Quan Zhi Gao Shou Novel Bölüm 8

⟵ Önceki Bölüm ☰ İçeriğe Dön Sonraki Bölüm ⟶

Yaşam ve Ölüm Mücadelesi


Gece Yarısı Hayaleti Kedisi aniden Sleeping Moon’un yanından geçti ve yakındaki parti üyesi Fallen Sun’u pençeledi.

“Ah, çok üzgünüm!” Fallen Sun tek başınaydı. Böylesine hızlı bir saldırıyı nasıl savuşturabilirdi ki? Olanlardan sonra Sleeping Moon aceleyle özür diledi. Bütün bu olanlar Sleeping Moon’un hatasıydı çünkü tüm yol boyunca bu yeni başlayanlara oyunu o öğretmişti. O onlara OT’nin savaştaki riskini öğretmişti” MT’nin yaptığı hata yüzünden onu sorumlu tutamazdı!!”

“Dur. Saldırma sakın.” Sleeping Moon, Fallen Sun’a saldırısını durdurmasını söyledi. Canavarın öfekesini tekrardan üzerine almak için Fallen Sun’a doğru koşuyordu. Fakat canavarın Fallen Sun’a bir kaç pençe attıktan sonra başka bir parti üyesine saldıracağı kimin aklına gelirdi ki ?

“Siktir, zincirleme OT!!! Dalga mı geçiyorsunuz?” Sleeping Moon öfkeyle kükredi. Saldırıya uğrayan parti üyesi dehşet içinde afallamış hareket dahi edemiyordu. Kumaş zırh giyen bir büyücüydü. Çılgına dönmüş kediden bir pençe yemesi bile onun için felaket olmuştu. Canı neredeyse sıfır olsa da Ye Xiu hızlı tepki verdi. Vakit geçirmeden Lord Grim’e büyücüyü iyileştirmesi için komut verdi. Fakat bazı şeyler becerilere dayanarak çözülemezdi. Kızgın Kan sebebiyle çılgına dönmüş bir gizli BOSS’un saldırısına karşı koyan kumaş zırhlı bir büyücü… Onu ne kadar süre canlı tutabilirdi?

Cevap hızlı bir şekilde geldi: Yedi saniye… Lord Grim’in Şifasının hala bekleme süresi vardı. Çılgına dönmüş kedi, büyücüyü zorlanmadan parçaladı. Sleeping Moon onu kurtarmak için hamlede bulundu ancak yeterince hızlı olamadı ve büyücü öldü.

Glory’de, bir oyuncu girmiş olduğu zindanda öldüğünde, zindandan ayrılmak zorunda kalıp, geri dönemezdi. Bir başka deyişle, başlangıçta beş üyeli bir parti otomatikman dört üyeli bir parti haline gelirdi.

“Kahretsin, birbirinize yakın durun. İşimi zorlaştırıyorsunuz” Sleeping Moon yıkılmıştı. Büyücü öldükten sonra kedi, Sleeping Moon’a saldırmak yerine üçüncü parti üyesini hedef almıştı.

Üçüncü üye de kumaş zırh giymiş bir büyücüydü fakat Ye Xiu bu sefer Lord Grim’i Fallen Sun’da olduğu gibi iyileştirmesi için yönlendirmedi.

İyileştirme yeteneğini kullanmak onu en fazla yedi saniye daha hayatta tutabilirdi, yedi saniye dayanmak bile zordu. Bunun sebebi Gece Yarısı Hayaleti Kedisi’nin kızgın kan olup vahşileşmesinden dolayı ekstra saldırı hasarı ve saldırı hızı almasının yanında, bir de ek bir özelliğe sahip olmuş olmasıydı. Kanama…

Gizli Boss, ne yazık ki Fallen Sun’un kanamasına sebep olmuştu. Ye Xiu, dikkatini onun yavaş yavaş azalmakta olan sağlık barına vermişti. Büyücüyü iyileştirse bile, iyileştirme yeteneği tekrar dolana kadar geçen yedi saniyede kedi büyücünün işini bitirecek, Fallen Sun da kan kaybından ölecekti. En azından birini kurtarmayı denemeliydi.

Ye Xiu, Sleeping Moon’dan ümidi kesmişti. Büyücüyü kaderiyle baş başa bırakarak Falling Sun’u iyileştirmeye yöneldi. Bu ani hareket, Sleeping Moon’ûn sinirden köpürmesine sebep olmuştu “NEDEN ONU İYİLEŞTİRİYORSUN ?”

Ye Xiu cevap vermedi. Yardım olmadan, büyücünün ölümü çok sürmedi. Sleeping Moon, Ye Xiu’ya söverken, Gece Yarısı Hayaleti Kedisi, Fallen Sun’un üstüne tereddütsüzce atıldı.

Fallen Sun, mantıksız bir korkuya düşmüştü, uysalca ” Neden bana saldırıyor? ” dedi.

“VURSANA KODUĞUMUN APTALI !!! ” Sleeping Moon nedensizce şikayet edip duruyordu. Kedi’nin öfkesini tekrar üzerine alabilmek için harekete geçtiğinde küfür ediyordu.

On üç saniye…

Ye Xiu süreyi hesapladı. Fallen Sun’ın şansız olduğunu söyleyemezdi. Kanamanın tam bittiği sırada Kedi onu tekrar tokatladı ve yine kana etkisi başladı. Kanama gibi özellikler, saldırılardan sonra düşük olasılıklarla ortaya çıkan etkilerdi. Fakat sanki birileri bu oranı %100 çıkartan bir ışık huzmesi ile Fallen Sun’u işaretlemişti. Lanetlenmişti ve kanıyordu, Gece Yarısı Hayaleti Kedisi’nden alabileceği her türlü müsibete maruz kalmıştı.

On üç saniye… Bu, Ye Xiu’nun Fallen Sun’u hayatta tutabileceği süreydi. Artık Sleeping Moon, yaratığın öfkesini üzerine alabilirdi, fakat neredeydi ki şimdi?

Savaş başında keskin vuruşlarıyla şov yapan Sleeping Moon, nedense son süreçte her seferinde elleri kaymışçasına vuruyordu. Onlarca savuruştan sonra, kılıcı hiçbir şeyi kesmedi. Küfrettiği ve bağırdığı sırada Falling Sun tamamen ölmüştü.

Kedi nihayet Sleeping Moon’a saldırmaya başlamıştı. Ye Xiu, usta olduğundan bossun öfkesini çekmemişti, ona daha az tehditkar görünmüştü. Canavarın öfkelenme mesafesinin çapı çok küçüktü. Bu yüzden Ye Xiu, kıpırdamadı ve gereksiz hareketlerde bulunmadı.

”Kardeşim pozisyonunu koru, hala manan var mı? ” Sleeping Moon, onu cesaretlendirmiş ve hoş karşılamıştı.

”Yerinde durması gereken kişi sensin. ” Ye Xiu yazdı.

”Merak etme, seninle gayet iyi uyuşuyoruz. Boss’u pataklamak bizim için fazla zor olmayacaktır.” dedi Sleeping Moon kahramanca. Bu arada kılıcını havaya kaldırdı ve Gece Yarısı Hayaleti Kedisi tarafından suratına bir pençe yedi.

“Can bas, can bas, can bas…!!!” Sleeping Moon vahşice böğürüyordu.

Cevap gelmedi. Lord Grim’in şimdiye kadar mükemmel bir zamanlaması olmuştu. Fakat nedense şimdi vücuduna iyileştirme göndermemişti.

“İyileştiremem, eğer iyileştirirsem bana saldırır.” Sleeping Moon, Lord Grim yazısını gördü.

“Sen… …” Sleeping Moon başını çevirdiğinde Lord Grim’in büyük bir ağacın altında sakince oturduğunu ve soğukkanlılıkla onu izlediğini farketti. Sleeping Moon durumun iyi görünmediğini farketmişti. Bu Lord Grim çaylak bir oyuncu değildi. Off-Tank taktiğini bu kadar erken uygulayıp, kendini böyle bir duruma sokmak gibi bir hatayı nasıl yapabilmişti.

“Merak etme öfkesi bende Off-Tank olmayacak, iyileştir beni.” Sleeping Moon sadece bunu söyleyebilirdi. Fakat neticede herhangi bir tepki alamadı.

Gece Yarısı Hayalet Kedisi ona ulaşmıştı. Sleeping Moon’un refleksleri aniden hızlandı. Yana doğru bir kesiş yaptı ve ona gelen pençeyi blokladı. Bir anda tekrar savaşın başındaki gibi yetenekli ve çevik olmuştu. Sleeping Moon aniden boşa kılıç vurmayı kesmişti.

Fakat bu sefer, kombosu geçen seferki gibi mükemmel olmamıştı çünkü bu kez karşısında kızgın kan sebebiyle vahşileşmiş bir hayalet kediydi. Sleeping Moon’un hareketleri gizli Boss’un artmış saldırı hızına ve hasarına karşı yeterli değildi. Sıçrayarak yaptığı son hareket kediye gelmedi ve kedi tarafından ısırıldı.

“ACELE ET VE CAN BAS!!!” Sleeping Moon artık endişeliydi. Kumaş zırhlı büyücülere ve Fallen Sun’a kıyasla daha iyi bir oyuncu olmasına rağmen eşi benzeri olmayan bir oyuncu değildi.

“ Ne dedin? ”

“ Can bas, can!!! ”

“ Can eklesem nolcak ki? Şu an sadece kanıyorsun.”

“Senin ben… …” Sleeping Moon kızmaya başlamıştı tekrar.

“Yazık… Sadece Boss ile baş etmekle uğraşmış olsaydın, partiyi güzel bir şekilde yönetebilirdin. Böylece ekip çalışması ile Boss’u partice yoketmiş olurduk.”

“Ne kadar üzücü. Yeteri kadar iyi olmadığın için diğerlerini bossun canını indirmesi için kullandın. Sonra zamanlamayı düzgün ayarlayarak, bossun öfkesini üstünden attın ve diğer parti üyelerine saldırmasını sağladın. Takım üyeleri ölüp , zindanı terketmek zorunda kaldığından seni düşük canlı BOSS ile baş başa bırakmakmış oldu. Düşen ekipmanların tamamı böylelikle senin olacaktı, sonuçta bossu kestikten sonra zindanı tek başına tamamlayıp tamamlayamamak senin için çok da önemli değildi.”

Lord Grim bu iki mesajı gönderdikten sonra, Sleeping Moon soğuk soğuk terlemeye başlamıştı. Yol boyunca tek kelime etmemiş bu adamın, her şeyi bu kadar net görebileceğini tahmin edememişti. Doğru, Gece Yarısı Hayaleti Kedisi’nin diğer üç üyeyi öldürmesine izin vermişti. Asıl planı Şifacı’nın diğer üyeleri iyileştirmeye devam edip bossun öfkesini kendi üstüne alıp ölmesini sağlamaktı. Fakat Lord Grim’in bir anda şifa yeteneğini kullanmayı keseceğini düşünememişti. Acaba bu adam planını fark ettiğinden beri kendi planını uygulamaya geçirmiş olabilir miydi? Bu adam zaten diğerlerini kurtaramayacağını bildiğinden şifayı fazla kullanmamış ve bossun öfkesini bilerek çekmemiş olabilir miydi? Bu adam onu da iyileştirmeyerek Gece Yarısı Hayaleti Kedisi’nin pençelerinde can vermesine göz yumabilir miydi?

“Kardeşim… …” Sleeping Moon bu adamın erdem timsali olmadığını fark etmiş onunlar pazarlık yapmaya karar vermişti: “Şimdilik bu önemsiz konuyu tartışmayalım. Boş ver o üçünü. Hadi şu lanet kediyi gebertmek için birlik olalım. Böylelikle ikimizinde istediği ekipmanı almak için yüzde elli şansı olur. Ne dersin ha?”

“Yüzde elli mi?…. Ben %100 olsun istiyorum!”

“Peki… …” Sleeping Moon dişlerini gıcırdattı, “Büyük ihtimalle sadece materyaller çıkmayacaktır. Çıkacak tüm ekipmanlar senin olsun, materyaller için de zar atarız.” Şifa büyüsünün yardımı olmadan Sleeping Moon BOSS’u kesemeyeceğini biliyordu bu yüzden şu anki durumda sadece teklifte bulunabilirdi.

“Buna kim inanır?!”

“Öyleyse senin teklifin ne?” Sleeping Moon bu soruyu sormakta hiç gecikmedi. Canı çoktan yarıya inmişti. Gizli Boss vahşileştiğinden beri onunla baş edemiyordu. Bir yandan da Ye Xiu ile pazarlık yapıyor olması işini daha da zorlaştırıyordu. Lord Grim’in adını belleğinin bir köşesine yazmıştı. Bu adamı bir gün; aşağılayıp, küçük düşüreceğine yemin etmişti.

“Benim ne düşündüğüm hakkında kafanı yorma sen, işimi kolaylaştır da bir an önce öl! ”

“Sen… …Kafayı yemişsin. Eğer ben ölürsem sen de ölmeyecek misin? Bu şekilde kimse düşen eşyadan yararlanamayacak.” Sadece çeyrek canı kalmıştı.

“Dostum, bu işi hayat memat meselesine çevirmene gerek yok!!!!” Sadece 25 HP kalmıştı.

“Sen bir aptalsın!” 15 HP

“Lord Grim, çıldırmadın değil mi? Benim loncam olan Full Moon’un gücünü biliyorsun değil mi?” 9 HP.

“Sen bittin oğlum!” sadece 1HP…

“Ananı… …” Geceyarısı Hayalet Kedisi’nin son pençesi cümlenin bitmesine müsaade etmemişti. Ortam sessizleşmişti.

Lord Grim şimdiye kadar hareket etmemişti. Fakat kaçmadı da. Sleepin Moon’un partiden ayrılıması gerçekleşir gerçekleşmez BOSS’un üstüne atıldı.

Ye Xiu hafifçe gülüyordu. Sol eli klavyenin üstünde bir şahin gibi uçuyor sağ eli ise mouse ile bir senfoniyi yönetiyordu adeta… Lord Grim, Bin İmkanın Şemsiyesi’ni gösterişli bir biçimde sallayıp açtı. Bu abartılı hareketi şemsiyenin ters tarafa açılmasına sebep oldu. Şemsiye’nin destek kısmını biraz çektiğinde, şemsiye tam anlamıyla mızrağa dönüşmüştü artık.

Mızrak görünümündeki şemsiye vızıldayarak Gece Yarısı Hayaleti Kedisi’ne doğru yol aldı.

Savaş Büyücüsü Yeteneği : Ejderin Dişi…


⟵ Önceki Bölüm☰ İçeriğe DönSonraki Bölüm ⟶

[contact-form-7 404 "Not Found"]