zar atmamalarına rağmen ondan vazgeçmediler. Diğer üç yabancının ne yapacağını görmek zorundaydılar. Herhangi birisi eşya için zar atmış olsaydı o zaman onlar da zar atacaktı ve uzman kardeşin eşyayı almasına yardım edeceklerdi. Daha fazla kişi olduklarından dolayı kazanma olasılıkları daha yüksekti.

Fakat gerçekten fazla şüphelilerdi. Bu üç oyuncu hızlıca Kanlı Tüfekten vazgeçmişlerdi. Seven Fields ve diğerleri de ondan vazgeçtiklerinde Kanlı Tüfek Lord Grim’in envanterine düşmüştü.

Diğer eşyaları dikkatlice inceleyecek vakitleri yoktu. Uzman kardeş onları “Kaçın kaçın kaçın” diye dürtmeye devam ediyordu.Herkes rastgele zar atmıştı.Kimde ne olduğunu bile bilmiyorlardı.

Yine de onlar haftada üç kere doğan bir vahşi Boss’tan ekipman aldıkları için son derece mutluydular. Derken, ondan hepsi Seviye 25 olan Mavi ekipmanın dört parçası düşmüştü. Aslında şansları o kadar iyi değildi.Eğer vahşi Boss’tan Mor ekipman elde etme fırsatları olsaydı iyi olabilirdi.

Karşılaştırıldığında ilk öldürme onları daha çok harika hissettiriyordu. Üç Büyük Loncanın oyuncularının nasıl öfkeden deliye dönüşünü izleyince, sırf dört Mavi ekipman çaldırdıkları için nasıl bu duruma düşebiliyorlardı ki? Seven Fields ve diğerleri adlarının sürekli skor tablosunda görmekten son dece memnunlardı. Öyle mutlulardı ki gülümsemelerini durduramıyorlardı.

Ye Xiu’nun da etrafında duran ve onu izleyen bir sürü kişi vardı. Fakat bu sırada kendisini kalabalıktan kurtaracak birkaç kelime söyledi. Herkes ona çok aşina değildi. Biraz üstünkörü konuştuktan sonra ilginç olan bir şey olmadığını fark ettiler dolayısıyla dağıldılar. Sadece Chen Guo hala orada duruyordu.

“Patron….” Ye Xiu onu selamladı.Baktığı sırada hemen bilgisayardan çıkış yaptı: “Resepsiyon masasına gidiyorum.” Neredeyse 11 olmuştu onun için gece vardiyasini alma zamanıydı.

Ye Xiu’yu böyle görünce Chen Guo onu vardiya için çağırmaya gelmediğini söylemek konusunda utanmış hissetti, daha ziyade bütün patırtının nedenini öğrenmek istiyordu.

Saat 11. İnternet Kafe aniden tamamen boşalmıştı. Ye Xiu’yu izleyen epeyce oyuncu hızlıca ayrıldı.Glory yeni sunucusunun coşkusu hala olmasına rağmen çoğu müşterinin dersleri ya da yapacak işleri vardı, bu yüzden tüm geceyi tembellik ederek bu oyuna harcayamazlardı.

Çalışanlar vardiyalarını teslim etmeleri ve ayrılmaları nedeniyle de Chen Guo İnternet Kafenin daha boş olduğunu hissetti.Sadece Ye Xiu resepsiyon masasında tamamen yalnız bir şekilde oturuyordu.Chen Guo bakmak için gittiğinde bu eleman çoktan oyuna tekrar girmişti. O gerçekten aşırı derecede umursamaz biriydi. Uyumak ve yemek dışında bu eleman tüm gün oyun sadece oyun oynamayı biliyordu.

Chen Guo onu alaya alırken İnternet Kafenin diğer bir kısmına doğru ilerledi. Bu kız oldukça talihsizdi.Oyuncuların aktif olduğu periyodun zirvelerinde oynamıştı. Görevleri tamamlamak yorucuydu.Şuan oyunda olan çok az oyuncu vardı durum bir miktar daha iyi bir hal almıştı, görevleri tamamlamak da bir o kadar eğlenceli hale gelmişti.

Chen Guo kendini okşadı. Tang Rou başını çevirdi ve Chen Guo ile yüz yüze geldi, yüksek sesle sordu: “Ne yapıyorsun?”

Chen Guo kulaklıklarını çıkardı: “Saat 11.”

“Ne? Çoktan 11 mi oldu? Hiç farkında değilim!!” Tang Rou hayrete düşmüştü.

“Kaç seviyesin?” Chen Guo sordu.

“Seviye 6.” Çünkü o da zirve saatlerde oynuyordu, Tang Rou gerçekten çok yavaş seviye atlamıştı.

“Hala uyumayacak mısın?” Chen Guo söyledi.

“Sen önden git! Biraz daha oyalanacağım.” Tang Rou tekrar kulaklıklarını taktı ve oyun dünyasına geri döndü.

“O zaman ilk ben gidiyorum.Erken yat.” dedi Chen Guo, fakat Tang Rou cevaplamadı. Açıkça kulaklıklarını taktıktan sonra artık Chen Guo’nun sözlerinden bihaberdi. Chen Guo kaybetmiş bir hisle oradan ayrıldı. Orijinalde İnternet Kafenin en çılgın Glory hayranıydı. Ye Xiu bir kez geldiğinde Tang Rou’yu da beraberinde getirmişti, bu ikisinin böylesine inanılmaz bir enerjiyle oynadığını görmesi, bunun için artık o kadar coşkulu olmadığından mı kaynaklanıyordu? Chen Guo bunun hakkında düşünürken ikinci kata dinlenmek için ilk dönen olmuştu.

Gerçekten aylak aylak gezen kimse yoktu. Herkes bilgisayarının başına oturmuş ve oyununa odaklanmıştı.

Ye Xiu oyuna girdikten sonra Seven Fields ve diğerleri hemen sorular yağdırmaya başladı. Uzman kardeşin aniden oyundan çıktığını görünce hepsi ona kötü bir şey olduğunu sanmışlardı.

“Bir şey yok. Oldukça iyiyim. Fakat siz çocukların da dikkatli olması gerekiyor.” Ye Xiu herkese cevap verdi.

“Bunun hakkında endişe etme!” Seven Fields ve diğerleri hor görülerek küçümsenmişlerdi. Onların karakterlerinin gücü Ye Xiu ile yakından ilgiliydi. Önceden Üç Büyük Loncayı tanrı olarak kabul ediyorlar ve onlara tapıyorlardı. Fakat Ye Xiu ile birkaç kez kesiştikten sonra ilk bakış açılarının çok dar olduğunun farkına varmışlardı.Uzman kardeş ile karşılaştırıldığında onlar nasıl tanrılar olarak kabul edilebilirlerdi ki? Şu anda uzman kardeşin Üç Büyük Loncanın önünden tereyağından kıl çeker gibi Bossu çalışına tanık olmuşlardı. Bu elemanlar Üç Büyük Loncayı ayaklarının altına alabilecekleri kadar şerefli hissetmişlerdi.Kalplerindeki haz endişelerinin çok ötesine tekabül ediyordu.

Immersed Jade, Steamed Bun Invasion,diğer elemanlar ve şu çaylaklar ise ne kazanıp ne kaybettiklerinin farkında bile değillerdi.Ekipmanlar henüz bir süre önce paylaştırıldığında son derece mutlu hissetmişlerdi.

“Şehre geri döneceğim.” Ye Xiu herkesi bilgilendirdi.

“Ah ah. Uzman kardeş sonra görüşürüz.” Herkes telaşla cevapladı.

“Herkes dikkatli olsun.” Ye Xiu bir kez daha onlara hatırlattı. Lord Grim Boğalara doğru geri koştu. Küçük şehir bir nevi güvenli alandı. Burada hiçbir saldırıya maruz kalamazdı bu yüzden rahat hissederek Lord Grim’i bir kenara çekti ve ekipman düzenleyicisini açtı. Henüz yeni elde ettiği Kanlı Tüfeği ekipman düzenleyiciye koydu.

İki gün içerisinde kolay bir şekilde epeyce materyal elde etmişti. Bin İmkanın Şemsiyesinin birkaç parçası yükseltilebilirdi. Taslağı açtıktan sonra açık şemsiye biçiminden Ye Xiu dikkatlice şemsiye gölgeliklerini çıkartmaya başladı. Şemsiye gölgelikleri toplamda sekiz parçaya sahiplerdi. Şemsiyenin kirişleri onlara bağlanarak hep beraber gölgeliği oluşturuyordu.

Rastgele bir gölgelik parçası seçti ve onu kopyalama şablonuna koydu. Diğer tarafı açtı ve materyal kütüphanesini açarak Güçlü Örümcek Ağına tıkladı.

Kopyalama başladı. Süreç bittikten sonra beş Güçlü Örümcek Ağı şemsiyenin gölgeliğinin görünümüne büründü. Kısa süre sonra onu yedi kere daha kopyaladı. Sekiz Güçlü Örümcek Ağı şemsiyenin gölgelik parçalarının üstünü örttü.

Yeni gölgelik bir araya getirildi. Sıradakiler direk ve gizli kılıç kısımlarıydı.

Şemsiyenin direği söküldü. İki parçaya ayrılıyordu: direk ve direğin içerisindeki gizli kılıç. İkisi de kopyalama şablonuna konulmuştu.

Direği kopyalarken Kanlı Tüfeği ve İskelet Savaşçının Kılıç Kınını ekledi.

Gizli kılıç İskelet Savaşçının Kılıç Kınını kullandı.

Kopyalamaya tıkladı. Bittikten sonra dikkatlice Bin İmkanın Şemsiyesine tekrar monte etti.

Ye Xiu tüm bu süreçte son derece titizlikle çalıştı. Fakat fazla zor görünmüyordu. Şemsiyenin sökülmesi ve monte edilmesine olarak tüm yaptığı etrafa tıklayıp kopyalamaya tıklamasıydı.

Ayrıca eğer Bin İmkanın Şemsiyesinin orijinal taslağına sahip olmasaydı o halde nasıl orada bir kopyalama fonksiyonu olabilirdi ki?


⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶